17. Ceza Dairesi 2019/9061 E. , 2019/9158 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Çanakkle 3. Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından yapılan yargılama sonucunda; 5237 sayılı TCK"nın 142/1-b, 31/3 maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası, 5237 sayılı TCK"nın 116/1, 31/3, 50, 52. maddeleri uyarınca 2.400 TL adli para cezasına ilişkin Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2015 tarih, 2013/439 Esas ve 2015/349 Karar sayılı kararına ilişkin suça sürüklenen çocuğun temyizi üzerine;
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 17/04/2019 tarih, 2019/2785 Esas ve 2019/5667 Karar sayılı kararıyla;
"... Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suça sürüklenen çocuk ..."ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,... " oy çokluğuyla karar vermiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 28/05/2019 tarih ve 2-2015/251548 sayılı yazısı ile;
ANLATIM VE TALEP:
Sanık ... hakkında Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13/12/2013 tarihli iddianamesiyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda Aynı Yer 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2015 tarih, 2013/439 Esas ve 2015/349 Karar sayılı hükmüyle sanığın mahkumiyetine karar verilip bu mahkumiyet hükmü sanık tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmekle, Başsavcılığımıza intikal etmiş ve 07/02/2019 tarihli tebliğname ile dosya Yüksek 17. Ceza Dairesine gönderilmiştir. Dosyanın tevdi edildiği Yüksek 17. Ceza Dairesi, 17/04/2019 gün, 2019/2785 Esas, 2019/5667 Karar sayılı ilamıyla; "... Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suça sürüklenen çocuk ..."ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, ... " oy çokluğuyla karar vermiştir.
Başsavcılığımıza intikal eden ilam üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Yüksek Dairenin ONAMA kararına karşı sanık lehine olarak hükmün BOZULMASI gerektiği düşüncesiyle itiraz zorunluluğu doğmuş bulunmaktadır.
İTİRAZ NEDENLERİ:
Yüksek Daire ile Başsavcılığımız arasındaki hukuki ihtilafın ve dolayısıyla itirazın konusunu, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkumiyete yeter derecede kuşkudan uzak delil bulunup bulunmadığı hususu oluşturmaktadır.
Yargılamaya ve itiraza konu somut olay incelendiğinde; şikayetçinin il merkezi, ... Mahallesinde bulunan evinin açık kalan balkon kapısından içeriye girilip ev içerisinden Nokia 112 marka cep telefonu, bir adet tişört, bir adet pantolon, 150 TL Para ile kimlik belgeleri ve kartların çalındığının fark edilmesiyle yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturmada, ev içerisinden alına cep telefonunun yapılan imei takibinde önce tanık ... daha sonra ... ve ... isimli şahıslar tarafından kullanıldığının belirlenmesiyle yapılan sorgularında, sanık ..."ın suça konu telefonu kardeşi ..."ın getirdiğini, ..."ın da mahalleye yeni taşınan sanık ..."den aldığını söylediği ve sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma, diğerleri hakkında ise suç eşyasını kabul etme suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda sanık ..."in her iki suçtan mahkumiyetine, sanık ..."ın beraatine, ..."ın ise mahkumiyetine ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Atılı suçun işlendiği ikamette parmak veya ayak izi, DNA iz veya emaresi, görüntü kaydı gibi herhangi bir teknik delil ya da olayı gören tanık elde edilememiş olup sanık ... ise tüm aşamalarda atılı suçlamayı reddetmiş, diğer sanıklarla arasında husumet olduğu için aleyhine ifade verdiklerini savunmuştur. Dosya içeriğine göre, suça konu telefonun sanık ... tarafından bizzat veya yakınlığı tesbit edilebilecek herhangi birisi tarafından kullanıldığına dair bir tespit de bulunmamakta buna karşın telefonun olayın hemen sonrasındaki günden itibaren sanıklar ..., ... ve tanık ... tarafından gece yarısından sonraya tekabül edecek şekilde kullanıldığı anlaşılmaktadır.Yüksek Daire"nin iki Sayın Üyesi"nin muhalefet şerhinde de belirtildiği gibi, sanık ..."in suç yeri olan eve girdiğine ve suça konu cep telefonu ile diğer eşyaları çaldığına dair sanık olarak hakkında adli işlem yapılan diğer sanıkların atf-ı cürümden öteye geçemeyen isnadlarından başkaca kuşkudan uzak ve mahkumiyete yeter derecede delil delil elde edilememiştir."Kuşkudan sanık yararlanır " (in dubio pro reo) evrensel hukuk ilkesi gözetildiğinde, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün onanmasına yasal imkan bulunmamaktadır.
Bu sebeplerle,sanık hakkında kurulan mahkumiyete dair hükmün onanmasına dair karara karşı sanık lehine olarak bozulması talebiyle itiraz zorunluluğu doğmuş bulunmaktadır.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan gerekçelerle;
"Açıklanan gerekçelerle; Yüksek Yargıtay 17.Ceza Dairenizin 17/04/2019 gün, 2019/2785 Esas ve 2019/5667 Karar sayılı ONAMA kararının kaldırılarak, Çanakkale 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2015 tarihli, 2013/439 esas, 2015/349 karar sayılı hükmünün BOZULMASINA karar verilmesi, itiraz kabul edilmediği takdirde dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere Yüksek Ceza Genel Kurulu Başkanlığına tevdii itirazen saygıyla arz ve talep olunur."şeklinde istemde bulunulması üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
İTİRAZIN KAPSAMI;
Suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediğine dair mahkumiyete yeter derecede kuşkudan uzak delil bulunup bulunmadığı hususunu oluşturmaktadır.
KARAR;
Somut olay incelendiğinde; 14/07/2013 günü gece 01:00 ile sabah 08:00 saatleri arasında, Çanakkale il merkezinde ikamet eden müştekinin evine açık bulunan balkon kapsından girilerek Nokia 112 model cep telefonu, 5 TL değerinde tişört, 15 TL değerinde pantolon ve cebindeki 150 TL para, nüfus cüzdanı, ehliyet, ptt maaş kartı, ... plakalı motosiklete ait ruhsatın çalınmasından sonra yapılan soruşturmada, olay yerinde herhangi bir parmak izi, DNA örneği, kamera kaydı vb. teknik bulgu veya görgü tanığının bulunmadığı, müştekinin evinden çalınan Nokia 112 model cep telefonunun, olaydan bir gün sonra 15/07/2013 tarihinde suç eşyasını satın almaktan yargılanan sanık ... tarafından bir gün süreyle hat takılıp kullanıldığı, 15/07/2013 ile 31/07/2013 tarihleri arasında telefonun kullanılmadığı, 31/07/2013 tarihinde gece saat 01:28 ile 02:58"e kadar hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ... adına kayıtlı hat ile kullanıldığı, aynı gece saat 03:34"den itibaren tekrar sanık ... tarafından kullanılmaya başlandığı, 11/08/2013 tarihi gece 01;47"den itibaren sanık ... tarafından kullanıldığı, 08/09/2013 tarihinde gece 02:25 ile 02:32 arasında tekrar ... adına kayıtlı hattın takılıp kullanıldığı tespit edilmiştir.
Sanık ... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, kardeşi ..."ın arkadaşı olan ..."ın kendisine bir cep telefonu sattığını, kendisine ait ... bumaralı hat ile kullanmaya başladığını, ayrıca kardeşi ..."ın da ... adına kayıtlı olan hat ile telefonu kullandığını kimsenin evinden hırsızlık yapmadığını, telefonun hırsızlık malı olduğunu bilmediğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında ise, olay tarihinde Napoli pizzada çalıştığını, telefonunun kırıldığını, kardeşi ..."a telefon ihtiyacı olduğunu söylediğini, ..."ın yanına ..."ın bulunduğunu, birlikte dolaştıklarını, daha sonra kardeşinin eve geldiğini, kendisine Nokia marka cep telefonu verdiğini, telefonu ..."den aldığını söylediğini, telefonu 4-5 gün kadar kullandığını daha sonra kardeşi ..."a verdiğini savunduğu, mahkeme tarafından soruşturma aşamasındaki ifadesinin okunduğu, çelişki sorulduğunda şimdiki ifadesinin doğru olduğunu belirttiği, sanık ... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, ... isimli arkadaşından cep telefonu aldığını, telefon için para ödemediğini, ..."nin eski hattını takarak telefonu bir süre kullandığını, telefon çalmadığını beyan ettiği, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında ise, Nokia marka ceptelefonunu bir süreliğine kendisine yeni telefon alana kadar ..."den aldığını, ..."in hattını takarak kullandığını, telefonu ..."den aldığı tarihte ..."in mahalleye yeni taşındığını, onu fazla tanımadığını ve hırsızlık yaptığını bilmediğini savunduğu, suça sürüklenen çocuk ... ise aşamalarda alınan savunmasında, sanıklar ... ve ..."ı tanıdığını, aralarında husumet olduğunu, sanık ..."a telefon satmadığını, suça konu telefonu çalmadığını belirttiği dosyadaki ifadelerden anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk ..."in tüm aşamalarda değişmeyen ve atılı suçu işlemediğine ve sanıklarla aralarında husumet bulunduğuna ilişkin savunması ile kendisi de suç eşyasını satın almaktan yargılanan ve cezalandırılma baskısı altında olan sanık ..."ın suça konu telefonu suça sürüklenen çocuk ..."den aldığına dair atfı cürüm niteliğindeki iddiaları ve sanık ..."ın soruşturmada telefonu sanık ..."den satın aldığını, kovuşturmada ise telefonu kardeşi ..."ın ..."den aldığını beyan ederek kendisine verdiğine ilişkin beyanı karşısında; telefonun ... tarafından verildiğine dair sadece sanık ..."ın beyanının kalması, olay yerinde herhangi bir parmak izi, DNA örneği, vücut izi, kamera kaydı vb. teknik bulgu veya görgü tanığının bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk ..."in atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından beraatine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/05/2019 tarih ve 2-2015/251548 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan İTİRAZIN KABULÜNE, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 17/04/2019 tarih, 2019/2785 Esas ve 2019/5667 Karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen onama kararının KALDIRILMASINA,
Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk ..."in tüm aşamalarda değişmeyen ve atılı suçları işlemediğine ve sanıklarla aralarında husumet bulunduğuna ilişkin savunması ile kendisi de suç eşyasını satın almaktan yargılanan ve cezalandırılma baskısı altında olan sanık ..."ın suça konu telefonu suça sürüklenen çocuk ..."den aldığına dair atfı cürüm niteliğindeki iddiaları ve sanık ..."ın soruşturmada telefonu sanık ..."den satın aldığını, kovuşturmada ise telefonu kardeşi ..."ın ..."den aldığını beyan ederek kendisine verdiğine ilişkin beyanı karşısında telefonun ... tarafından verildiğine dair sadece sanık ..."ın beyanının kalması, olay yerinde herhangi bir parmak izi, DNA örneği, vücut izi, kamera kaydı vb. teknik bulgu veya görgü tanığının bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk ..."in atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.