
Esas No: 2019/8434
Karar No: 2019/9159
Karar Tarihi: 17.06.2019
Hırsızlık - Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2019/8434 Esas 2019/9159 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan yapılan yargılama sonucunda; 5237 sayılı TCK’nın TCK"nın 142/2-h, 143, 168/2, 62, 53. maddeleri gereğince 4"er yıl 2"şer ay hapis cezasına ilişkin Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 27/04/2017 tarih, 2016/352 Esas ve 2017/246 Karar sayılı kararına ilişkin sanık ... müdafii ile sanık ..."ın temyizi üzerine;
Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 19/03/2019 tarih, 2018/1234 Esas ve 2019/3613 Karar sayılı kararıyla;
Yerel mahkemece sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
Dairemizin 23.12.2015 tarihli bozma ilamına konu olan Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ilamında, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucunda 3 yıl 14 ay hapis cezasına hükmolunduğu, bu hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, sanığın aleyhine bir temyiz isteminin bulunmadığı, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/02/2014 tarihli, 2013/12-70 Esas ve 2014/57 Karar sayılı ve 07/11/2006 tarihli ve 227-228 sayılı ilamları ışığında somut olay irdelendiğinde hesap hatası niteliğindeki maddi hata neticesinde eksik ceza tayininin kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceği göz önüne alındığında, mahkemece sanık ... hakkında hırsızlık suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmolunmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma isteyen bu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık ..."ın tekerrüre esas sabıkaları bulunmasına karşın sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nun 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dairemizin 23.12.2015 tarihli bozma ilamına konu olan Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ilamında, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün yerine hatalı uygulama ile 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına bu hükümlerin yalnızca sanık ... tarafından temyiz edildiği, sanığın aleyhine bir temyiz isteminin bulunmadığı ve bu durumun sanık yönünden 1412 sayılı CMUK"nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğu;
Fakat Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/02/2014 tarihli, 2013/12-70 Esas ve 2014/57 Karar sayılı kararında belirtilen “...Mahkemelerce hüküm kurulurken çeşitli hatalar yapılabildiği, örneğin zaman zaman nitelikli haller nedeniyle ceza artırılırken artırım oranlarında, bazen de sonuçlarında hatalar yapılabildiği gibi indirim nedeninin uygulanması sırasında da hesap hatası yapılarak daha az ceza tayin edildiği, hatta nitelikli hal nedeniyle cezanın artırılması yerine indirilmesi yoluna gidildiği, ilgili kanun maddesinde suç için hapis cezası ile birlikte para cezası da öngörüldüğü halde, yalnızca hapis ya da para cezasına hükmedildiği, öngörülmüş cezanın alt sınırının da altında olacak şekilde bir ceza tayin edildiği veya belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması sırasında işlem hataları yapıldığı görülmektedir. Böyle durumlarda mahkemece yapılan hataların nedeni ve niteliği göz önünde tutularak, kanun maddesinin yanlış yorumlanmasının sözkonusu olduğu hakimin takdirine bağlı ve bilinçli uygulamalardaki hata ve aykırılıkların aleyhte değiştirme yasağı kapsamında kaldığı kabul edilmelidir. Buna karşılık, cezaların belirlenmesi sırasında iradi olmaksızın ve güdülen amacın dışında yapılan basit toplama, çıkarma, çarpma ve bölme şeklinde belirtilebilecek dört işlem hataları, dosyamızda olduğu gibi çarpan ile çarpılanın belli olduğu durumlarda, çarpımda yapılan hesap hataları herkes tarafından objektif bir biçimde farkedilebilecek nitelikte maddi hatalar olarak kabul edilerek, aleyhte değiştirme yasağı kapsamında değerlendirilmemeli, sanık aleyhine temyiz bulunmayan hallerde dahi doğru uygulama yapılmak suretiyle hüküm hakimin ifadesi doğrultusunda düzeltilebilmelidir” şeklindeki ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 227-228 sayılı kararında belirtilen “Esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hataları, yargı kararlarında ‘maddi yanılgı ’ veya "yazım hatası ’ diye isimlendirilen beşeri hatalardır. Yargılama araçlarının belirli bir biçimde takdir edilmelerinden kaynaklanan değerlendirme hataları ise hukukî yanılgılardır. Hukukî yanılgılar, ancak başka bir merci tarafından ve yasa yolu başvurusuyla açılan bir talî muhakeme ile giderilebilir. Yargı ve kararlardaki maddî yanılgıların düzeltilmesi ise herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlı değildir. Bu yanılgılar, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden veya bir yasa yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebilir. ” biçimindeki açıklamalar karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararları doğrultusunda hesap hatası niteliğindeki maddi hatalar neticesinde eksik ceza tayinlerinin kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceği göz önüne alındığında sanık ... hakkında hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, 1412 sayılı CMUK"nun 326/son maddesine aykırı davranılması,
2-Önceki hükümler sanıklar tarafından temyiz edilmiş olduğundan sanıkların lehine olan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi ve bozma ilamı öncesinde sanıkların sarfına sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin 6352 sayılı Yasa"nın 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nun 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun"un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğu ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin göz ardı edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ..."ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının 4. paragrafından sonra gelmek üzere “1412 sayılı CMUK"nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca sanık ... hakkında hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/02/2014 tarihli, 2013/12-70 esas ve 2014/57 karar sayılı ve 07/11/2006 tarihli ve 227-228 sayılı ilamları da göz önüne alındığında, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infaz olunmasına” cümlesinin eklenmesi; hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine ""6352 sayılı Yasa"nın 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nun 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun"un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olan bozma öncesi yargılama giderlerinin ve ayrıca sanıkların lehine olan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama giderlerinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına"" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15/05/2019 Tarih ve 2 - 2018/9279 sayılı yazısı ile;
ANLATIM VE TALEP:
Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2017 gün, 2016/352 Esas - 2017/246 Karar sayılı ilamı ile sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan TCK"nın 142/2-h, 143, 168/2, 62, 53. maddeleri gereğince 4"er yıl 2"şer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş olup; hükmün sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Başsavcılığımızca;
"Bozmadan önce verilen ve sadece sanıklar tarafından temyiz edilen 30.04.2015 tarihli kararda sanık ..."un sonuç olarak 2 yıl 13 ay 15 gün, sanık ..."in ise 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu hususun 1412 sayılı CMUK"un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olduğundan, hükümlerin CMUK’nun 321 nci maddesi gereğince BOZULMASI, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı yasanın 322 nci maddesi uyarınca, sanık ..."un sonuç olarak 2 yıl 13 ay 15 gün, sanık ..."in ise 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, düzeltilmek suretiyle hükümlerin ONANMASI, talep edilmiştir.
Yüksek Dairenizin anılan ilamı ile;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/02/2014 tarihli, 2013/12-70 Esas ve 2014/57 Karar sayılı ve 07/11/2006 tarihli ve 227-228 sayılı ilamları ışığında somut olay irdelendiğinde hesap hatası niteliğindeki maddi hata neticesinde eksik ceza tayininin kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, sanık ... hakkında sonuç olarak 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedilmesinde yasaya aykırılk bulunmadığı sonucuna varılmış, aynı gerekçeyle diğer sanık ..."ın ise kazanılmış hakkının 2 yıl 13 ay 15 gün değil 3 yıl 1 ay 15 gün olduğu belirtilerek; her iki sanık hakkında yargılama giderleri yönünden ve sanık ... hakkında infazı gereken cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün olduğu belirtilerek hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ:
Bozmadan önce verilen ve sadece sanıklar tarafından temyiz edilen 30.04.2015 tarihli kararda sanık ..."un 3 yıl 1 ay 15 gün yerine hatalı uygulama sonucu 2 yıl 13 ay 15 gün, sanık ..."in ise 4 yıl 2 ay yerine 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve Ceza Genel Kurulunun 11/04/2017 gün, 1154-226 sayılı ilamanda da belirtildiği gibi, yapılan hesap ya da yazım hatası sanığın daha az ceza almasına neden olacak şekilde sonuç cezasının belirlenmesine yol açmış ise bu hususun kazanılmış hak teşkil ettiği gözeldiğinde itiraz yoluna başvurulması gerekmiştir. Ceza Genel Kurulunun 20/12/2016 gün, 19-2108 sayılı ve 29/11/2016 gün, 1013-460 sayılı ilamlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan gerekçelerle;
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6352 sayılı Yasa"nın 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca, İTİRAZIN KABULÜ ile Yüksek Dairenizin 19/03/2019 gün, 2018/1234 Esas ve 2019/3613 Karar sayılı ilamının kaldırılarak;
Sanıklar hakkında Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2017 gün, 2016/352 Esas-2017/246 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık kurulan hükümlerin BOZULMASI;
Bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak;
"Sanık ..."un sonuç olarak 2 yıl 13 ay 15 gün, sanık ..."in ise 3 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek ve yargılama giderleri yönünden de düzeltilerek," diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmesi,
İtirazın kabul edilmemesi halinde ise, 6352 sayılı Yasa"nın 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesine eklenen 3. fıkrası uyarınca, dosyanın itirazın incelenmesi için Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na GÖNDERİLMESİNE karar verilmesi;
İtirazen arz ve talep olunur." şeklinde istemde bulunulması üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü;
İTİRAZIN KAPSAMI;
Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan tayin edilen 4 yıl 2 ay hapis cezası yerine 3 yıl 14 ay hapis cezasına ilişkin basit maddi hata ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan tayin edilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin basit maddi hataların kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığın noktasındadır.
KARAR;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/04/2017 gün, 1154-226 sayılı ilamında; ilk hüküm sanık tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsaydı durum ne olacak idiyse, lehe temyizin bu durumu değiştirmemesi gerektiği ve hesap hatası sonucunda eksik tayin edilen hapis cezasının ceza miktarı yönünden kazanılmış hak oluşturacağı vurgulanmıştır.
Dairemizin 23/12/2015 tarihli bozma ilamına konu olan Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2015 tarihli ilamında, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucunda 3 yıl 14 ay hapis cezasına hükmolunduğu, bu hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve yine aynı tarihli karar ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunduğu ve bu hükmün yanlızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, dolayısıyla temyizlerin lehe olduğu ve sanıkların kazanılmış haklarının korunması gerektiği, nitekim söz konusu bozma ilamında da sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulduğu tespit edilmekle;
Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2019 Tarih ve 2 - 2018/9279 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan İTİRAZIN KABULÜNE, Yargıtay 17. Ceza Dairesi"nin 19/03/2019 tarih, 2018/1234 Esas ve 2019/3613 Karar sayılı ilamı ile sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan verilen düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
Yerel mahkemece sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... hakkında bozma öncesinde hırsızlık suçundan kurulan hükümde sonuç cezanın 3 yıl 14 ay hapis cezası olarak belirlendiği, bu karara karşı aleyhe temyiz talebinin bulunmadığı ve yine sanık ... hakkında bozma öncesi hırsızlık suçundan kurulan hükümde sonuç cezanın 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlendiği ve bu karara karşı da aleyhe temyiz bulunmadığı, 1412 sayılı CMUK"nun 326/son maddesinde belirtilen kazanılmış hakkın oluştuğunun anlaşılması karşısında, bozma sonrası kurulan hükümlerde kazanılmış haklar gözetilmeden sanıklar hakkında hırsızlık suçundan sonuç cezanın 4 yıl 2"şer ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2-Önceki hükümler sanıklar tarafından temyiz edilmiş olduğundan sanıkların lehine olan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi ve bozma ilamı öncesinde sanıkların sarfına sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin 6352 sayılı Yasa"nın 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nun 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun"un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğu ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin göz ardı edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının 4. paragrafından sonra gelmek üzere “1412 sayılı CMUK"nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca sanık ... hakkında hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının, 2 yıl 13 ay 15 gün ve sanık ... hakkında hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının 3 yıl 14 ay hapis cezası üzerinden infaz olunmasına” cümlesinin eklenmesi; hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine ""6352 sayılı Yasa"nın 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nun 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun"un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olan bozma öncesi yargılama giderlerinin ve ayrıca sanıkların lehine olan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama giderlerinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına"" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.