1. Ceza Dairesi 2017/1218 E. , 2017/2610 K.
"İçtihat Metni"(KANUN YARARINA BOZMA)
Kasten öldürmek suçundan sanık ..."ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 448, 51/1, ve 59. maddeleri uyarınca 15 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 18/09/2003 tarihli ve 2003/227 esas, 2003/289 sayılı Kararının, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 17/06/2004 tarihli ve 2004/1352 esas, 2004/2400 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca yapılan uyarlama yargılaması sonucunda sanığın kasten öldürme suçundan lehe olan 5237 Türk Ceza Kanununun 81/1, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2006 tarihli ve 2006/573 esas, 2006/722 sayılı Kararının temyiz edilmeden kesinleşmesini müteakip, adı geçen hükümlünün yasaklanmış haklarının iadesine ilişkin talebinin kabulü ile yasaklanmış haklarının geri verilmesine ilişkin Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/04/2016 tarihli ve 2006/573 esas, 2006/722 sayılı ek Kararı ile ilgili olarak;
Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince hükümlünün talebinin kabulü ile yasaklanmış hakların iadesine karar verilmiş ise de, yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karara dayanak teşkil eden 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu 13/A maddesinde yer alan ""5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,
a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,
b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir.""
şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, memnu hakların iadesi kararı verilebilmesi için infazın tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olmasının gerekmesi karşısında, hükümlünün mahkum olduğu 14 yıl 2 ay hapis cezasının 28/09/2015 tarihinde infaz edildiği cihetle, yasaklanmış hakların iadesine ilişkin kararın verildiği 14/04/2016 tarihinde 3 yıllık sürenin dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 09/04/2017 gün ve 94660652-105-26-1890-2017-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
5560 sayılı Kanunla 5352 sayılı Adli Sicil Kanununa eklenen 13/A maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, mahkum olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerektiği halde 5237 sayılı TCK’nun 53/2 maddesi uyarınca, bu maddeye göre hükmedilen hak yoksunluğunun hapis cezasının infazının tamamlanmasıyla sınırlı olduğu;
Bu açıklamalara göre somut olaya bakıldığında; hükümlünün 01.06.2005 tarihinden önce işlemiş olduğu kasten öldürme suçu ile ilgili olarak yapılan uyarlama yargılaması sonunda 5237 sayılı TCK’nun hükümleri lehe kabul edilerek 19.12.2006 tarihli, 2006/573 esas, 2006/722 karar sayılı ek kararla; sanığın 5237 sayılı TCK"nun 81/1, 29, 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ayrıca bu mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yasaklanmasına karar verildiği, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 14.10.2015 tarihli ve 2007/1-26 sayılı yerine getirme fişine göre, hükmolunan cezanın yerine getirme tarihinin (Bihakkın tahliye tarihinin) 28.09.2015 olduğu, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğu, hapis cezasının infazının tamamlanmasıyla sınırlı olduğundan, 28.09.2015 tarihinden itibaren hükümlünün hak yoksunluğunun bulunmadığı, mahkemece verilen kararın sonucu itibariyle doğru olduğu (5237 sayılı TCK"nun 53/2 maddesi uyarınca, bu maddeye göre hükmedilen hak yoksunluğunun hapis cezasının infazının tamamlanmasıyla sınırlı olduğu ve hükümlü hakkındaki hapis cezası tamamen infaz edildiğinden, mahkum olduğu kasten öldürme suçu nedeniyle herhangi bir hak yoksunluğunun bulunmadığına, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesi ile getirilen hak yoksunluğunun, hapis cezasının infaz edilmesiyle kendiliğinden ortadan kalktığına şeklinde karar verilmesi gerekirken) anlaşılmakla;
Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2006/573 esas, 2006/722 karar sayılı ek kararında isabetsizlik görülmediğinden, bu karara ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün kanun yararına bozma talebinin CMK"nun 309. maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.