
Esas No: 2022/86
Karar No: 2022/1816
Karar Tarihi: 18.05.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2022/86 Esas 2022/1816 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Davacı, meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptalini, yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi ve özlük haklarının iadesini istemiş ancak Daire, davacının FETÖ ile iltisakı nedeniyle meslekten ihraç edilmesinin demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir. Temyiz istemine ilişkin olarak, davalı idarenin hukuka uygun karar verdiği ve temyiz dilekçesindeki iddiaların kararın bozulmasını gerektirmediği kabul edilmiştir. Kararda, mahkeme kararlarının temyiz yoluyla bozulabileceği haller sıralanmış ve bu kararda bu hallerin olmadığı belirtilmiştir. Kanun maddeleri ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi olarak açıklanmıştır.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/86
Karar No : 2022/1816
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 19/04/2021 tarih ve E:2017/7825, K:2021/1115 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 19/04/2021 tarih ve E:2017/7825, K:2021/1115 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda, … Ağır Ceza Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 2 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, "...Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında birinci ve ikinci celsede karar duruşmasında da kendisinin seçtiği bir müdafiiisi bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi uyarınca da re'sen müdafi görevlendirilmeyen sanığa, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi..." gerekçesiyle hüküm bozulduğu, bozma kararı üzerine yapılan yeniden yargılama sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 2 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki kendi beyanları ile tanık beyanları yönünden; davacının üniversitede örgüt evlerinde ve örgüte ait yurtta kaldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, örgüte ait evde mülakat provasına katıldığına, hakim adaylığı döneminde örgüte ait staj evinde kaldığına, örgüte ait okuma kampına katıldığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile üniversiteye hazırlık aşamasında örgüte ait dershaneye gittiğine, üniversitede örgüte ait yurtta kaldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, hakim adaylığı döneminde örgüte ait staj evinde kaldığına, sohbet adı verilen toplantılara katıldığına, örgüte himmet verdiğine yönelik kendi beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Davacı hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen … tarih ve İddianame No:… sayılı iddianamede; "...Şüpheliden ele geçirilen … Marka … İMEİ numaralı cep telefonu ile SİM kart üzerinde Muğla Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan 06/09/2017 tarihli inceleme ile özetle; ".. Tüm aramalar bölümünde yapılan aramada "eagle" isimli programın telefon içerisine yüklü olduğu, 22 adet "KakaoTalk" dosya kalıntı izleri bulunduğu...'' tespitlerine yer verildiği görüldüğünden, davacıya ait dijital verilerin incelenmesi neticesinde söz konusu dijital materyallerde "eagle" ve "kakao talk" uygulamalarına ait olduğu bildirilen sonuçlar görüldüğüne dair tespitin, davacının anılan örgütle iltisak veya irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, cemaat yapılanmasının kamuoyuna terör örgütü olarak deklare edildiği 30/05/2016 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısından yıllar önce cemaat yapılanmasından irtibatını kesmiş bulunduğundan ve bu tarihten sonra üyeliği, iltisakı ve irtibatı bulunmadığından, müvekkil hakkında verilen meslekten ihraç kararının hukuka aykırı olduğu, hiçbir dönemde herhangi bir terör örgütü ile irtibatlı veya iltisaklı olunmadığı, ceza yargılamasındaki tanık beyanlarının, davacının cemaat yurdunda ve evinde kaldığı, ibadetini yaptığı ve herhangi bir ağabeylik ve yöneticilik yapmadığı yönünde olduğu, hiçbir tanık beyanında, davacının herhangi bir suç işlediğine veya suça karıştığına, iştirak ettiğine, şahit olduğuna veya cemaatin terör örgütü ilan edildiği tarihten sonra iltisakının bulunduğuna dair bir beyanın bulunmadığı gibi, dava dosyasında bu hususlara yönelik herhangi bir delil de bulunmadığı, barınma amacıyla yapı içinde bulunulduğu, ihraç kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde alındığı, bu hususun Anayasa'ya ve AİHS'ne aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 19/04/2021 tarih ve E:2017/7825, K:2021/1115 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 18/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.