21. Hukuk Dairesi 2016/2241 E. , 2017/4725 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Asıl ve birleşen davacılar bakımından, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum ve ve ... Ltd Şti vekillerince .temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.10.1987-01.12.2004 tarihleri arasında davalı işyerlerinde geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, “ana dava ve birleşen davanın davalılar ... Limited Şirketi ve ... Başkanlığı yönünden kısmen kabulü ile davacının davalı ... ve Ticaret Limited Şirketi işyerinde 01/01/1988-31/12/2003 tarihleri arasında aralıksız olmak üzere toplam 5760 gün belirsiz süreli iş sözleşmesi ile asgari ücret üzerinden 506 sayılı Yasa ( 5510 sayılı Yasa, m.4/1-a ) kapsamında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istem ile diğer davalılara karşı istemin reddine” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davalılardan ...Ltd.Şti."nin 01.02.1995 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, ünvan değişikliğinden sonra en son davalı ... ve Ticaret Limited Şirketi olarak kaydının yapıldığı, davalı ... Limited Şirketi"nin 23/11/1994 tarihinde ticaret odasına kaydının yapıldığı anlaşılmakla, Mahkemece davalı işyerinin 23/11/1994 tarihinden öncesinde de faal ve kapsama alınabilecek nitelikte olup olmadığına yönelik araştırılma yapılmadan yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Hizmet akdinin oluşabilmesi için işyerinin varlığı öncelikli koşul olduğundan yapılacak iş; davalı işyerinin faal ve kapsama alınabilecek nitelikte olup olmadığını, işyerine ait vergi kaydı ile araştırmak, davalı işyerinin çalışma izni ve ruhsatını ilgili belediye ile diğer birimlerden sorarak tespit etmek ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiğini de nazara alarak gerektiğinde araştırmayı genişleterek toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılardan Kurum ve ... . vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... "ne iadesine
01.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.