21. Hukuk Dairesi 2016/11001 E. , 2017/4796 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 15.05.1998 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 15.05.1998 tarihinde geçirdiği trafik kazasının iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 01.05.1998 tarihinde davalı işyerinden davacı adına işe giriş bildirgesinin verildiği ve bu bildirgeye bağlı olarak davacının 01.05.1998–15.05.1998 tarihleri arasında çalışmasının bildirildiği, davalı işyerinin mermer ocağı işletmesi işinden 20.06.1995-31.03.2011 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, 16.02.1999 tarih, Ar. Sor/20-19 sayılı Müfettiş raporunda; “davacının olay tarihinde çalışmadığı, kendi ihtiyacı için giderken kazaya maruz kaldığı, bu nedenle olayın iş kazası olmadığının” belirtildiği, müfettiş incelemesi sırasında ifadesi alınan ...’ın 11.02.1999 tarihli beyanında; “olay günü izinli olduklarını, olay günü ...ve davalı ... ile Cuma Namazına gittiklerini, davacının ve arkadaşlarının ...ı’ya gideceklerini söyleyerek aracın kasasına bindikleri, işlerini bitirip dönmekte iken davacı ve arkadaşlarının kendilerini kaldıklarını mermer ocağına bırakmasını istediklerinden araca aldıklarını ve dönerken kaza yaptıklarını” beyan ettiği, davalı ... ile davalı işyeri temsilcisi...’in de aynı içerikli beyanda bulunduğu, tazminat davasında dinlenen ve aynı zamanda davalı işyerinde çalışan davacı tanıklarının olay günü davacının, işverenin talimatı ile kumanya almak için semt pazarına gönderildiğini beyan ettiği, davalılardan ...’in taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet vermek suçundan mahkum olduğu, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, söz konusu ceza yargılaması sırasında kolluk tarafından alınan ifadelerde tanık ..., davalı ... ve davacının olay günü ihtiyaçlarını karşılamak için ...’ya gittiklerini beyan ettiği, Cumhuriyet Savcılığında 15.05.1998 tarihli ifadelerinde davalı ..., tanık ... ve ...’nin olay tarihinin tatil günü olduğunu ifade ettikleri, işbu dosyada yargılama sırasında davalı işyeri çalışanı ..., ..., ... ve ...’ın davacının işverenin talimatı ile işçilerin kumanyasının alınması için çarşıya gidildiğini beyan ettiği, sigortalı ...’ın olay günü hem erzak almak hem de cuma namazı için gidilen çarşıdan dönüldüğü sırada kazanın olduğunu, sigortalı ...’ın ise işverenin görevlendirmesi olmadan ...’ya gidildiğini beyan ettiği, kazaya karışan ... plakalı aracın 09.04.1997 tarihinde davalı şirket tarafından noterden alındığı, trafik kazası tespit tutanağından olayın 15:15 sıralarında meydan geldiği anlaşılmıştır.
İş kazasının tespiti istemine ilişkin bu tür davalar 506 sayılı Yasa"nın 11. ve 5510 sayılı Yasa"nın 13. maddesinden kaynaklanmaktadır. Anılan maddelere göre, iş kazası;
a) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
c) sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylardır.
Somut olayda, trafik kazasına karışan aracın davalı işverene ait kamyon olması ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından davacının, davalı işverenin talimatı ile diğer çalışanlar ile birlikte gönderildiği yerden şantiyeye geldiği sırada, işverenin hakimiyet alanı içerisinde iken kaza geçirdiğinin anlaşılması karşısında olayın iş kazası olduğunun kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.