4. Hukuk Dairesi 2015/11508 E. , 2017/4180 K.
"İçtihat Metni"
Davacı ... tarafından, davalılar ... ve ...
aleyhine 26/02/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/05/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflarca süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılardan ... tarafından diğer davalı ...’ne ait çeşmenin tamiri sırasında orman yangını çıktığını belirterek, uğranılan zararın giderilmesini istemiştir.
Davalı ..., olayda kastı olmadığını, zararın köy tüzel kişiliğinden tahsil edilmesi gerektiğini belirterek, hakkında açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., köy çeşmesinin tamiri konusunda alınmış bir karar olmadığını, diğer davalı ...’ın kendi aldığı kararla çeşmeyi tamir ederken yangın çıkmış olduğunu belirterek, hakkında açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu zararlandırıcı sonucun davalı tarafın taksirli eyleminden doğmuş olduğu gerekçesiyle, alınan bilirkişi raporu üzerinden, davalıların yangını söndürmek için sarf etmiş oldukları mesai ve emek, rüzgarın etkisi ve ceza dosyasında yarı oranında indirim yapılmış olması gözetilerek % 30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında davacı kurumun adının eksik yazılmış olmasının, mahallinde düzeltilebilecek bir hata olduğu kabul edilerek bozma nedeni yapılmamış, bu duruma işaret edilmekle yetinilmiştir.
1-Davalı ...’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya kapsamından, idari bir kuruluş olan köy tüzel kişiliğinin (köy muhtarlığının), kamusal görevi çerçevesinde zarar doğurucu fiil gerçekleştiğinin iddia edildiği anlaşılmaktadır. İdari eylem ve işlemlerden doğan zararlardan dolayı İdari Yargılama Usulü Kanunu"nun 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası olarak açılması gerekir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir.
Mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalı ... yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davalı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacı idarenin davaya konu olan yangını iki helikopterin katılımı ile söndürdüğü anlaşılmaktadır. Ne var ki davacı idare tarafından helikopter kullanımına ilişkin ücretin ne şekilde belirlendiği ve ödendiğine yönelik herhangi bir bilgi sunulmamıştır. Davacı idare ile helikopter sahipleri arasında kiralama sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, kiralama sözleşmesi var ise sözleşmenin süresi ve fiilen kullanım durumunun ücret ödenmesine etkisi araştırılmadan tüm masrafın davalılara ödetilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, davacı tarafından yangın söndürmede kullanılan sekiz arazözün kullanımına ilişkin ücretin ne şekilde belirlendiği ve ödendiğine yönelik herhangi bir araştırma yapılmadan karar verilmesi de doğru değildir.
Anılan hususlarda araştırma yapılıp gerekirse bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.