Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/2543
Karar No: 2017/4857
Karar Tarihi: 05.06.2017

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/2543 Esas 2017/4857 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2016/2543 E.  ,  2017/4857 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Davacı, 01/01/2008 tarihinde başlayan ve her yıl tam süren hizmetlerinin 16/07/2012 tarihine kadar olduğunun tespitiyle ölen eşinden dolayı aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
    Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    K A R A R
    Dava; davacının murisinin davalı işyerinde 01.01.2008 – 16.07.2012 tarihleri arasında geçen çalışmalarının ve davacının ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 1971 doğumlu murisin 07.05.2013 tarihinde vefat ettiği, muris adına davalı işveren tarafından düzenlenen işe giriş bildirgesi ve davalı Kurum"a bildirilen çalışma bulunmadığı, davalı işverenin murisin dayısı olduğu ve murisin davalıya ait tamirhanede ilk olarak motor ustası, daha sonra da vinç operatörü olarak çalıştığının beyan edildiği, murisin; 15.10.2010 – 01.07.2013 tarihleri arasında ziraat odası kaydı, 15.10.2010 – 15.07.2012 ve 22.11.2012 – 07.05.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığı, 27.11.2012 – 07.05.2013 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığı bulunduğu, bordro tanığı ... tarafından; murisin davalı yanında çalışmasının bulunmadığının, murisin alkol problemi olduğu için herhangi bir işte çalışmadığının, muris davalının yeğeni olduğu için ara sıra davalının işyerine gelip davalıdan para aldığının beyan edildiği, ancak bordro tanığı ... tarafından; murisin davalı yanında kesintili çalışmalarının bulunduğunun, önceleri oto tamir işi yaptığının, daha sonra da vinç kullanmaya başladığının, muris ilk işe girdiğinde 1 yıl kesintisiz çalıştığının beyan edildiği, yine bordro tanığı ... tarafından; murisi bir yıl sanayide gördüğünün beyan edildiği, ayrıca komşu işyeri tanıklarından ... tarafından; murisin davalı yanında çalışmadığının beyan edilmesine rağmen diğer komşu işyeri tanıkları ... ve ... tarafından aralıklı da olsa çalışmalarının bulunduğunun beyan edildiği, emniyetten gelen bilgilere göre murisin 06.06.2010 – 20.04.2013 tarihleri arasında yurtdışına giriş çıkışlarının bulunduğu, davacı tarafça; murisinin davalıya ait işyerinde son dönemde kurtarıcı/vinç operatörü olarak çalıştığının, en son davalıya ait vinç ... firmasına kiraya verilince burada çalıştığının, ... firması tarafından murisin 16.07.2012 tarihinde sigortalı yapılmasına kadar murisin davalı yanında çalıştığının, vincin en son ... ilçesindeki ... inşaatında kullanıldığının, hatta köylülerin vinci köye sokmadığına dair tv haberi olduğunun beyan edildiği ve buna ilişkin CD sunulduğu, ... şirketi tarafından; davalı ile aralarında yazılı bir sözleşme bulunmadığının, ancak 2012 yılında kısa süreli bir kira ilişkisi olduğunun bildirildiği ve buna ilişkin olarak şirketin muavin defterlerinin gönderildiği, söz konusu defterlerden; 29.02.2012 – 08.06.2012 tarihleri arasında şirket tarafından davalıya ödemeler yapıldığının anlaşıldığı, murisin ehiliyetine 18.05.2006 – 14.11.2006 ve 14.11.2006 – 14.11.2008 tarihleri arasında el konulduğu, murisin 07.02.2012 – 24.02.2012 tarihleri arasında aldığı kurs sonucu iş makinesi operatörlüğü belgesi aldığı anlaşılmaktadır.
    Uyuşmazlık; somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
    506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555,5.2.2003 gün 2003/21-35-64,15.10.2003 gün 2003/21-634-572,3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 10.11.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır
    Somut olayda; her ne kadar raporu hükme esas alınan bilirkişi tarafından; bordro tanıklarının ve komşu işyeri tanıklarının beyanları dikkate alındığında murisin davalıya ait işyerine ara ara uğradığı, davalı ile aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, murisin tarım sigortalılığı bulunduğu, ayrıca vinç operatörlüğü belgesini almadan önce vinç kullanmasının mümkün olmadığı, murisin yurtdışına giriş çıkış tarihleri de değerlendirildiğinde fiili çalışmasının bulunmadığı kanaati bildirilmişse de; dinlenilen bordro tanıkları ve komşu işyeri tanıkları arasında, murisin davalı yanında hizmet akti ile çalıştığına dair beyanları olan tanıklar da bulunduğu, murisin otomobil tamircisi olduğu hususunda tüm tanık beyanları dikkate alındığında ihtilaf bulunmadığı, murisin yurtdışına ilk çıkış tarihi ve ayrıca Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlangıcı arasında yaklaşık iki buçuk yıl bulunduğu, bu itibarla; bordro tanıkları ile komşu işyeri tanıklarının beyanları, ayrıca murisin vinç operatörü olabilmek için çaba sarfettiği ve operatörlük belgesi aldığı, öte yandan talep edilen dönem itibari ile evli ve üç çocuklu olan murisin ailesini geçindirmek için gelir elde etmek zorunda olduğu da birlikte değerlendirildiğinde; davalı ile muris arasında talep edilen tüm sürede olmasa da bir hizmet ilişkisi bulunduğu göz ardı edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; muris ve ailesinin nüfus hareketlerini istemek, daha önce dinlenilen bordro ve komşu işyeri tanıklarını, ayrıca dinlenilmeyen bordro tanıklarını dinleyerek; murisin çalışmaları ve çalışma süresi hususunda tanık beyanlarını detaylandırmak, murisin davalı yanında çalışmadığı yönünde beyanda bulunan tanık olur ise bu tanıklardan murisin ailesinin geçimini ne şekilde sağladığını sormak, davacının yurtdışına giriş çıkış tarihlerini, hangi ülkeye giriş çıkış yaptığını ve hangi ulaşım aracı ile yurtdışına çıktığını emniyetten detaylı bir şekilde sorarak; murisin yurt dışında bulunduğu dönemde davalı yanında geçtiği iddia edilen çalışmalarını; gidilen ülke ile murisin yaşadığı yer arasındaki mesafe ve ulaşım aracı da dikkate alınarak değerlendirmek, davacının delil olarak sunduğu CD görüntülerinin çekilme tarihini ve görüntülerin devamında murisin vinci kullandığına dair görüntü bulunup bulunmadığını araştırmak ve böylece toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile murisin davalı yanındaki çalışma süresini tespit ederek, belirlenen çalışma süresine göre ölüm aylığı koşullarını da irdeleyerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
    05.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.














    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi