16. Ceza Dairesi 2019/10683 E. , 2020/5794 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2018 tarih ve 2017/212 - 2018/27 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : Sanıklar .... yönünden, TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK"nın 53, 58, 62. ve 63. maddeleri gereğince mahkumiyetlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,
.. yönünden, TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK"nın 53, 58 ve 63. maddeleri gereğince mahkumiyetlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Bir kısım sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin yasal şartları oluşmadığından CMK"nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar ... ve ... yönünden;
Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanık Uğur
Sezer’in ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında doğrudan TCK’nın 58/9. maddesi uyarınca tekerrür uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, anılan maddenin atıf maddesi olarak belirtilmesiyle yazılı şekilde TCK 58/6. gereğince hüküm tesisi,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı CMK"nın 302. maddesi gereğince BOZULMASI, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 303/1-c maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin tekerrür uygulamasına dair kısmından “delaletiyle 58/6 maddesi” ibarelerinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- A) Sanık ... yönünden;
Sanık müdafiinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
aa) Yakalandıktan sonra samimi olarak, örgüte ne şekilde katıldığını, katılımına kimlerin vasıta olduğunu, örgütün kullandığı haberleşme araçlarını kullandığını ikrar eden sanığa duruşmada TCK"nın 221. maddesinin mahiyetinin ve şartlarının açıkça anlatılması ve açıklanması suretiyle yeniden savunmasının tespitiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması,
bb) Kabule göre de, ikrarı sabit olan ve duruşmada olumsuz davranışlarda bulunduğuna dair tutanaklarda tespite yer verilmeyen sanık hakkında TCK"nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim maddesinin gerekçe gösterilmeksizin 1/10 oranında uygulanması,
Kanuna aykırı olmakla, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine, mevcut delil durumuna ve tutuklulukta geçen süreye nazaran sanığın tutukluluk halinin devamına,
B) Sanıklar ... ve ... yönünden ise;
Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanıklar ... ve ...’ın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, safahattaki ikrarında geçen faaliyetleri hükme esas alınan ancak hakkında TCK"nın 221. maddesi tatbik edilmeyen geçmişte sabıkası bulunmayan ve duruşma tutanaklarında hakkında olumsuz bir gözlem yer almayan sanıklar hakkında hükmolunan cezadan TCK"nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olmakla, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı hükümlerin BOZULMASINA, bozma sebebine, mevcut delil durumuna ve tutuklulukta geçen süreye nazaran sanıkların tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.