Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/5996
Karar No: 2019/902
Karar Tarihi: 21.01.2019

Taksirle yaralama - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/5996 Esas 2019/902 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Asliye Ceza Mahkemesi'nin taksirle yaralama suçundan verdiği mahkumiyet kararı temyiz edilmiş. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun uzlaşmaya ilişkin görüşüne göre, sanıkla uzlaşma sağlanamadığı için uzlaşmanın yargılamaya fayda sağlayamayacağı ve yargılamayı gereksiz yere uzatacağından mahkemenin kararı isabetlidir. Ancak, sanığın hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin makul gerekçelerin gösterilmemesi nedeniyle karar bozulmuştur. Sanığın kişilik ve sosyal özellikleri göz önünde bulundurularak, verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve belirlenen adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kanun maddeleri: TCK'nın 89/1, 89/2-a, b, e, 62, 50/4, 50/1-a, 52, 53/6, 50/2, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 50/1-a, 50/4, 52/3 ve 52/2.
12. Ceza Dairesi         2017/5996 E.  ,  2019/902 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle yaralama
    Hüküm : TCK"nın 89/1, 89/2-a, b, e, 62, 50/4, 50/1-a, 52, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

    Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/4-394 E. 2018/478 K. sayılı 25.10.2018 tarihli kararında “soruşturma evresinde tarafların kabul etmemeleri nedeniyle sonuçsuz kalan uzlaştırmanın maddi ceza hukuku boyutunu ilgilendirmeyen, münhasıran uzlaştırma yöntemine yönelik olması nedeniyle usule ilişkin olduğu konusunda kuşku bulunmayan değişikliğin, derhal uygulama ilkesinin zorunlu bir gereği olarak daha önce usulüne uygun olarak yerine getirilmiş olan uzlaştırma girişimine ilişkin işlemlerin yenilenmesini gerektirmediği” şeklindeki görüşü karşısında; sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında sanık ile ve katılan arasında uzlaşma sağlanamadığı, kovuşturma aşmasında katılanın ve sanığın uzlaşma konusunda bir çabaları ve dosyaya yansıyan bir iradelerinin bulunmadığı, katılan vekilinin 13.10.2017 havale tarihli dilekçesinde de sanıkla uzlaşmak istemedikleri şeklindeki iradeleri dikkate alındığında, uzlaşmanın yargılamaya bir fayda sağlamayacağı ve yargılamayı gereksiz yere uzatacağından mahkemenin kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamede bu konuda bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
    TCK"nın 50/2. maddesinin ""suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez"" şeklindeki hükmüne ve 5237 sayılı TCK"nın 89/1. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmesine rağmen sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusurunun olmadığın, katılanın zararının sigorta şirketi tarafından karşılandığına, zarar giderilmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kanun maddelerinin uygulanmamasının yerinde olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine dayanak teşkil eden uygulama maddesinin TCK"nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi gerekirken TCK"nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a şeklinde gösterilmesi ve adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi sureti ile TCK"nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
    Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 6. fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK"nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK"nın 52/3. maddesi gereğince 225 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK"nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.













    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi