
Esas No: 2022/1157
Karar No: 2022/1748
Karar Tarihi: 12.05.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2022/1157 Esas 2022/1748 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1157 E. , 2022/1748 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1157
Karar No : 2022/1748
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Kurulu
VEKİLİ: Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ: …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/12/2021 tarih ve E:2021/5316, K:2021/6520 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yükseköğretim Genel Kurulunun 26/05/2021 tarihli toplantısında yayımlanması ve uygulanması kabul edilen ve Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca 16/07/2021 tarihinde yayımlanan 2021 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alan Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi bünyesinde açılan Sosyal Hizmet Bölümü için ayrılan 100+3 kişilik, Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde açılan Sosyal Hizmet Bölümü için ayrılan 1500+38 kişilik ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde açılan Sosyal Hizmet Bölümü için ayrılan 500+13 kişilik kontenjan için yapılacak öğrenci alımına yönelik düzenlemenin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/12/2021 tarih ve E:2021/5316, K:2021/6520 sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
Anayasa'nın 131. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 3/1-(u), 6, 7, 12, 43 ve 45. maddeleri ile 6114 sayılı Ölçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 7. maddesine yer verilerek;
Davalı idarece; 01/07/2017 tarih ve 30111 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18. maddesiyle 2547 sayılı Kanun'a eklenen Ek 36. madde uyarınca; yükseköğretim alanındaki istihdam odaklı politikaların oluşturulması ve geliştirilmesi ile buna bağlı yeni açılacak eğitim programları ve kontenjanların planlanmasına yönelik süreçlerde görüş ve öneride bulunmak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanı başkanlığında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği üyelerinden oluşan Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulunun kurulduğu ve ilgili yılların yükseköğretim programlarının kontenjanlarının planlanmasının Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulunun görüşünü de alarak yapıldığı, ayrıca ülkemizin Avrupa Birliğine uyum çalışmaları kapsamında yükseköğretimde de gerekli çalışmaların yapıldığı, eğitim almak isteyenlerin eğitim hakkını engellemeden açık, uzaktan ve örgün eğitim almalarına imkan sağlanmasına çalışıldığı, 04/06/1990 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında 2547 sayılı Kanun'un 43/b maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının görüşü de dikkate alınarak sosyal hizmetler bölümü lisans mezunlarının sosyal hizmet uzmanı unvanını kullanmasına karar verildiği, yükseköğretim kurumlarında aynı alanda verilen örgün, uzaktan öğretim ve açıköğretim programlarının eşdeğer sayıldığı ve mezunlarının aynı unvanı kullandığının savunulduğu,
2021 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alan; Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi bünyesinde açılan Sosyal Hizmet Bölümü için 100+3 kişilik, Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde açılan Sosyal Hizmet Bölümü için 1500+38 kişilik, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde açılan Sosyal Hizmet Bölümü için ise 500+13 kişilik kontenjan ayrıldığının görüldüğü,
Yukarıda belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesi neticesinde, yükseköğretim ile ilgili sınav ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla Yükseköğretim Kurulu(YÖK) tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından yapılacağı, yine YÖK'ün yükseköğretim kurumlarının 2547 sayılı Kanun'da belirtilen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve bu doğrultuda üniversitelerin her eğitim-öğretim programına kabul edeceği öğrenci sayısı önerilerini inceleyerek kapasitelerinin tespit edilmesi, insan gücü planlaması, kurumların kapasiteleri ve öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ortaöğretimdeki yönlendirme esaslarını da dikkate alarak öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesi ile ilgili esasları tespit etmekle görevli olduğunun anlaşıldığı,
Ayrıca; 2547 sayılı Kanun'un 43. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "Yükseköğretim kurumları, örgün, yaygın ve açık öğretim yöntemleri ile her türlü eğitim - öğretim yapabilirler." hükmü dikkate alındığında, lisans düzeyinde öğretimin, açık öğretim yöntemiyle de yapılabileceği, Açık Yükseköğretim Yönetmeliği'nde de yer verildiği üzere bir yükseköğretim kurumunda açıköğretime uygulanacak öğretim programları ile örgün öğretimde uygulananlarının kapsam olarak aynı olduğu, aynı öğretim programının açıköğretim öğrencileri ile örgün öğretim öğrencileri arasında öğrenci hakları bakımından fark bulunmadığı ve her iki yoldan mezun olanların eşit hak ve yetkilere sahip olduğunun anlaşıldığı,
Bu itibarla; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, sosyal hizmet bölümü için açık ve uzaktan eğitim yöntemiyle eğitim-öğretim verilmesinde herhangi bir engel bulunmadığı görülmekle birlikte, 2021 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alan; Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi bünyesinde açılan Sosyal Hizmet Bölümü için ayrılan 100+3 kişilik, Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde açılan Sosyal Hizmet Bölümü için ayrılan 1500+38 kişilik ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde açılan Sosyal Hizmet Bölümü için ayrılan 500+13 kişilik kontenjan bakımından yapılacak öğrenci alımına yönelik düzenlemede kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sosyal hizmet bölümü bakımından lisans düzeyindeki bir eğitimin açık öğretim ile verilmesinin mümkün olmadığı, bu hususun eğitimciler dışındaki her üniversite mezunu tarafından anlaşılabileceği, Yönetmelik hükmüne istinaden lisans düzeyindeki bir eğitimin açık öğretim ile de yapılabileceğine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu konuda karar vermeye yetkili kişilerin hukukçular değil, sosyal hizmet uzmanları ve bu alandaki akademisyenler olduğu, bu hususta yapılan çalıştay raporunda da sosyal hizmet uzmanlarının lisans eğitiminin pratik bilgiler içerdiği, uygulamaya dayalı olduğu, teorik derslerden ibaret olmadığı, tesis edilen işlemin kamuya ve mesleğe zararlı olduğunun belirtildiği, zira örgün eğitim ile açık öğretim eğitim içeriklerinin farklı olduğu, örgün eğitim öğrencilerinin sıkı bir çalışma ve etkili bir sınav programını geçerek mezun oldukları, açık öğretim öğrencilerinin ise online yapılan sınavlar ile bu sınavlara yönelik açık öğretim hocaları tarafından öğrencilere verilen notlarda yer alan sınav sorularından geçerek mezun oldukları, hem üniversiteye girişte hem de üniversitedeki eğitim ve mezun olma koşullarındaki fark nedeniyle örgün eğitim öğrencileri ile açık öğretim öğrencilerinin aynı mesleği yapmasının eşitlik ilkesine uygun düşmeyeceği, bu itibarla kontenjan artırma işleminde herhangi bir kamu yararı bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na yönelik ilkelerin, kuralların ve kontenjanların YÖK tarafından belirlendiği ve YÖK Genel kurulu kararları doğrultusunda kılavuz haline getirilerek taraflarınca yayımlandığı ve uygulandığı, bu doğrultuda Başkanlıklarına ait internet sitesinde ilan edilen YÖK Genel Kurulunun 26/05/2021 tarihli kararıyla yayımlanması ve uygulanması kabul edilen 2021 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda sınavla ilgili yükseköğretim programları ve kontenjanlarının açıklandığı, tesis edilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu tarafından, yükseköğretim kontenjanlarının dengeli dağılımı, altyapı, öğretim üyesi vb. yeterliliklerin planlanmasının Kurulun görevleri arasında yer aldığı, bu itibarla sosyal hizmet bölümünün kontenjanlarının belirlenmesinde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, yükseköğretim kurumlarında aynı alanda verilen örgün, uzaktan eğitim ve açıköğretim programlarının eşdeğer sayıldığı ve aynı unvanı kullandıkları, sosyal hizmet bölümüne 2009 yılından itibaren öğrenci alındığı, idarelerinin ilgili yılın yükseköğretim programlarının kontenjanlarının planlanmasını Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulunun görüşünü de alarak yaptığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/B maddesi uyarınca gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 21/12/2021 tarih ve E:2021/5316, K:2021/6520 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 12/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.