14. Hukuk Dairesi 2021/1083 E. , 2021/2371 K.
"İçtihat Metni" 14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13/04/2006 gününde verilen dilekçe ile harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/12/2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, harici satın almaya dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; Halil Kanat"ın, müvekkilinin ve davalıların yakın murisi ...."ın mirasbırakanı olduğunu, 1972 yılında vefat ettiğini, adına kayıtlı gayrimenkullerin ölümünden 15 gün sonra mirasçıları arasında taksim edildiğini, taksimle ilgili taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, davalıların murisi Hanife ile müvekkili arasında 25.10.1974 tarihli hisse satış senedi yapıldığını, davalıların murisi Hanife"nin, Halil Kanat"tan kalan taksimi yapılmış gayrimenkuller ile tüm hisselerini müvekkiline sattığını ve 1974 yılından beri bu yerleri müvekkilinin kullandığını belirterek; hisse satış senedine dayanarak davalıların murisi Hanife"ye taksim sonucu düşmüş bu yerlerin tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini, mirasçılar arasında fiilen yapılmış bulunan taksim kabul edilmeyecek olursa davalıların murisi Hanife"nin mirasbırakanı ...."tan kalan 31 adet taşınmazdaki hisselerinin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, 25.10.1974 tarihli harici satış senedinin murisleri Halime"nin ölümünden sonra eski tarihli olarak tanzim edilip sadece mühür kullanılarak düzenlendiğini, satan Halime adına mühür kullanıldığını, alıcısının senette isim ve imzasının bulunmadığını, senetteki daktilo yazılarının yaşı incelendiğinde senedin 25.10.1974 tarihinde düzenlenmediğinin anlaşılacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ilk olarak davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazı üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.12.2007 tarih, 2007/6978 Esas, 2007/7282 Karar sayılı ilamıyla hükmün "Hanife’nin miras payının 25.10.1974 tarihli senet ile satışı irdelenmelidir. TMK"nın 677/1. maddesinde aynen “Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır...” denilmektedir. Bu kanun maddesindeki düzenleme, tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılacağına ilişkin genel kurala istisna oluşturmaktadır.
Dosya arasında bulunan ve HUMK"nun 297. maddesine uygun olarak düzenlenen söz konusu satış senedinin sahteliği davalılar vekilince ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu itiraz üzerinde durulması, senedin geçerliliği hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılması, senedin geçerli olduğunun anlaşılması durumunda yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla taşınmazların bulunduğu yerde keşif yapılarak çekişme konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığının araştırılması, bundan sonra tüm taraf delilleri yöntemine uygun olarak toplanıp tartışılıp değerlendirilerek oluşacak duruma göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 203, 282, 338, 618, 959, 1330 ve 1514 parsel sayılı taşınmazların Halil Kanat mirasçıları adına iştirak halinde kayıtlı tam hissesinin 1/4"ünün ve 809 parsel sayılı taşınmazın Halil Kanat mirasçıları adına iştirak halinde kayıtlı 1/2 hisseden 1/8 hissesinin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, fazla ve diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.
Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Buna göre bir mahkeme kararında, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.
Somut olay incelendiğinde, mahkemece 25.10.1974 tarihli basit yazılı sözleşme kapsamında kalan taşınmazlar hakkında tapu iptal ve tescil hükmü kurulmuş, davacı taraf lehine adına tesciline karar verilen taşınmazların değeri üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiştir. Hüküm sonucunun 2. bendinin 2. paragrafında davacının fazla ve diğer taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, hangi parseller yönünden red kararının verildiği yazılmadığı gibi bu parsellerin değeri de belirlenmemiştir. Mahkemece, hangi parsellerin değeri esas alınmak suretiyle vekalet ücretinin belirlendiği belirtilmeden hüküm sonucunun 6. bendinde davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle dava konusu edilen ve reddine karar verilen taşınmazların belirlenmesi sonra bu belirlenen taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin hesaplanarak bu miktar üzerinden davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesidir.
Yukarıda yazılı araştırmalar yapılmadan hangi değer esas alınarak hesaplandığı anlaşılmayan vekalet ücreti yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.