21. Hukuk Dairesi 2019/4767 E. , 2020/1412 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalılardan ... ve ... Genel Hizmet Otopark Özel Eğitim İtfaiye Ve Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1-Müteveffa sigortalının olayda % 20 oranında belirlenen kusurunun oluşa uygun olduğu, sorumlular arasındaki geriye kalan kusur dağılımının ileride kendi aralarında açılabilecek rücu davasında yeniden tartışılabileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı ... ve davalı İzelman Genel Hizmet Otopark Özel Eğitim İtfaiye Ve Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş. vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava 16/04/2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Ilk derece Mahkemesince verilen "davanın reddine" ilişkin 15/04/2013 tarihli ilk kararın Dairemizin 11/11/2014 tarih, 2014/10455 Esas, 2014/23578 Karar sayılı ilamıyla “ yapılacak iş, işçi sağlığı-iş güvenliği ile yangın söndürme konularında uzman ehil bilirkişi kuruluna konuyu yukarıda açıklandığı biçimde ve özellikle, doğru iş organizasyonu ve risk değerlendirmesinin yapılıp yapılmadığı da dikkate alınmak suretiyle yeniden inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir” denilmek suretiyle bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece, davacıların maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulü ile davacı eş için 317.372,41 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, davacı çocuk için 109.450,12 TTL maddi , 40.000,00 TL manevi, davacı baba için 16.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Gerek mülga B.K"nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu açıklamalar doğrultusunda davacı eş lehine hükmedilen 75.000,00 TL manevi tazminat ve davacı çocuk lehine hükmedilen 40.000,00 TL manevi tazminatın az olduğu açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, 03/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.