
Esas No: 2022/683
Karar No: 2022/1700
Karar Tarihi: 28.04.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2022/683 Esas 2022/1700 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/683 E. , 2022/1700 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/683
Karar No : 2022/1700
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2021/6604, K:2021/5288 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 15/10/2021 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin iptali ve dosyanın itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2021/6604, K:2021/5288 sayılı kararıyla;
15/10/2021 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan dava konusu 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin idari davaya konu olabilecek nitelikte kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı, yasama faaliyeti niteliğinde bir kanun teklifi olduğu, dolayısıyla idari davaya konu olabilecek nitelikte bir idari işlem olmayan 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin iptali isteminin incelenmesine hukuki olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın usul ve esasa aykırı olduğu, davanın Anayasa'nın 125. maddesine göre açıldığı, Bütçe Kanunu Teklifi'nin idari işlem mahiyetinde olduğu, yargı denetimine tabi olduğu, kararda davaya konu işlemin neden bir idari işlem sayılmadığının gerekçeli olarak açıklanmadığı, davalı idarenin savunmasının dahi alınmadığı, kaldı ki dava açmanın da bir müracaat şekli olduğu, 14 Mayıs 1950 tarihinden bu yana yapılan açık bütçelerle Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının yok edildiği ve Türk milletinin tam manasıyla iflasa sürüklendiği, bunun hukuk dışı bir uygulama olduğu, bu uygulamanın son bulması için vatandaşların ancak Anayasa'nın 125. maddesine göre dava açabileceği, Daire kararının butlan bir karar olduğu, dosyanın Anayasa Mahkemesine sunulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi ve Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 03/11/2021 tarih ve E:2021/6604, K:2021/5288 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 28/04/2022 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY
X- Dava, 15/10/2021 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin iptali ve dosyanın itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyet hususunda kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin; ancak bu idari işlemle doğrudan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi hâlde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğuracaktır.
Dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra dava konusu idari işlemin niteliğine bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, 14 Mayıs 1950 tarihinden bu yana yapılan açık bütçelerle Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının tehlikeye girdiği ve Türk milletinin tam manasıyla iflasa sürüklendiği, davacı olarak kendisinin de bu ortamda yaşadığı iddia edilerek 15/10/2021 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, yasama faaliyeti niteliğinde olan 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin iptalini istemekte ise de, davacının sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması menfaat ihlali için yeterli olmadığı gibi esasen ortada ihlal edilen güncel, kişisel ve meşru bir menfaati de bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacının dava açma ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi, temyize konu ret kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.