3. Hukuk Dairesi 2018/1464 E. , 2019/10303 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : BULANCAK SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasında verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacıların istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar; davalı ..."dan 01/01/2009 başlangıç tarihli 20 yıl süreli kira sözleşmesi ile akaryakıt ve LPG istasyonu yapmak üzere taşınmaz kiraladığını, kiracısı bulunduğu taşınmazın davalı ... Petrol Ür. Tur. Tic. Ltd. Şti. tarafından satın alındığını, davalı ..."a 18 yıllık kirayı peşin olarak ödediğini, bu ödemeler ile ilgili verdiği bonoları da geri aldığını, ayrıca kalan 2 yıllık kira bedelini de makbuz karşılığında ödediğini, davalı ... Petrol Ür. Tur. Tic. Ltd. Şti. tarafından kira kontratının kabul edildiğini, bu kontrata dayalı olarak Bulancak İcra Müdürlüğü"nün 2012/960 E, 2013/248 E. ve 2014/548 E. sayılı dosyaları ile icra takibine girişildiğini, haciz tehdidi altında ödemeler yaptığını belirterek, icra dosyalarından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacılardan ... ve ... Petrol Ltd. Şti"nin aynı itiraz ve iddialarını Mahkemenin 2013/140 Esas sayılı dosyasında da ileri sürdüğünü, davacılardan ... Petrol Nakl. İn. Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti."nin ise fuzuli işgalci olduğunun mahkeme kararı ile tespit edildiğini, kira bedellerinin ..."a senet mukabilinde nakden ödendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddine, %20"den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine, İİK 67/2 maddesi gereğince anlaşmazlık konusu miktarın takdiren %20"si olan 140.000,00 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davanın reddine ilişkin verilen kararda isabetsizlik olmadığı, davacılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, dosya kapsamı, delil durumu, gözönüne alınarak, Bulancak Sulh Hukuk Mahkemesinin 30/03/2017 tarih 2015/205 E., 2017/273 K. sayılı kararına davacılar vekilinin istinaf başvurusunun gerekçeli kararın hüküm kısmının 2.bendindeki "İİK. 67/2.maddesi gereğince anlaşmazlık konusu miktarın takdiren %20"si olan 140.000,00 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine 2.bent olarak "Takip durdurulmamış olduğundan ve şartları bulunmadığından davacılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına" ibaresi eklenmesi suretiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince bozma nedenidir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından tefhim edilen kısa kararda; "davanın reddine" dair karar verilmiş, gerekçeli kararda ise; "davanın reddine, İİK 67/2 maddesi gereğince anlaşmazlık konusu miktarın takdiren %20"si olan 140.000,00 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" denilmek suretiyle çelişki yaratılmıştır. Bu hal, HMK"nın 298/2 maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, ilk derece mahkemesince, önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir karar verilmelidir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesinin kararının denetlenmeye elverişli bir karar olmadığı gözetilerek; HMK"nın 353/1-a maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK" nın 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.