
Esas No: 2020/2950
Karar No: 2022/2924
Karar Tarihi: 27.04.2022
Danıştay 4. Daire 2020/2950 Esas 2022/2924 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2950 E. , 2022/2924 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2950
Karar No : 2022/2924
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirleri yönünden; davacının 667 sayılı KHK ile kapatılan … Özel Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. AŞ'nin kanuni temsilcisi olması sebebiyle adına yapılan cezalı tarhiyatlara karşı Mahkemeleri nezdinde … ve … esas sayılı davaların açıldığı, ancak belirtilen davalarda vergi asıllarının dava konusu edilmeyerek sadece vergi ziyaı cezalarının iptalinin talep edildiği görüldüğünden dava konusu edilmeyerek kesinleşen vergi asılları ve gecikme faizlerinin tahsili amacıyla düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu … tarih … sayılı ödeme emri yönünden; ödeme emri içeriği amme alacaklarına ilişkin vergi ceza ihbarnamelerinin kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenerek 08/08/2017 tarihinde ikâmetgâh adresinde usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak 30 günlük yasal süre içerisinde söz konusu ihbarnamelerin dava konusu edilmediği görüldüğünden anılan ihbarnameler içeriğindeki vergi borçlarının kesinleşerek 6183 sayılı Kanun uyarınca takibe uygun hale geldiği, öte yandan, mahsup dönemi geçmiş olduğundan 193 sayılı Kanun'un mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmemesi gereken ancak gecikme faizi hesaplanabilmesi amacıyla davacı adına düzenelenen ihbarnamede yer alan 2015/4-6 dönemine ilişkin kurum geçici vergisi aslının da söz konusu ödeme emri içeriğinde yer aldığı, bu haliyle söz konusu ödeme emrinin geçici vergi aslına ilişkin kısmında hukuka uyarlık, diğer kısımlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrine gelince; ödeme emrinde yer alan borçların … Özel Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. adına kesilen özel usulsüzlük cezalarına karşı açılan davalarda istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesince esastan incelenen davalarda, davaların reddi yönünde kararlar verilmesi üzerine düzenlenen … no'lu vergi ceza ihbarnamelerinin, söz konusu davalarda davacı mevkiinde yer alan ve 667 sayılı KHK ile kapatılan … Özel Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. A. Ş. yerine, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın … Seri Nolu Uygulama İç Genelgesi doğrultusunda adı geçen şirketin ilgili dönemde yönetim kurulu başkanı olması sebebiyle davacı adına düzenlenmesi üzerine tahakkuk ettirildiği, bu durumda 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesine istinaden düzenlenen .. no'lu ihbarnamelerin, mahkeme kararına göre belirlenen vergi ve ceza tutarının davacıya bildirilmesine yönelik işlemler oldukları göz önüne alındığında, … Özel Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. AŞ'nin davacı konumunda bulunduğu mahkeme kararlarına istinaden düzenlenecek 2 no'lu ihbarnamelerin, … adına düzenlenmesi mümkün olmadığından dava konusu … sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, asıl borçlu şirketin 670 sayılı KHK'nın 5. maddesine istinaden Hazineye devredildiği, 667 sayılı KHK ile kapatılan şirketin borçları nedeniyle kendi nezdinde takip işlemi yapıldığı, ihtilaf konusu vergi borçlarının asıl borçlunun mal varlığı veya nakdi değerlerinden karşılanması gerektiği, şirketin kayyum yönetiminde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, asıl mükellef kurumun 667 sayılı KHK ile kapatıldığı, 670 sayılı ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi üzerine OHAL kapsamında çıkarılan KHK'lara ve genelgelere uygun olarak yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, asıl mükellef hakkında düzenlenen raporlarda kayıt dışı hasılat elde edildiğinin somut olarak ortaya konulduğu, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamana ait sorumluluklarını kaldırmayacağı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı gazetelerde yer alan ilânlara göre davacının asıl borçlu şirketin yönetim kurulu başkanı olarak temsil ve ilzama yetkili kılındığı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Olayda, bazı amme alacakları yönünden her ne kadar adına ihbarname düzenlenen davacı tarafından tarhiyatlara karşı dava açılmamış ise de, vergi borcunun kapatılan şirketin hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde tespit edilen fiillerden kaynaklandığı, diğer bir ifadeyle borcun kaynaklanma sebebinin şirketin re'sen tarhiyata konu eylemleri olduğu, bu haliyle şirketin kapatılması nedeniyle davacı adına ihbarname düzenlenmek suretiyle kesinleştirilen amme alacakları bakımından öncelikle asıl borçlunun mal varlığı üzerinden amme alacaklarının tahsil edilmesi gerektiği, olağanüstü hal kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararname uyarınca kapatılan … Özel Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında "İnceleme Ve Değerlendirme Komisyonu" tarafından … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nun düzenlendiği, söz konusu raporda şirketin varlıkları ile borç ve yükümlülüklerinin gösterildiği, buna göre şirket varlıklarının (nakit, alacak ve haklar, taşınır ve taşınmazlar) toplam miktarının 14.365.787,69 TL, borç ve yükümlülüklerinin toplam miktarının ise 279.002,52 TL olduğu anlaşılmış olup, bu haliyle şirketin toplam mal varlığının borç ve yükümlülüklerini karşılayabilecek miktarda olması sebebiyle davacı adına tahsil işlemlerine geçilmesinde yasal isabet bulunmadığından davacı temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının redde ilişkin kısmının bozulması, diğer hüküm fıkraları yönünden ise belirtilen gerekçelerle kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının dava konusu … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, temyize konu kararın dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 5. fıkrası uyarınca düzenlenen (2) nolu ihbarnameler, 213 sayılı Kanunun 34 ve 35. maddelerinde belirtilen şekilde usulüne uygun ve yeniden vergi tarh veya ceza kesilmesi niteliğinde olmayıp, mahkeme kararına göre tespit edilen vergi ve ceza yükümlülüğünün bildirilmesinden ibarettir. Mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla düzenlenen bildirim niteliğinde bir işlem olan … nolu ihbarnamenin hukukilik denetlemesi, sadece hesaplanan gecikme faizi miktarıyla ya da mükellefte hata yapılıp yapılmadığı veya benzer şekildeki maddi hatalarla sınırlı bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının kanuni temsilcisi olduğu … Özel Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. adına kesilen özel usulsüzlük cezalarına karşı açılan davalarda istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesince esastan incelenen davalarda davaların reddi yönünde kararlar verilmesi üzerine … no'lu vergi ceza ihbarnamelerinin düzenlendiği, ihbarnamelerin söz konusu davalarda davacı mevkiinde yer alan ve 667 sayılı KHK ile kapatılan … Özel Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. AŞ'nin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle adı geçen şirketin ilgili dönemde yönetim kurulu başkanı olması sebebiyle davacı adına düzenlenmesi üzerine tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Anonim şirketler; ticaret sicilinde tescil ve ilan ile tüzel kişilik kazanmakta, ana sözleşmesinde yazılı işletme konularında haklara ve borçlara sahip olmakta, organları tarafından temsil edilmekte, şirketin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde bu durumun ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesiyle son bulmaktadır. Diğer bir ifadeyle, anonim şirketin borçlu kılınabilmesi, tüzel kişiliğin yitirilmemiş olmasına bağlı kalmaktadır. Dolayısıyla tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemleri tesis edilemeyeceği gibi, tesis edilen işlemler de herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacaktır.
Bu durumda, her ne kadar Vergi Dava Dairesince, … Özel Eğitim Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. adına kesilen özel usulsüzlük cezalarına karşı açılan davalarda verilen kararlar üzerine tanzim edilen 2 no'lu vergi ceza ihbarnamelerinin davacı adına düzenlenemeyeceğinden bahisle karar verilmiş ise de, anılan şirketin 667 sayılı KHK ile kapatıldığı dikkate alındığında söz konusu hususun ticaret sicilinde ilân edilmesiyle hukuk aleminde var olmayan tüzel kişi adına işlem tesis edilemeyeceği açık olup, ilgili dönemde kanuni temsilci sıfatını haiz bulunan davacı adına işlem tesis edilerek vergi borçlarının tahakkuk ettirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla, Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 27/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.