
Esas No: 2022/327
Karar No: 2022/1903
Karar Tarihi: 27.04.2022
Danıştay 13. Daire 2022/327 Esas 2022/1903 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/327 E. , 2022/1903 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/327
Karar No:2022/1903
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
(… Bakanlığı)
VEKİLİ : Av. …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin 5 ilâ 11. fıkraları kapsamında satışa çıkarılan ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre 17/07/2020 tarihinde yapılan ihalesi davacı üzerinde bırakılan Ankara ili, Etimesgut ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel nolu taşınmaz üzerindeki … Blok, ... kat, … nolu bağımsız bölümde bulunan kamu konutuna ilişkin olarak …'a ön alım hakkı tanınmasına dair Ankara Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Kale Emlak Müdürlüğü tarafından 4706 sayılı Kanun kapsamında satışa çıkarılan dava konusu kamu konutuna ilişkin ilanın 19/06/2020 tarihinde yapıldığı, 17/07/2020 tarihinde gerçekleşen ihalede davacının 158.000,00-TL ile en avantajlı teklifi verdiği, …'ın ise aynı konutun ihalesine katılarak 141.200,00-TL teklifte bulunduğu, 06/08/2020 tarihli ihale komisyonu kararı ile öncelikli alım hakkı sahibi …'a 4706 sayılı Kanun ve 385 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca öncelikli alım hakkını kullanıp kullanmayacağı yönünde teklifte bulunulmasına karar verildiği, … tarafından yapılan başvuruda söz konutun satın alınmak istenildiği, 11/08/2020 tarihli Ankara Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yazısı ile de ilgilisi hakkında tapu tescilinin istenildiğinin görüldüğü;
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, 4706 sayılı Kanun’un "Doğrudan Satış" başlıklı 4. maddesi ve 385 sıra no'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "öncelikli alım hakkı" başlıklı 8. maddesi dikkate alındığında, dava konusu kamu konutuna öncelikli alım hakkı kullandırılan ...'ın ihale ilanı ve ihale tarihinden önce söz konusu kamu konutunda fiilen oturmadığı anlaşıldığından, satışı yapılan kamu konutunda daha önce oturmayan ilgiliye öncelikli alım hakkı kullandırılmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Bakanlık tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı'nın 05/08/2020 tarih ve 164122 sayılı yazısında, dava konusu kamu konutunun …'a tahsis edilerek teslim edildiği ve kira kesintisi yapıldığından adı geçenin hak sahibi olduğunun bildirildiği, bu kapsamda hak sahibi olarak bildirilen …'a 385 sıra no'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 9. maddesinin 2. fikrası uyarınca 06/08/2020 tarihinde tebligat yapıldığı, ihale bedeline %10 indirim uygulanarak ulaşılan tutarın tamamının yasal süresi içerisinde tahsil edilerek satış işleminin gerçekleştirildiği ve dava konusu konutun … adına tescil edildiği, hayatın olağan akışı içerisinde taşınma hazırlıkları içinde hastalık, sağlık durumları, maddi ve manevi diğer faktörlerden dolayı tahsisle birlikte aynı gün personelin oturmaya başlamasının beklenmesinin doğru olmayacağı, kaldı ki adrese kayıtlı sistemde ön alım hakkı sahibinin tahsisli adreste gözükmemesinin fiilen o konutta oturmadığı anlamına gelmeyeceği, kapsamlı bir araştırma yapılmadan karar verildiği ileri sürülmektedir.
Davalı Valilik tarafından, kendisine ön alım hakkı kullandırılan kişinin ikâmetgahının başka yerde olmasının ihale ile kendisine satışı yapılan taşınmazda fiilen oturmadığı anlamına gelmediği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı'nın 08/07/2020 tarih ve 142494 sayılı yazısı ekinde yer alan listede dava konusu kamu konutunda …'ın öncelikli alım hakkı sahibi olduğunun bildirildiği, ihale bedeline %10 indirim uygulanarak ulaşılan tutarın tamamı yasal süresi içerisinde tahsil edilerek satış işleminin yapıldığı ve dava konusu konutun … adına tapuda tescil edildiği, ayrıca söz konusu bağımsız bölümün Web Tapu sisteminde yapılan kontrolünde 14/10/2021 tarihinde … tarafından … adına satışının yapıldığının görüldüğü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi dikkate alındığında davacının işbu davayı takibinde hukuki yararının kalmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarelerin …'ın dava konusu kamu konutunda fiilen oturduğuna ilişkin herhangi bir belgeyi dosyaya ibraz edemediği, davaya müdahil olan ancak daha sonra müdahillikten vazgeçen …'ın 09/09/2021 tarihli dilekçesi ekinde ibraz ettiği söz konusu kamu konutunda yapıldığı iddia edilen tamir ve tadilatla ilgili sipariş formunun belge/delil niteliğinin bulunmadığı, sipariş formunda düzenleme tarihi, firma kaşesi, firma vergi sicil numarası bulunmadığı, ayrıca sipariş tarihi olarak yazılan 22/04/2020 tarihinin söz konusu kamu konutunun …'a tahsis edildiği tarih olması; teslim tarihi olarak yazılan 17/07/2020 tarihinin de söz konusu kamu konutunun ihale tarihi olması belgenin, daha sonra gerçeklere aykırı olarak düzenlenmiş olduğunu ortaya koyduğu, …'ın dava konusu işlemin iptali kararından kısa bir süre sonra 14/10/2021 tarihinde dava konusu kamu konutunu ...'ye muvazaalı satış işlemi ile devrettiği, … Valiliği vekilinin işbu satış işleminin geçerli olduğunu iddia etmesinin anlaşılır ve kabul edilebilir olmadığı, ön alım hakkını kullanan …'ın ihale esnasında ihale konusu taşınmazda ikamet etmediğinin tespit edildiği ve sair deliller …'ın dava konusu kamu konutunda fiilen oturmadığını gösterdiği, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalılara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 27/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.