16. Ceza Dairesi 2019/8886 E. , 2020/5979 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2018 tarih ve 2017/131 - 2018/198 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK"nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 3 ve 5/1 maddeleri ile TCK"nın 62, 53/1, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ... yönünden, diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, tanıklar ... ve ...’in bylock listesinde ekli olduğunu beyan ettikleri 489512 İD nolu bylock kullanıcısının sanıkla isim benzerliği olan ve hakkında Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarih ve 2017/349 Esas 2018/102 Karar sayılı ilâmı ile terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar verilen “...” TC Kimlik nolu.....olduğu, Bursa Emniyet Müdürlüğünün 29.09.2018 tarihli cevabi yazısı ile sanık ...’ın CBS Bylock sorgusunda tespit edilemeyen ID kullanıcısı olduğu, Bylock içeriklerinin bulunmadığı, sadece CGNAT verilerinin bulunduğu, bu verilerin de İstanbul ilinde olduğunun bildirilmesine göre sanığın bylock kullancısı olduğuna ilişkin gerekçede dosya içerisinde bulunmayan CGNAT kayıtlarına dayanılması ile sanığın bylock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden yetersiz Kom sorgu evraklarına dayanılarak karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK"nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddine, ancak;
Duruşmada Segbis vasıtasıyla kaydedilen sanık savunmalarına ilişkin Segbis çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişi, tercüman bilirkişi ve zorunlu müdafii ücretlerinin yargılama gideri olarak sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerinin bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMK"nın 303/1 maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükümün J bendinden “(9.422,54 TL)” ibaresinin cıkarılarak” yerine (7.082,54 TL)” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.