
Esas No: 2022/429
Karar No: 2022/1625
Karar Tarihi: 25.04.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2022/429 Esas 2022/1625 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/429 E. , 2022/1625 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/429
Karar No : 2022/1625
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : .... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı adanın kuzeyinde bulunan "park alanı" kullanımının, "park ve rekreasyon alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine dair Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara askıda yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ..... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Dava dosyasının ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporun birlikte incelenmesinden; plan değişikliği yapılan park alanının, ana ulaşım akslarının kesişiminde yer alan kavşak alanı ile bütünleşen konumu, mevcut büyüklüğü ve alan içerisinde bulunan hafif raylı sistem istasyonunun varlığı dikkate alındığında, kullanıcıların kısa süreli dinlenmesine imkan sağlayacak nitelikte, hava kalitesinin iyileştirilmesi, gürültü kirliliğinin önlenmesi, nüfus ve yapı dağılımının dengelenmesi, kente estetik değer katılması gibi işlevlere yönelik olarak park alanı şeklinde kalmasının uygun bir planlama yaklaşımı olacağı, rekreasyon alanı kullanımının uyuşmazlık konusu alan için uygun bir yer seçimi olmadığı, rekreasyon işlevi getirilmesinin yapılaşma yoğunluğunu artırarak alanın mevcut niteliklerini ortadan kaldıracağı, park alanlarının, düzenleme ortaklık payı kesintileri ile oluşturulan ortak kullanım alanlarından olduğu, rekreasyon alanlarının ise, alan içerisinde sağlanan yapılaşma koşulu ve getirilen kullanımlara bağlı olarak özel mülkiyete konu edilebilen kullanımlardan olduğu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 10. maddesi hükmü gereği, nazım imar planlarının Yönetmeliğin eki “Ek-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri”ne uygun olarak hazırlanması gerektiği, bu gösterimlerde “park ve yeşil alan” kullanımı gösterimi ile “rekreasyon alanı” kullanımı gösteriminin ayrı ayrı düzenlendiği, (mülga) Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerinde de “park alanları” ile “piknik ve eğlence (rekreasyon) alanları”nın ayrı ayrı tanımlandığı, bu kullanımlar içerisinde yer verilebilecek işlevler farklılaştırılarak her iki kullanımın yapılaşma koşullarının da ayrı ayrı belirlendiği, bu nedenle her iki kullanıma aynı gösterim altında yer verilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: .... Bölge İdare Mahkemesi ....İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 25/03/2021 tarih ve E:2020/3997, K:2021/4596 sayılı kararıyla;
Uyuşmazlıkta; .... İdare Mahkemesinin yetkili kılınmasından önce, .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.... sayılı ara kararı ile davacıdan, "iptalini istediği işlemle menfaatinin ihlal edildiğini tevsik edici nitelikteki bilgi ve belgelerin sunulmasının istenilmesine" karar verildiği, ara kararına cevaben sunulan 10/02/2017 tarihli beyan dilekçesinde; "davacının şehirde yaşayan vatandaş sıfatıyla park alanı kullanımındaki taşınmazdan yararlanmasına aykırı olarak tesis olunan dava konusu işlemde menfaatinin etkileneceği" şeklindeki beyanlara yer verildiğinin görüldüğü,
Her ne kadar; imar planı değişikliği, kamusal yanı ağır basan işlemlerden olsa da, dava konusu işlem ile davacı arasında meşru, güncel, somut bir menfaat bağının bulunması gerektiği, aksi durumun kabulünün toplum yararına olduğu düşünülen her konuya, tüm vatandaşların ve şehir sakinlerinin dava açma olasılığını beraberinde getireceği, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin yasal düzenlemelerin amacına aykırı olacağı,
Bu yönüyle, dava konusu işlemin, davacının menfaatini etkileyip etkilemediği araştırılırken, davacının kent sakini sıfatıyla dava açıp açamayacağı hususunun incelenmesi gerektiği,
İmar mevzuatında, park ve rekreasyon kullanımlarının yeşil alan başlığı altında düzenlendiği, "park" alanı belirlenen taşınmazın, "park ve rekreasyon" alanı olarak değiştirilmesi neticesinde, yeşil alan fonksiyonunun halen devam ettiği ve imar planı değişikliğinin kent ve kent parçasında yaşayanların kullanımına açık umumi hizmet alanlarının kaybına ilişkin olmadığı hususları göz önüne alındığında, dava konusu işlemin çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konular arasında yer almadığı, davacının yaşadığı yerin, taşınmazdan başka bir yerde bulunması karşısında, dava konusu işleme karşı kişisel, ciddi ve güncel bir menfaat bağı bulunmadığı gerekçesiyle,
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin .... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 14. maddesinin ikinci fıkrasında; "Sosyal ve kültürel altyapı alanları:
... ab - Parklar: Kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçlarına cevap veren alanlardır. İmar planındaki park alanlarının içerisinde park için gerekli başka tesisler gösterilmemişse, ancak büfeler, havuzlar, pergoleler, açık çayhane ve genel heladan başka tesis yapılamaz. Lüzumu halinde açık spor tesisleri yapılır. ...
ac - Piknik ve eğlence (rekreasyon) alanları: Kentin açık ve yeşil alan ihtiyacı başta olmak üzere, kent içinde ve çevresinde günübirlik kullanıma yönelik ve imar planı kararı ile belirlenmiş; eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabileceği lokanta, gazino, kahvehane, çay bahçesi, büfe, otopark gibi kullanımlar ile, tenis, yüzme, mini golf, oto kros gibi her türlü sportif faaliyetlerin yer alabileceği alanlardır. Bu alanda yapılacak yapıların emsali (0.05) i, yüksekliği (6.50) m. yi geçemez." hükmüne yer verildiği,
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, park ve rekreasyon kullanımlarının yeşil alan niteliğinde olduğunda kuşku bulunmamakla birlikte, iki kullanımın içeriği dikkate alındığında, birbirinden farklılık arz ettiği, rekreasyon alanlarında, park alanlarına kıyasla çok daha geniş bir kullanım çeşitliliği öngörüldüğü, bu alanlarda belli emsal ve yükseklik sınırlamaları çerçevesinde günübirlik kullanım ile sportif faaliyetlere yönelik yapılaşmaların yer alabilmesi mümkün iken, park alanları içerisinde bu nitelikteki kullanımların yapılmasının söz konusu olmadığı,
Uyuşmazlıkta, dava konusu plan değişikliği ile park kullanımındaki taşınmazın, park ve rekreasyon alanı olarak belirlenmesi üzerine, semt sakini sıfatıyla davacı tarafından, rekreasyon alanının yukarıda yer verilen niteliğine vurgu yapılarak bakılan davanın açıldığı,
Bu durumda, plan değişikliğine konu alanın bulunduğu ilçe içerisinde ikamet eden davacı tarafından, meri planda park alanı olarak belirlenmiş dava konusu taşınmazda, niteliği itibarıyla park alanına kıyasla kısmi bir yapılaşmaya konu edilebilen rekreasyon alanı kullanımı getirilmesine yönelik plan değişikliğine karşı, semt sakini sıfatıyla açtığı davada, kişisel ve güncel menfaatinin bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı ve dava konusu edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ....'IN DÜŞÜNCESİ :
Dosyanın incelenmesinden; davacının, davanın açıldığı tarihte, mernis adresinin Yenimahalle ilçesi olduğu, Uyap üzerinden yapılan incelemede ise günümüzde, Altındağ ilçesinde ikamet ettiği görülmektedir.
Davacının; imar planı değişikliği yapılan Çankaya ilçesinde ikamet etmediği gibi anılan ilçede herhangi bir taşınmazı bulunmadığı görülmekle birlikte, daha önceki imar planına göre şehirde yaşayan herkesin bedelsiz şekilde kullanımına açık ve mülkiyeti kamuya ait park (yeşil) alanında kaldığı anlaşılan kent merkezindeki uyuşmazlık konusu yerde; eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabileceği lokanta, gazino, kahvehane, çay bahçesi, büfe, otopark gibi kullanımlar ile, tenis, yüzme, mini golf, oto kros gibi her türlü sportif faaliyete yönelik yapı inşa edilebilmesine olanak sağlayan değişikliğin, kamu yararını yakından ilgilendirdiği ve tüm kent halkının dava konusu alanla olabilecek etkileşimi ve yararlanma hakkı bulunduğu dikkate alındığında, aynı büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde oturan ve park kullanımından yararlanma hakkı bulunan davacının, dava konusu işlemle menfaat bağı ve dolayısıyla dava açma ehliyeti bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile .... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararının, ısrara ilişkin kısmının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu alan, İmar ve İskan Bakanlığınca 1968 yılında onaylanan Bölge Kat Nizamı Planında, “park alanı" olarak belirlenmiş, ... Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile "park ve rekreasyon alanı" kullanımına ayrılmış, anılan imar planı değişikliği ... tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
Davacı tarafından askı süresi içinde, ... tarih ve .... sayılı dilekçe ile imar planı değişikliğine yapılan itiraz, zımnen reddedilmiştir
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davası olarak tanımlanmıştır.
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 14. maddesinin ikinci fıkrasında; "Sosyal ve kültürel altyapı alanları:
a - Yeşil alanlar: Toplumun yararlanması için ayrılan oyun bahçesi, çocuk bahçesi, dinlenme, gezinti, piknik, eğlence ve kıyı alanları toplamıdır. Metropol ölçekteki fuar, botanik ve hayvanat bahçeleri ile bölgesel parklar bu alanlar kapsamındadır.
aa - Çocuk bahçeleri: 0-5 yaş grubunun ihtiyaçlarını karşılayacak alanlardır. Bitki örtüsü ile çocukların oyun için gerekli araç gereçlerinden büfe, havuz, pergole ve genel heladan başka tesis yapılamaz.
ab - Parklar: Kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçlarına cevap veren alanlardır. İmar planındaki park alanlarının içerisinde park için gerekli başka tesisler gösterilmemişse, ancak büfeler, havuzlar, pergoleler, açık çayhane ve genel heladan başka tesis yapılamaz. Lüzumu halinde açık spor tesisleri yapılır.
ac - Piknik ve eğlence (rekreasyon) alanları: Kentin açık ve yeşil alan ihtiyacı başta olmak üzere, kent içinde ve çevresinde günübirlik kullanıma yönelik ve imar planı kararı ile belirlenmiş; eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabileceği lokanta, gazino, kahvehane, çay bahçesi, büfe, otopark gibi kullanımlar ile, tenis, yüzme, mini golf, oto kros gibi her türlü sportif faaliyetlerin yer alabileceği alanlardır. Bu alanda yapılacak yapıların emsali (0.05) i, yüksekliği (6.50) m. yi geçemez. ..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davalarının, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli araçlardan olduğu; ancak, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içerisinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç bulunmaktadır.
Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdirinin de yargı merciilerine bırakıldığı, iptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisinin kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşeceği; başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunmasının gerektiği, aksi halde kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkının doğacağı, bu durumun ise idarenin işleyişini olumsuz etkileyeceği açıktır.
Bununla birlikte, çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, Danıştay içtihatlarıyla, belde sakini olmak, dava açmak için yeterli görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, Ankara ilinde yaşayan biri olarak; parselasyon yapılan yerlerde, düzenleme ortaklık payı (DOP) ile bu yerlerin ihtiyacı olan, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, cami ve karakol gibi umumi hizmet alanlarının karşılanacağı ve düzenleme ortaklık payından karşılanan bu alanların başka maksatlarla kullanılamayacağının İmar Kanunu'nda hüküm altına alındığı, davalı belediyenin kamuya terk edilmiş bir alanda, kullanım amacına aykırı şekilde imar planı değişikliği yapmasının mümkün olmadığı, bu bağlamda sosyal donatı alanı olan park (yeşil) alanında, yapı inşa edilebilmesi amacıyla “rekreasyon” kullanım kararı getirilmesinin; kentte yaşayanların bitki örtüsü ve dinlenme ihtiyacına cevap vermeyen nitelikte bir değişiklik olduğu, imar planı değişikliğinin teknik bir gerekçesinin bulunmadığı ve planlama ilkelerine aykırı şekilde 1/5000 ölçekli nazım imar planının bütünlüğüne aykırı şekilde parsel bazında değişiklik yapıldığı iddiaları ile açılan bu davadaki talebin, çevre, tarihi, kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren hususlar kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Zira; yapılan değişiklik ile, herhangi bir sosyal ve teknik altyapı alanı kaldırılıp, bunun yerine kamusal nitelikte olmayan yapı ve nüfus yoğunluğu artırılmamış olup, daha önce imar planında "park" alanı olarak belirlenmiş olan taşınmazın fonksiyonuna, imar mevzuatında yine "yeşil alanlar" kapsamında ve kamusal kullanım niteliğinde düzenlenmiş olan "rekreasyon" kullanımı eklenmiştir.
Bu durumda, dava konusu edilen işlem ile doğrudan menfaat ilişkisi olmayan davacı tarafından açılan davanın, ehliyet yönünden reddi gerektiğinden, işin esasına girilmek suretiyle verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ısrar kararında, hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki .... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4.Kesin olarak, 25/04/2022 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının, usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalının temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması ve uyuşmazlığın esasının incelenmesi için dosyanın Daireye gönderilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
EK GEREKÇE
XX- Dosyanın incelenmesinden; davacının, davanın açıldığı tarihte mernis adresinin Yenimahalle ilçesi olduğu, Uyap üzerinden yapılan incelemede ise günümüzde, Altındağ ilçesinde ikamet ettiği görülmektedir.
Bu durumda; imar planı değişikliği yapılan Çankaya ilçesinde ikamet etmediği gibi anılan ilçede herhangi bir taşınmazı da bulunmadığı anlaşılan davacının, ikamet ettiği yere uzak bir yerde yapılan plan değişikliği ile hiç bir menfaatinin etkilenmediği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, çoğunluk kararındaki bozma gerekçesine katılmakla birlikte, yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle ısrar kararının bozulması gerektiğini düşünmekteyiz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.