Abaküs Yazılım
13. Daire
Esas No: 2022/1969
Karar No: 2022/1832
Karar Tarihi: 25.04.2022

Danıştay 13. Daire 2022/1969 Esas 2022/1832 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/1969 E.  ,  2022/1832 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    ONÜÇÜNCÜ DAİRE
    Esas No:2022/1969
    Karar No:2022/1832

    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Şehiriçi Doğal Gaz Dağıtım
    Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (... )
    VEKİLLERİ : Av. ...
    Av. ...
    Av. ...
    KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
    VEKİLİ : Av. ...

    İSTEMİN KONUSU : Davacı şirket tarafından, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararlarının uygulandığı dönemde geçerli olmak üzere yeni taşıma bedellerinin belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile anılan karara karşı yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada; ...İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddi yolundaki kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Kanuni süresi içinde temyiz isteminde bulunulmadığından, istemin süre yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkimi'nin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'ın; "2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 7. fıkrasında yer alan, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşıldığı hâllerde dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak karar verileceği kuralı uyarınca, kesin olarak temyiz süre ret kararı verilmesi hâlinde temyiz eden tarafın temyiz talebinin süresinde olduğunu savunma imkânı kalmamaktadır. Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen hak arama hürriyetinin tesisi için herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olması, adil yargılanma hakkı kapsamında tarafların aleyhine olan durumlara ilişkin görüş ve itirazlarının alınarak yeterli tartışma imkânının tanınması gerektiği dikkate alındığında, temyiz istemi süre yönünden reddedilen tarafa itiraz imkânının tanınmaması Anayasa’da öngörülen adil yargılanma hakkına aykırı olduğundan, 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 7. fıkrasının "temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı" ibaresi yönünden iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği" yolundaki görüşüne karşılık, söz konusu düzenleme Anayasa'ya aykırı görülmeyerek gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE:
    USUL YÖNÜNDEN:
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâlinde kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; yedinci fıkrasında ise, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşılması hâlinde, 6. fıkrada sözü edilen kararın, Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
    2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde, elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Elektronik işlemler" başlıklı 445. maddesinin ikinci fıkrasında, elektronik ortamda, güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabileceği, harç ve avans ödenebileceği, dava dosyalarının incelenebileceği, anılan Kanun kapsamında fizikî olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgelerin güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabileceği ve gönderilebileceği; dördüncü fıkrasında ise, elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda biteceği kuralı yer almıştır.
    7201 sayılı Tebligat Kanunu'na 6099 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile eklenen "Elektronik tebligat" başlıklı 7/a maddesinin dördüncü fıkrasında, elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
    Temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararının 29/11/2021 tarihinde davacı vekilinin elektronik tebligat adresine ulaştığı ve bu tarihi izleyen beşinci günün sonunda 04/12/2021 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmiş sayıldığı, temyiz süresinin 30 (otuz) gün olduğu ve bunun Bölge İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği dikkate alındığında, bu karara karşı en geç 03/01/2022 tarihinde temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 29/03/2022 tarihinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden gönderilen dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin incelenmesi mümkün değildir.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
    2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
    3. Kullanılmayan ... -TL tutarındaki yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
    4. Kararın bir örneğinin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini ve taraflara tebliğini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine,
    5. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak 25/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi