
Esas No: 2022/1850
Karar No: 2022/1841
Karar Tarihi: 25.04.2022
Danıştay 13. Daire 2022/1850 Esas 2022/1841 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1850 E. , 2022/1841 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1850
Karar No:2022/1841
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU : Şırnak ili, İdil ilçesi, ... sınırları içinde bulunan ve mülkiyeti Hazine'ye ait olan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın "açık artırma" usulüyle satışına ilişkin 08/07/2021 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin feshi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada; davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Kanuni süresi içinde temyiz isteminde bulunulmadığından, istemin süre yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'ın; "2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 7. fıkrasında yer alan, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşıldığı hâllerde dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak karar verileceği kuralı uyarınca, kesin olarak temyiz süre ret kararı verilmesi hâlinde temyiz eden tarafın temyiz talebinin süresinde olduğunu savunma imkânı kalmamaktadır. Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen hak arama hürriyetinin tesisi için herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olması, adil yargılanma hakkı kapsamında tarafların aleyhine olan durumlara ilişkin görüş ve itirazlarının alınarak yeterli tartışma imkânının tanınması gerektiği dikkate alındığında, temyiz istemi süre yönünden reddedilen tarafa itiraz imkânının tanınmaması Anayasa’da öngörülen adil yargılanma hakkına aykırı olduğundan, 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 7. fıkrasının "temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı" ibaresi yönünden iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği" yolundaki görüşüne karşılık, söz konusu düzenleme Anayasa'ya aykırı görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İvedi yargılama usulü'' başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasında ivedi yargılama usulü uygulanacak uyuşmazlıklar sayılmış, (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında, ivedi yargılama usulünde uygulanacak süreler belirtilmiş, (g) bendinde, verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, (h) bendinde, temyiz dilekçelerinin üç gün içinde inceleneceği ve tebliğe çıkarılacağı, bu Kanun'un 48. maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kural altına alınmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâlinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında ise, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşılması hâlinde, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin dördüncü fıkrasında, "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." kuralına yer verilmiştir.
Temyizen incelenerek bozulması istenen Mahkeme kararının 25/01/2022 tarihinde davacı vekilinin elektronik tebligat adresine ulaştığı ve bu tarihi izleyen beşinci günün sonunda 30/01/2022 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmiş sayıldığı, temyiz süresinin 15 (on beş) gün olduğu ve bunun İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği dikkate alındığında, bu karara karşı en geç 14/02/2022 tarihinde temyiz başvurusunda bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 01/03/2022 tarihinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden gönderilen dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin incelenmesi mümkün değildir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi ve 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak, 25/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.