
Esas No: 2021/1763
Karar No: 2022/1640
Karar Tarihi: 25.04.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/1763 Esas 2022/1640 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1763 E. , 2022/1640 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1763
Karar No : 2022/1640
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av. ... , Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Anonim Ortaklığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 15/10/2020 tarih ve E:2015/1980, K:2020/3845 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Hava Aracı Adi Kiralama ve İşletme Sözleşmeleri konulu Genelge (UOD-2014/1) ile Hava Aracı Tescil Sözleşmeleri konulu Genelge'nin (2011/01), uçak satın alma, finansal kiralama, adi kiralama ve işletme sözleşmelerinin noterde düzenleme veya noterde onaylama şeklinde yapılması gerektiğine ilişkin kurallarının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 15/10/2020 tarih ve E:2015/1980, K:2020/3845 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği,
Hava Aracı Adi Kiralama ve İşletme Sözleşmeleri konulu Genelge (UOD-2014/1) yönünden;
Dava konusu Genelge'nin dayanağı olan 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu'nun 119. maddesinde; kira ve carter sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılmadıkça muteber olmadığı, kira sözleşmesinin üçüncü kişilere dermeyan edilebilmesi için uçak siciline şerh verilmesinin gerekli olduğu hükmüne yer verildiği,
Davaya konu Genelgede ise, bir hava aracını filosuna dahil etmeyi planlayan işletmelerin, ilgili hava aracının ziliyetliğini (kullanım hakkı) elde etmesinin sebebini oluşturan adi kiralama/işletme sözleşmesinin noter onaylı aslının Genel Müdürlüğe ibraz edilmesi gerektiği, yurt dışından adi kiralama yöntemi ile yurda ithal edilecek hava araçlarının tescil işlemleri sırasında ayrıca kiralama sözleşmesi Türkçe dışında bir dilde hazırlanmış ise ilgili sözleşmenin noter onaylı tercümesinin ibraz edilmesi gerektiği, bununla birlikte Genel Müdürlüğe ibraz edilen noter onaylı kiralama/işletme sözleşmelerinin feshi halinde, ilgili tescil işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için fesih sözleşmesinin noter onaylı aslının Genel Müdürlüğe sunulmasının zorunlu olduğu kurallarının düzenlendiği,
2920 sayılı Kanun'da, anılan sözleşmelerin geçerliliği için adi yazılı şekilde yapılmalarının yeterli görüldüğü, noter onayı şartının aranmadığı, ek şart getirme konusunda da davalı idareye herhangi bir yetki tanınmadığı anlaşıldığından, Kanun'da yer almayan şekil şartlarına yer veren dava konu Genelge'nin anılan kurallarında hukuka uygunluk bulunmadığı,
Hava Aracı Tescil Sözleşmeleri konulu Genelge (2011/01) yönünden;
2920 sayılı Kanun'un 66. maddesinde; hava aracının tamamı veya bir payı üzerinde mülkiyet ve diğer ayni hakların tesisi, devri ve temliki için yazılı sözleşme yapılmasının gerekli ve yeterli olduğu, temlike ilişkin sözleşmelerin yazılı şekilde yapılmadıkça muteber olmayacağı, sözleşmelerin uçak siciline tescil edilmeden üçüncü şahıslar bakımından hüküm ifade etmeyeceği hükümlerine yer verildiği,
Davaya konu Genelge'nin, "Yurtdışından İthal Edilen Hava Araçları" başlıklı kısmında; sözleşmenin, yurda ithali düşünülen hava aracının iktisap şekline uygun olarak, a) iktisap şeklinin satın alma olması halinde, Türkçe dışında bir dilde hazırlanması durumunda sözleşmenin aslı ile birlikte noter onaylı tercümesinin; b) iktisap şeklinin adi kiralama olması halinde, sözleşme Türkiye’de yapılırsa noter huzurunda düzenleme şeklinde hazırlanarak aslının, sözleşme yurt dışında yapılırsa, Türkçe dışında bir dilde hazırlanması halinde sözleşmenin aslı ile birlikte noter onaylı tercümesinin apostil şerhi konularak; c) iktisap şekli sınır ötesi finansal kiralama ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun sözleşmenin dercine dair Genel Müdürlüğe hitaben yazısı ile ekinde düzenleme şeklinde hazırlanan sözleşmenin Genel Müdürlüğe sunulmasının zorunlu olduğu; "Yurtiçinde Satışı Yapılan Hava Araçları" başlıklı kısmında; Türk Sivil Hava Aracı Sicili’ne kayıtlı hava araçlarının yurt içinde satış, devir ve temliki hallerinde de noter huzurunda onaylanmış onaylama şeklinde sözleşmenin aslı veya suretinin Genel Müdürlüğe sunulmasının zorunlu olduğu; "Yurtdışına İhraç Edilen Hava Araçları" başlıklı kısmında; yurda kati veya geçici ithal edilmiş hava araçlarının yurt dışına terkini hallerinde; a) sözleşme yurt içinde yapılırsa, sözleşmenin aslı veya noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılmış sözleşme aslının, eğer sözleşme noter huzurunda yapılmamış ise sözleşmeyi imzalayan tarafların noter onaylı imza sirküleri aslı ve sözleşmeyi imzalamaya yetkili olduğuna dair noter onaylı belgelerin asıllarının, b) sözleşme yurt dışında yapıldıysa; Türkçe dışında bir dilde hazırlanması halinde sözleşmenin aslı ile birlikte noter onaylı tercümesinin, apostil şerhi konularak Genel Müdürlüğe sunulması gerektiğinin düzenlendiği,
2920 sayılı Kanun'da, hava aracının tamamı veya bir payı üzerinde mülkiyet ve diğer ayni hakların tesisi, devri ve temliki için yazılı sözleşme yapılmasının gerekli ve yeterli olduğu, temlike ilişkin sözleşmelerin yazılı şekilde yapılmadıkça muteber olmayacağı, sözleşmelerin uçak siciline tescil edilmeden üçüncü şahıslar bakımından hüküm ifade etmeyeceğinin düzenlendiği, söz konusu sözleşmelerin geçerliliği için adi yazılı şekilde yapılmalarının yeterli görüldüğü, noter şartının aranmadığı, ek şart getirme konusunda da davalı idareye herhangi bir yetki tanınmadığı görüldüğünden, Kanun'da yer almayan şekil şartlarına yer veren davaya konu Genelge'nin anılan kurallarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, noter aracılığıyla sözleşme yapılmasının, tescile esas bilgilerin doğruluğu ve gerçekliği açısından önemli olduğu, tarafların sicile kayıt ettirmeden de hava aracını yazılı sözleşme ile devir veya temlik edebileceği, bu anlamda tescilin hava aracının devir ve temliki için geçerlik şartı olmadığı, ancak hava aracının 3. kişiler nezdinde hüküm ifade edebilmesi için sicile kaydının zorunlu olduğu, yabancılık unsuru taşıyan sözleşmelerde tarafların iradelerinin ve gerçekliğinin kontrolünün noterler ve apostiller aracılığı ile sağlanmasının sicilin güvenilirliğinin sağlanması açısından elzem olduğu, dava konusu düzenlemelerin iptaline ilişkin temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 15/10/2020 tarih ve E:2015/1980, K:2020/3845 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak 25/04/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Davacı şirket tarafından; davalı idarece 10/08/2014 ve 05/03/2011 tarihlerinde yayımlanan Genelgelerin ilgili hükümlerinin iptalinin istenildiği, anılan genel işlemlere dayalı herhangi bir uygulama işleminin de dava konusu edilmediği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, davacı tarafından dava konusu Genelgelere dayalı uygulama işlemi olarak (dava açılmamakla beraber) 21/07/2014 ve 10/06/2014 tarihli noterlik makbuzları gösterilmekte ise de, anılan makbuzların hangisinin hangi Genelge ile bağlantılı olduğu anlaşılamamaktadır.
10/08/2014 ve 05/03/2011 tarihlerinde ilan edildiği tartışmasız olan Genelgelere karşı, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde de belirtildiği üzere, ilan tarihini izleyen günden itibaren idari dava açma süresi içerisinde idari yargı mercilerinde dava açılması gerekirken, belirtilen süreler geçirildikten sonra 26/12/2014 tarihinde açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 14/3-e ve 15/1-b maddeleri uyarınca süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.