20. Hukuk Dairesi 2016/6900 E. , 2018/1059 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine - Orman Yönetimi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde özetle; Muş ili,... ilçesi, ... köyünün kadastrosu yapılırken uzun zamandan beri malik sıfatıyla kullandığı, çayır olarak tasarruf ettiği arazisinin 123 ada, 3 parsel olarak "orman" niteliği ile Hazine adına tespit edildiğini, bu yerin orman ile bir ilgisinin olmadığını, bu yerde orman kalıntısının bile mevcut olmayıp, çayır niteliğinde olduğunu ve 40-50 seneden beri tasarrufu altında olduğunu, zilyetlik iktisap koşullarının kendi lehine oluştuğunu beyan ederek; orman niteliği ile tespiti yapılan yerin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, kendisi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; taşınmazın konum itibariyle orman muhafaza karakteri taşıdığı, taşınmazın çevresi ile değerlendirildiğinde diğer ormanlık alanlarla bir bütünlük oluşturduğu, dört tarafı orman ile çevrili olmadığı, ancak ormanlık alanlar ile benzer özellikte olduğu, taşınmazın kadimden beri orman arazisi olduğu, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkralarının, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkralarının da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğu, bu yollarla ormandan yer kazanılmasının mümkün olmadığı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun kabulü gerektiği, taşınmazın kadimden beri orman arazisi olduğu ve zilyedlikle kazanılması mümkün olmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK"nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi uyarınca açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Dava konusu Mollababa köyünde kain; 123 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın, 22/12/2008 tarihindeki kadastro çalışmalarında; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu yapılmamış ancak orman vasfındaki yerlerden olduğundan bahisle, orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, kadastro tutanağının 31/01/2009 tarihinde itirazsız kesinleşmesi üzerine taşınmazın tespit gibi Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Öncelikle; düzenlenen yapılan keşif tutanağına göre, mahkemenin gözleminin dava dışı 123 ada, 82 parsele ilişkin olduğu,
2-Dosya kapsamından Korkut ilçesi, Mollababa köyü, 123 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptalinin istendiği, bu parselin 82.614 m2 yüzölçümü ile orman nitaliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, ancak yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında ayrı ayrı krokilere yer verildiği, dava konusu 123 ada, 3 parselin gerçek krokisinin hangisi olduğu konusunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmakla; tapusunun iptali istenilen taşınmaza ilişkin kadastro paftasının ilgili yerlerden getirtilmek suretiyle dosyanın fen ve orman bilirkişilerine tevdi edilerek dava konusu parselin yerinin doğru olarak işaretlenmesi, doğru parsel üzerinde keşif yapılıp yapılmadığı hususunda bilirkişilerden açıklamalı ek rapor alınması gerekmekle, açıklanan nedenlerle mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle doğru parsel üzerinde keşif yapılarak, tarafların delilleri toplanıp değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda anlatıldığı şekilde eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm tesisi isabetsiz olup hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/02/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.