4. Hukuk Dairesi 2015/14931 E. , 2017/5243 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... (...) aleyhine 28/01/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca adli yardım talepli olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, davacının adli yardım talebinin mahkemece 04/04/2014 tarihli ara kararıyla kabul edilmiş olduğu ve adli yardımın HMK"nın 335/3. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine kadar devam ettiği görülmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; dava dışı ...’ın kendisine olan borcunu ödeyeceğini söyleyerek davalının işlettiği fırına çağırdığını, bir süre kendisiyle konuştuktan sonra bu işyerini terk eden ...’ın talimatı ile davalı ... ’ın işyerinin yazıhane bölümüne kendisini hapsederek darp ettiğini, üzerindeki elbiseleri de parçalayıp çıplak vaziyette fotoğraflarını çektiğini ve bu fotoğrafları internette yayınlamakla tehdit ettiğini, davalı ve dava dışı ... hakkında açılan ceza davasında her ikisinin de kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmalarına karar verildiğini ileri sürerek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, dava dışı ...’in kendisinin yanında çalıştığını, iddia edilen olaydan haberinin olmadığını, olay günü işyerine döndüğünde işçisi olan ...’i işyerinden çıkarken gördüğünü, işyerine girdiğinde davacı ile karşılaştığını, davacının ...’e verdiğini söylediği parayı işvereni olarak kendisinden istediğini, davacının bu talebini reddettiğini, aralarında sözlü tartışmadan öte bir olay yaşanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, olay tarihinde taraflar arasında tartışma yaşandığı, ancak davacının iddia ettiği şekilde darp edildiği ve çıplak fotoğraflarının çekildiği yönünde soyut iddia dışında delil bulunmadığı, davacı tanıklarının beyanlarının iddiayı kanıtlamaktan uzak soyut nitelikli beyanlar olduğu, ceza yargılamasında verilen karar kesinleşmediği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle bağlayıcı da olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olay sebebiyle davalı, kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği gerekçesi ile yargılanmış ve ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/36 esas, 2013/616 karar sayılı ilamı ile kasten yaralama suçundan 4 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve her
iki suç yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ancak ... 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1026 esas sayılı dosyasında bu karar ile ilgili olarak ihbarda bulunulmuştur.
Dava dışı ...’ın da aynı ceza davasında aynı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiş, ... tarafından kararın temyiz edilmesi nedeniyle dosyanın Yargıtay’da bulunduğu ve temyiz incelemesinin sonuçlanmadığı anlaşılmıştır. Yine davacının üzerindeki elbiselerin parçalanması ve çıplak resimlerinin internete verilmekle tehdit edilmesi yönündeki iddialarına ilişkin olarak ise mala zarar verme ve basit tehdit suçlarından davalı ve dava dışı ... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.
CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder." Ceza mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlanan kararı, kesinleşmiş bir mahkumiyet niteliğinde olmadığı gibi, TBK’nın 74. maddesi anlamında hukuk hakimi yönünden bağlayıcılığı yoktur.
Ceza dosyasının incelenmesinde, iddianamedeki anlatım tekrar edilerek ve müşteki anlatımı, kısmen tanık anlatımları ve kısmen savunmalar ile mağdurun doktor raporundan davalının davacıya yönelik eylemleri gerçekleştirdiği sonucuna varıldığı belirtilerek, davalının cezalandırılmasına karar verilmiştir. Ancak hangi tanık ifadelerine ve hangi savunmalara kısmen itibar edildiği karar yerinde tartışılmadan genel ifadelerle ceza hükmü kurulmuştur. Ceza yargılaması neticesinde tesis edilen hükümdeki olayın kabul biçimi ve sübut ile mahkeme kararının gerekçesinde belirttiği husus uyumlu olmamıştır.
Şu halde, davalı hakkında ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/36 esas sayılı dosyasından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili olarak, ... 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1026 esas sayılı dosyasından 18/06/2015 tarihinde ihbarda bulunulduğu anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının neticesinin beklenilmesi ve varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA 02/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.