4. Hukuk Dairesi 2015/12938 E. , 2017/5267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/09/2014 gününde verilen dilekçe ile kasten yaralama eylemine dayalı haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen 30/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında uzun zamandan beri husumet olduğunu, davacının aracına binmek için yaklaştığında, arabaların arasında sopa ile bekleyen davalının davacıya sopayla vurmak suretiyle burnu ve sol kolunu kırdığını, davalı hakkında ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonunda bu eylemi nedeniyle mahkumiyetine karar verildiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, olay nedeniyle tarafların her ikisininde ceza aldıklarını, davacının 1944 doğumlu olup, herhangi bir maddi kaybının olmadığını, yaşı gereği çalışamadığını, davanın kötüniyetli olarak açıldığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacı ve davalının ceza mahkemesinde yargılanarak ceza aldıkları, davacının, maddi tazminat talebine ilişkin olarak herhangi bir belge ya da makbuz sunamadığı, ancak kolunun kırık olması nedeniyle bahçesinde işçi çalıştırdığı ve 200,00 TL ödemede bulunduğu, tarafların yaralama eylemlerinin karşılıklı olması nedenleri de gözetilerek maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu 47. maddesi (TBK md.56) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan olayda; olayın gerçekleşme şekli, tarafların konumu, yaralanma derecesi ve olay tarihi de dikkate alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı yararına daha üst seviyede manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.