Abaküs Yazılım
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No: 2021/3953
Karar No: 2022/1600
Karar Tarihi: 21.04.2022

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/3953 Esas 2022/1600 Karar Sayılı İlamı

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3953 E.  ,  2022/1600 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
    Esas No : 2021/3953
    Karar No : 2022/1600

    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
    VEKİLİ : Av. ...
    KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
    VEKİLİ : ...

    İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Kastamonu İli, Ağlı İlçesi ... Kur'an Kursunda Kur'an kursu öğreticisi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1/(b) maddesinde yer alan ortak niteliği kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/1/(b) maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi kayıpların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararıyla;
    657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48 ve 98.; 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 9.; Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 5. madde hükümlerine yer verildikten sonra;
    Olayda, dosyada mevcut tüm tanık ifadeleri, iletişim bilgileri ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, Yönetmeliğin 5/1/(b) maddesinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" koşulunu kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 98/1/(b) maddesi uyarınca göreve son verme işleminin tesis edilebilmesi için, disiplin soruşturması usul ve ilkeleri derecesinde olmasa da, sözü edilen koşulun sonradan kaybedildiğinin idarece yapılacak bir soruşturma ile hukuken kabul edilebilir somut delillerle hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ilgilinin de usulüne uygun ifadesi alınmak suretiyle açıkça ortaya konulması gerekmesi karşısında; davacıya isnat edilen eylemlerin bir kısmının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça ortaya konulamadığı, davacının, müstakbel eşi ... ile bazen İstanbul'da bazen de Kastamonu'da kol kola karı koca gibi gezdiği, telefonda müstakbel eşine "canım, sevgilim, parana evine ihtiyacım yok, senin eşin, karın olmak istiyorum" dediği, kendisi ve yeni eşi evli iken cinsel ilişkiye girdikleri, çocuklarının baskısı sonucu ...'nin bu durumu eşinin ve çocuklarının huzurunda itiraf ettiği iddialarının somut olarak ispatlanamadığı, söz konusu iddiaların ...'nin çocukları ve eski eşi ...'nin beyanlarına dayandığı ancak iddiadan öteye geçmediğinin anlaşıldığı,
    Ancak dosyaya sunulan HTS kayıtlarında, davacıya ait (... ) numaralı telefon ile davacının şimdiki eşi ...'ye ait (...) numaralı telefon arasında yapılan telefon görüşmesi kayıtlarına bakıldığında, tarafların birbirlerini 17/09/2010 ve 18/07/2011 tarihleri arasında 1488 defa aradıkları; davacının bu telefon görüşmeleri için, İstanbul'da Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Aile İrşad ve Rehberlik bürolarında çalıştığı dönemde şu an ki eşi ...'nin, önceki eşi ... ile arasında yaşanan ailevi problemlere yönelik olarak görüştüklerini ileri sürdüğünün görüldüğü,
    Yönetmeliğin 5/1/(b) maddesi hükmünde vurgu yapılanın, "tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir" olması şeklindeki "ortak nitelik" olduğu; dava dosyasındaki bilgi belgelerin incelenmesinden de, davacının, gayri ahlaki ilişki içerisinde olduğu iddia edilen ... ile 2009 yılında tanıştıkları ve daha sonra ilişkilerinin evlenme amacıyla ilerlediği, davacı ve şimdiki eşi ...'nin bu ilişkileri sonrası eski eşlerinden boşandıkları, boşanmadan önceki dönem yaptıkları telefon görüşmelerinin sayısının fazlalığı, manevi yardım alma amacıyla 10 aylık bir sürede 1488 telefon görüşmesi yapılması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Kur'an kursu öğreticisi olarak görev yapan davacı ile şimdiki eşi ... ile arasındaki ilişkinin olağan arkadaşlık ilişkisi ve manevi yardım alma ilişkisinin ötesinde hayatın olağan akışına aykırı bir ilişki olduğu ve bu durumun evlilik birlikleri devam ettiği süre boyunca süregeldiği açık olduğundan, davacının anılan Yönetmeliğin 5/1/(b) maddesinde yer alan ortak niteliği kaybettiği sonucuna ulaşıldığı,
    Bu durumda; davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1/(b) maddesinde belirtilen "ortak nitelik" şartını kaybetmesi nedeniyle, 657 sayılı Kanun'un 98/1/(b) maddesi uyarınca memuriyetine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
    Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 24/02/2021 tarih ve E:2021/268, K:2021/947 sayılı kararıyla;
    Mevzuat hükümleri uyarınca, atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan alanlarda görev yapan personelin, 657 sayılı Kanun'un 48/1/(B-2) ve 98/1/(b) bendi uyarınca Yönetmelikte aranılan "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu'' şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verme işleminin tesisi için, ''İslam törelerine uygun olmayan bir eylemin bulunmasının'' yanında diğer bir şart olarak ''bu eylemin çevresinde bilinir olması gerektiği'' ancak bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi durumunda görevine son verilebileceği,
    Uyuşmazlık konusu olayda, davacının görevine son verilmesine neden olan eylemlerinin İslam törelerine uygun olmadığı tartışmasız olmakla birlikte, söz konusu eylemlerinin çevresinde bilinir olduğu hususunun, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle ispat edilemediği gibi, "çevresinde bilinir olması" şeklinde alenileşmediği, mesleğine ya da sosyal çevresine yansımalarının olduğuna dair bir bulgunun olmadığı, dolayısıyla yönetmelikte aranan koşullardan birisinin gerçekleşmediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği, gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, soruşturma raporunda hasım olduğu kişilerin gerçek dışı ifadelerden başka somut bir donenin olmadığı, 1488 defa telefon görüşmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı yorumunun hukuka aykırı olduğu, eksik değerlendirmeye dayalı olduğu, görüşme içeriklerinin olmadığı gibi, görüşmelerin ... ile mi ... ile mi olduğunun belirsiz olduğu, o dönemde görüşmelerin çoğunun Aile İrşad Bürosunda çalışması nedeniyle ... ile olduğu; bozma kararı üzerine gerekçesiz olarak ısrar kararı verilmesinin adil yargılanma, makul sürede yargılanma, kamu görevinde çalışma ve mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğu; davalı idarece hazırlanan soruşturma raporunda “adı geçenler arasında belirtilen tarzda bir ilişkinin de yaşanmış olabileceği kanısını kuvvetlendiren olaylar olarak değerlendirilmiştir” şeklindeki ifadenin haksızlığın boyutunun, masumiyet karinesinin ihlal edildiğinin göstergesi olduğu; HTS kayıtlarının usulsüz olarak disiplin dosyasına delil yapıldığı, bu kayıtların eşinin boşanma davası içeriğinden alındığı, başka dava ve işlemlerde kullanılamayacağı; aynı fiili nedeniyle hem kınama cezasının verildiği hem de ölçülülük sınırı aşılarak görevinin sonlandırıldığı; ortak nitelik şartının muğlak ve soyut olduğu, bu hükme göre görevine son verilmesinin ancak iddianın hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde sabit olmasına bağlı olduğu, hakkında ileri sürülen isnatlar ispatlanmadan dava konusu işlemin tesis edildiği; dostane duygularla ... ve ...’nin ailevi problemleri ile ilgilendiği, fakat ...’nin bu samimi duygularını suiistimal ederek kendisine kumpas kurduğu; özel hayatının ve gizliliğinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin mevzuat hükümleri çerçevesinde, usule ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, davacının iddialarının daha evvel karşılanıp çürütüldüğü, temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
    Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
    "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
    b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
    c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Davacının temyiz isteminin reddine,
    2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
    3. Kullanılmayan ... -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
    4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/04/2022 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

    KARŞI OY
    X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Onikinci Dairesinin 24/02/2021 tarih ve E:2021/268, K:2021/947 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi