
Esas No: 2021/128
Karar No: 2022/1596
Karar Tarihi: 21.04.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/128 Esas 2022/1596 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/128 E. , 2022/1596 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/128
Karar No : 2022/1596
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2017/2240, K:2020/2966 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin …tarih ve …sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2017/2240, K:2020/2966 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan …Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında yargılanmasına devam edildiği ve Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan incelemede yargılamada henüz bir karar verilmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacının yargılandığı …Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında davacının …nolu GSM hattı ile 11/09/2014-10/09/2015 tarihleri arasında ByLock uygulamasına bağlantı kurduğunun tespit edildiğinin görüldüğü; davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden, davacı tarafından …GSM numarasından, …IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Diğer hususlar yönünden, davacının, FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde yargıda önemli bir makam olan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak il merkezinde görevlendirilmesinin diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Davacının, örgüte müzahir STV grubu kanalların Digitürk Platformundan çıkarıldığı tarihten dört gün sonra Digitürk aboneliğini sonlandırmasına ilişkin durumun, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ceza yargılaması devam etmekte iken ve ByLock kullanıcısı olduğu Yargıtay kararı ile sabit görülmemişken, Yargıtayın bu hususta yapmış olduğu itirazları dikkate almışken, Dairece ByLock kullanıcısı olduğunun sabit kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu; ByLock iddiasına ilişkin tespit tarihinin işlem tarihinden sonrası olduğundan işlemin dayanağı olamayacağı, ByLock'a ilişkin verilerin ve programın delil olarak kabulünün mümkün olmadığı; ByLock programını kullanmadığı, örgüt talimatı ile gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacı ile kullandığına ilişkin bir delilin olmadığı; ByLock için bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerektiği; ByLock kayıtları yasak delil niteliğinde ise de BTK'den gelen CGNAT kayıtları incelendiğinde kayıtların doğru olmadığı açık olmasına rağmen bu hususun mahkemece dikkate alınmadığı; unvanlı göreve 2007 yılında, FETÖ kontrolündeki kurul ile ilgisi olmaksızın atandığı; sicil dosyası ve müfettiş hal kâğıtlarının incelenmesinden atamalarının FETÖ ile ilgisinin olmadığının anlaşılacağı; yüksek üyelik ücreti nedeniyle Dijitürk üyeliğini sonlandırmak istediği ancak bu şirketin sürekli zorluk çıkardığı, 12/10/2015 tarihinde abonelikten ayrıldığı, 13/10/2015 tarihinde de eşi adına aynı hizmeti daha uygun veren D-Smart aboneliği yaptırdığı, ayrılmasının kanalların kapanması ile ilgisinin olmadığı; Daire kararında hakkında kişiselleştirme yapılarak gerekçe yazıldığı, dava konusu HSK kararında ise genel gerekçelerin mevcut olduğu şahsına ilişkin bir gerekçenin mevcut olmadığı; yargılama safahatında dilekçelerinde belirttiği çeşitli iddiaların kararda karşılanmadığı; Anayasa’nın 140/3. maddesi gereği hâkim ve savcıların ihraç, disiplin gibi işlemlerinin kanunla düzenleneceğinin öngörüldüğü, hakkındaki ihraç işleminin OHAL KHK’larının verdiği yetkiye dayanılarak gerçekleştirildiği, 2802 ve 6807 sayılı Kanun hükümlerinin bu davada uygulanmamasının Anayasa'ya aykırılık teşkil edeceği; suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği; hâkimlerin bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk, tutarlılık, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakat ilkelerine ve demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığına ilişkin iddianın bulunmadığı; dava konusu işlem tesis edilirken savunma hakkının tanınmadığı, yeniden inceleme talebinin bir kanun yolu olduğu savunma hakkı olmadığı, dayanak belgeler tebliğ edilmediği için bu yolun dahi işlemin sebepleri bilinmeden kullandırıldığı; işlemin yapıldığı tarih itibarıyla dava konusu olduğu, eksikliklerin sonradan giderilebilir olmasının yapılan işlemin iptalini gerektirir sakatlıklarla malul olmasını engellemeyeceği, iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde, davacının, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan …Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında yargılanmasına devam edildiği belirtilmişse de; temyiz aşamasında UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ceza yargılaması sonucunda, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak bu kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/07/2020 tarih ve E:2017/2240, K:2020/2966 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 21/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.