
Esas No: 2021/48
Karar No: 2022/1594
Karar Tarihi: 21.04.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/48 Esas 2022/1594 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/48 E. , 2022/1594 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/48
Karar No : 2022/1594
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 09/07/2020 tarih ve E:2017/6693, K:2020/3449 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin …tarih ve …sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/07/2020 tarih ve E:2017/6693, K:2020/3449 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun'un) 3. maddesi ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan …Ağır Ceza Mahkemesinin E: …sayılı dosyasında yargılanmasına devam edildiği ve Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu yargılamada henüz bir karar verilmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından eşi adına kayıtlı olan …GSM numarasından, …IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu kararın usulüne uygun şekilde savunma hakkı kullandırılmadan verildiği; görevden uzaklaştırma kararının kendisine tebliğ edilmediği ve itiraz hakkını kullanmasının engellendiği; görevden uzaklaştırma kararına göre işlemin 2802 sayılı Kanun'a göre başlatıldığı bunun devamının aynı şekilde getirilmesi gerektiği; HSK'nın davaya 2802 ve 6087 sayılı Yasaların uygulanmayacağını iddia etmesinin yasal temeli bulunmadığı; uyuşmazlıkta disiplin hukukunun kurallarının işletilmesinin gerektiği; davalı idarece gönderilen savunmalarda bireyselleştirmede esas alındığını ileri sürdüğü belgelerin hemen hemen hepsinin meslekten çıkarmadan sonra tesis edilen işlemler olduğu, davalı idarece dava konusu işlem tesisinde kişileştirme yapılmadığı; HSK'nın tarafsızlık ilkesini ihlal ettiği; makul sürede yargılanma, adil yargılanma haklarının ihlal edildiği; ByLock kullanmadığı, bir an için aksi düşünülse dahi hukuka aykırı yol ve yöntemle elde edilen ByLock uygulamasına dair delillerin hem ceza hem disiplin hukukunda kullanılamayacağı, kendisine ait olduğu iddia edilen tespit ve değerlendirme tutanağı ile BTK kayıtları incelendiğinde birçok teknik tutarsızlığın bulunduğu, hakkında bir ID ve içerik tespitinin bulunmadığı, telefonunun incelendiği ve herhangi bir iz bulunmadığı, bu hususlar dikkate alınmadan karar verildiği; tanık beyanlarının asılsız ve gerçeğe aykırı olduğu, V.Y.Ç.'nin beyanların savunmasına neden üstün tutulduğunun açıklanmadığı, bu kişinin "ışık evinde" kaldığını itiraf etmesine rağmen hâlen mesleğini icra ettiği ancak hiçbir ilgisi bulunmadığı halde bu kişinin iftirasıyla mesleği ile ilişkisinin kesildiği, ceza yargılamasında dahi dinlenmeyen bu kişinin beyanlarına itibar edilerek karar verilemeyeceği; tanık/sanıkların kendisinin de hazır bulunduğu kamuya açık bir duruşmada ifadelerini tekrarlamadığı, kendilerine soru sorma ve sorgulama hakkının ihlal edildiği; salt tanık ifadesi ile idari yargıda işlem tesis edilemeyeceği; YARSAV üyeliğinin kuruluşundan çok sonra 2012 yılında olduğu, üyeliğinin talimatla gerçekleşmiş ise bu talimatın nerede, ne zaman ve nasıl verildiği sorularının cevabı aranmadan zanna dayalı olarak karar verildiği; meslekten çıkarma kararının gerekçesinde, sosyal çevre bilgileri, sosyal medya paylaşımları, mahallinde yapılan araştırmalar ve emniyet birimlerince hazırlanan raporların esas alındığı ifade edildiğinden, bu durumda AİHS 8. maddedeki özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlal edildiği; Daire kararında, hakkında kabul edilen iltisak ve irtibatın niteliği, kimlerle olduğu, hiyerarşik yapıdaki konumu, irtibatın başlangıcı ve nasıl olduğu, irtibatın mesleğine etkisi, ne şekilde demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin soyut delillerle dahi olsa ortaya konulmadığı; vekâlet ücretinin karar kesinleşmeden tahsil edilemeyeceğine yönelik hüküm kurulmaması nedeniyle kararda bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde, davacının, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan …Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyasında yargılanmasına devam edildiği belirtilmişse de; temyiz aşamasında UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ceza yargılaması sonucunda, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak bu kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 09/07/2020 tarih ve E:2017/6693, K:2020/3449 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 21/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.