
Esas No: 2021/1931
Karar No: 2022/1592
Karar Tarihi: 21.04.2022
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/1931 Esas 2022/1592 Karar Sayılı İlamı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1931 E. , 2022/1592 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1931
Karar No : 2022/1592
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 21/12/2020 tarih ve E:2018/3351, K:2020/5949 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 21/12/2020 tarih ve E:2018/3351, K:2020/5949 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 6749 sayılı Kanun'un 2., 3. ve 4. maddeleri ile ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan incelemede, davacı hakkındaki örgüt üyeliği suçundan ceza yargılamasının …Ağır Ceza Mahkemesinin E:…esasına kayden devam etmekte olduğunun görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından …GSM numarasından, …IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve organizasyonlar düzenlediğine, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine, 17/25 Aralık operasyonlarında savcı olarak görev yaptığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Diğer hususlar yönünden, davacının, FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı olarak görevlendirilmesinin, diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yargılamanın davalı idarenin haklılığı ön kabulü üzerinden yapıldığı; dosya kapsamında Devlete, millete ve anayasal düzene ihanet ettiğine, sadakatsizlik ettiğine dair en küçük bir delilin bulunmadığı; suç ve cezaların şahsiliği, suç ve cezalarını kanuniliği ilkelerinin ihlal edildiği; ihraç işleminin sebep unsurunun ne karar tarihinde ne de bugün itibarıyla mevcut olmadığı; delil olarak gösterilen her iddianın ihraç kararından sonra ortaya atıldığı ve elde edildiği, bu hususun dava ve cevap dilekçelerinde belirtilmesine rağmen Dairece hukuka aykırılığının açıklanmadığı, savunma ve iddiaların görmezden gelindiği; savunma hakkı tanınmadan, somut sebepleri açıklanmadan, bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde kamu hizmetinden çıkarılmasına ilişkin işlemin ölçülü olmadığı; 2802 sayılı Kanun'da acele hallerden sayılan ve ivedi olarak yapılması gereken yargılamanın 3 yılda bitirildiği; adil yargılanma hakkına riayet edilmediği; dava konusu işlemin amacının meşru olmadığı; henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının davanın reddine gerekçe yapıldığı; terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26/05/2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, 30/05/2016 tarihinde kamuoyuna bunun bildirildiği, bu yapının silahlı örgüt olduğunun 15/07/2016'da ortaya çıktığı, kendisinin bu yapı ile bir bağının olmadığı; dosya kapsamında ve iddianamede, örgüt kapsamında katıldığı herhangi bir eylem veya faaliyetten bahsedilmediği; mahkeme kararı olmadan suçlu ilan edildiği için diğer bireylerle kendisi arasında ayrımcılık yapıldığı, özel ve aile yaşamına saygı hakkının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği; meslekten ihracına dayanak yapılan hususların mevzuatta suç olarak tanımlanmadığı; dava konusu işlemin şekil, konu, sebep, maksat ve süre unsurları açısından hukuka aykırı olduğu; iddia edildiği şekilde FETÖ örgütü lehine seçim çalışması yapmadığı, bazı adayların ve hatta mevcut HSK üyesinin yemek davetine katılmasının, seçim günü oy sayımları sırasında meraktan seçim mahallinde bulunmasının vb. fiillerin hiçbir şekilde örgütsel bir davranış veya suç olmadığı; İstanbul'da özel yetkili savcılıkta geçici bir süre çalıştığı, kimseden hukuksuz emir almamayı prensip edindiğinden her dönemde ceza niteliğinde tayinler gördüğü; örgüt talimatıyla ve kasıtlı olarak altına imza koyduğu hiçbir hukuksuz işlemi/kararı olmadığı; yurt dışı İngilizce kursu talep ettiği, şartları tutmasına rağmen gönderilmediği; ByLock programını kullanmadığı, aksi yöndeki istihbarat iddiasının doğrulanmadığı; yasal bir dernek olan YARSAV'a üyeliğinin örgütlenme/dernek kurma özgürlüğü kapsamında olduğundan suç olarak nitelendirilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde, davacı hakkındaki örgüt üyeliği suçundan ceza yargılamasının …Ağır Ceza Mahkemesinin E:…esasına kayden devam ettiği belirtilmişse de; temyiz aşamasında UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ceza yargılaması sonucunda, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak bu kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 21/12/2020 tarih ve E:2018/3351, K:2020/5949 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 21/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.