1. Hukuk Dairesi 2019/1988 E. , 2019/3222 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan babaları ..."in ... parsel sayılı taşınmazını diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, muvazaalı olarak ve ara malik kullanarak satış suretiyle, davalı oğlu ..."e devrettiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile terekeye iadesini istemişler, davacılardan ... 17.12.2013 tarihli dilekçesi ile 28.850,00 m2 olan dava konusu taşınmazın üst tarafının bağ, alt tarafının taşlık tarla olduğunu, taşınmazın bağ olan bölümünü miras bırakanın davalı ..."ya bedeli karşılığında sattığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın üst tarafı olan bağ yönünden davasından vazgeçtiğini, alt tarafındaki taşlık olan tarla yönünden ise isteğinin sürdüğünü ayrıca davalı ..."den davacı olmadığını belirtmiştir.
Davalı ..., amcası olan miras bırakanın kendisine güvendiğini bildirip "hönüsü bağının yeri olan taşınmazı oğluma vermek için üzerine alacaksın, ben oğluma satıp paramı aldım" dediğini, tapuya gidince de "10 dönüm benim üstümde kalsın" şeklinde beyanda bulunduğunu ancak taşınmazı hiç kullanmadığını, burayı davalı ..."nın kullanmaya devam ettiğini, mirasbırakanda kalan 10 dönüm tarlanın da davalı ... tarafından kullanıldığını, daha sonra kendisinde kalan yeri de ..."ya devrettiğini, devir esnasında para almadığı gibi ..."nın da para vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., mirasbırakanın mal kaçırma kastı olmadığını, miras bırakanın oğlu ..."i evlendirecek parası olmadığından taşımazı davalı ..."e sattığını, daha sonra taşınmazı bedeli karşılığında davalı ..."den geri aldığını, mirasbırakana ölünceye kadar bakıp gözettiğini, her türlü ihtiyacını karşıladığını belirterek davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1925 doğumlu mirasbırakan ..."in 16.04.2013 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davacı çocukları ..., ..., ..., ..., ..., kendisinden önce ölen oğlu ..."in çocukları ..., ..., ..., davalı oğlu ... ile dava dışı oğlu ..."in kaldıkları mirasbırakanın tam pay ile maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazdaki 10.000/28.850 payını 04.06.1991 tarihinde, 18.1850/28.850 payını 25.08.1997 tarihinde davalı ..."e, ..."in, 10.000/28.850 payını 25.08.1997 tarihinde mirasbırakana, 18.850/28.850 payını 13.08.2011 tarihinde davalı ..."ya, mirasbırakanın da 10.000/28.850 payını 17.04.2007 tarihinde davalı ..."ya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimine göre; davada, tapu iptal ve tescil isteği yönünden muris muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı, terekeye iade isteği ile eldeki davanın açıldığı, terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu açıktır.
Bilindiği üzere, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur.
Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 701.-703. maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortaklardan tümüne aittir. Başka bir anlatımla ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Değinilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır. Bu kural, TMK"nin 701. maddesinde (... Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.) biçiminde açıklanmıştır. Elbirliği (iştirak) halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Şayet yasa veya elbirliği (iştirak) halinde mülkiyeti oluşturan anlaşmada ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse, ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların (iştirakçilerin) oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunluluğu vardır.
TMK"nin 702/2. maddesi bu yönde açık hüküm getirmiştir. Ancak, açıklanan kural yargısal uygulamada kısmen yumuşatılmış bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne varki, davaya devam edebilmesi için öteki ortakların olurlarının alınması veya miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerektiği kabul edilmiştir. (ll.l0.982 tarihli l982/3-2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı) Nitekim bu görüş bilimsel alanda da aynen benimsenmiştir.
Somut olayda, dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayanılarak ve terekeye iade istemli açılmış, dava dışı mirasçı ...’in davaya muvafakat edip etmediği açıkça sorulmadan karar verilmiştir.
Hâl böyle olunca, mirasbırakan ...’in ölüm tarihi itibariyle terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve davaya katılmayan mirasçısının bulunduğu gözetilerek, davaya katılmayan ortağın olurunun alınması yada miras şirketine TMK"nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek işin esası bakımından yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Davacılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.