19. Hukuk Dairesi 2016/12083 E. , 2017/7103 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve karşı alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükümlerin davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirket ile davalı şirketin kardeş şirketi olan dava dışı ... Ltd. Şti.’ne taş kırma makineleri sattığını, cari hesaptan kaynaklanan 8.867,88 TL borcun olduğunu iddia ederek bu miktarın ihtarname tebliğ tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından davacı şirketten alınan mal bedellerinin ödendiğini, 19.06.2012 tarihli, 0552713 sıra numaralı irsaliyeli faturaya konu malların müvekkiline teslim edilmediğini savunarak müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, 19.06.2012 tarihli fatura dolayısıyla ödenen 21.637,65 TL’nin ihtarname tarihi olan 19.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği gibi 19.06.2012 tarihli fatura konusu malların hidrolik pnomatik sistemlerde kullanılan genel sarf malzemeleri olduğu, 19.06.2012 tarihli faturaya konu malzemelerin kendisine teslim edilmediğini iddia eden davalı-karşı davacının ihtilaf konusu fatura hariç 14.751,30 TL borcu olmasına rağmen, 26.02.2013 tarihinde 27.521,08 TL ödeme yaptığı, bu şekilde kendi iddiasına göre davacı-karşı davalıya kendi borcundan fazla ödeme yaptığı, bu şekilde davacı-karşı davalıya kendi borcundan fazla ödeme yapan davalı-karşı davacının ihtilaf konusu fatura için de kısmi ödeme yaptığının kabulü gerektiği, kısmi ödeme yapılmasından sonra davalı-karşı davacının mal teslim edilmediği yönündeki iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemenin 29.09.2015 tarih, 2013/352 esas ve 2015/488 karar sayılı ek kararı ile davalı-karşı davacı vekilince gerekçeli kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş, iş bu ek karar davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir. (1) Herhangi bir ihtarname tebliğ edilmeden, telefonla arama yapılarak harç yatırılmadığından bahisle davalı-karşı davacı vekilinin gerekçeli kararı temyiz etmemiş sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkemenin 29.09.2015 tarih, 2013/352 E.-2015/488 K. sayılı ek kararının kaldırılarak, mahkeme kararının esastan incelenmesi gerekmiştir.(2) Esastan yapılan inceleme neticesinde, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca mahkemenin 29.09.2015 tarih, 2013/352 E.-2015/488 K. sayılı ek kararının kaldırılmasına, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18/10/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasındaki ilişkinin davacı tarafça davalıya arka arkaya mal satışı ve davalı tarafça davacıya arka arkaya ödeme yapılması şeklinde çalışan bir cari hesap ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır. Bu ilişkide cari hesap bakiyesi hususunda ihtilaf çıktığında; davacı satıcının davalıya yaptığı her bir satışa ilişkin malları teslim ettiğini ve davalı alıcının da ödemelerini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi içinde bir an için davalı alıcının kendisine teslim edilen mal bedelinden daha fazla ödeme yapmış olması davacının davalıya teslim ettiğini ispat edemediği malların davalı tarafından teslim aldığını göstermez. Bu durum sadece davalı alıcının cari hesap ilişkisinde o an için alacaklı olduğunu gösterir.Bu nedenle yanlış değerlendirmeye dayalı yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan saygıdeğer çoğunluğun onama kararına muhalifim. 18/10/2017