
Esas No: 2019/852
Karar No: 2022/2698
Karar Tarihi: 20.04.2022
Danıştay 4. Daire 2019/852 Esas 2022/2698 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/852 E. , 2022/2698 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/852
Karar No : 2022/2698
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı
(...Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 667 sayılı KHK ile kapatılan Başkent Eğitim Yayın ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden kanuni temsilci sıfatıyla 213 sayılı Kanun'un 353/1, 353/6 ve mükerrer 355/4. maddeleri uyarınca kesilen 2011/8 - 2012/7 dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden; asıl borçlu şirket tarafından, banka veya özel finans kurumları aracı kılınmak suretiyle tevsik zorunluluğu bulunan tahsilat ve ödemelerin nakit olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığından şirket kanuni temsilcisi olan davacı adına kesilen söz konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından; asıl borçlu şirket tarafından, 213 sayılı Kanun'un 353/6. maddesi uyarınca, muhasebe standartları ve tek düzen planına ve malî tablolara ilişkin usul ve esaslara uyulmadığı anlaşıldığından şirket kanuni temsilcisi olan davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına gelince; özel usulsüzlük cezasının kesilebilmesi için, öncelikle maddede sayılan belgelerin verilmediğinin ve alınmadığının belirlenmesi, bu belgeleri vermeyen ve almayanların saptandığına ilişkin somut bir tespit mevcut olması gerekirken, bu hizmetin kime verildiğine dair herhangi bir tespit yapılmadığı gibi bu doğrultuda inceleme ve araştırmanın da yapılmadığı görüldüğünden, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının bu kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; ...Eğitim ve Yayın ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 23/07/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldığı, şirkete ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayıldığı, 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 3. fıkrası gereği ticaret sicil kayıtlarının re'sen terkin edildiği ve 09/09/2016 tarih ve 9155 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, ancak şirkete tasfiye memuru atandığı ve tasfiye işlemlerinin yerine getirildiği yolunda davalı idarece iddiada bulunulmadığı gibi bu hususta herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı, bu durumda, 5520 sayılı Kanunun 17. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan 9. fıkrasında öngörülen, asıl mükellefin tasfiye edilme koşulu gerçekleşmemiş olup, davacının bu aşamada bir dönem yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle şirket adına kesilmesi gereken dava konusu cezalardan sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından, anılan şirketin ticaret sicilinden silinmeden önceki dönemlere ilişkin olarak kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, KHK kapsamında ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketlerin terkin edildikleri tarih itibarıyla tüzel kişiliğinin sonlandığı dikkate alındığında, ticaret sicilinden terkin edildiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak yapılacak her türlü vergi tarhiyatının ve kesilecek cezaların ilgili dönemlerdeki kanuni temsilci adına yapılması gerektiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Süresi içerisinde temyize cevap dilekçesi verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlıkta, davacının ...tarih ve ...sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan ilâna göre ...Eğitim Yayın ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, şirketi temsil ve ilzama ise yönetim kurulu başkanının yetkili kılındığı, ...tarih ve ...sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan ilâna göre de yönetim kurulu üyeliğine yeniden seçildiği ve şirketi temsil ve ilzama yönetim kurulu üyelerinden herhangi ikisinin (2 kişi) üç yıllığına yetkili kılındığı, diğer bir ifadeyle bu tarihten itibaren davacının kanuni temsilci sıfatını haiz bulunduğu, dava konusu özel usulsüzlük cezalarının 2011/8 - 2012/7 özel hesap dönemine ilişkin olduğu dikkate alındığında ihtilaflı dönemlerde davacının kanuni temsilcilik sıfatını haiz bulunmadığı açık olduğundan dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmakla, Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.