
Esas No: 2018/8019
Karar No: 2022/4978
Karar Tarihi: 20.04.2022
Danıştay 6. Daire 2018/8019 Esas 2022/4978 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2018/8019 E. , 2022/4978 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/8019
Karar No : 2022/4978
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı/...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ...Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muğla İli, Milas İlçesi, ...ada, ...parsel sayılı taşınmaza ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ...tarih ve ...sayılı oluru ile onaylanan Çökertme Turizm Merkezi 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında, dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının tümüne karşı TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından açılan diğer bir davada, .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, davacının maliki olduğu ...ada, ...parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısım yönünden dava konusu planın hukuk aleminde geçerliliği kalmadığından işin esasının ortadan kalktığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu çevre düzeni planının, davacının zilyedi olduğu ...ada, ...parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmına karşı açılan diğer bir davada, .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve yargılama giderlerinin davalı idareye yükletildiği, konusu, sebebi aynı olan davalar arasında çelişkili karar verildiğinin istinaf aşamasında ileri sürülmesine rağmen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin temyiz istemine konu kararında bu iddianın karşılanmadığı, bakılan davanın 2015 yılında açıldığı, dava konusu planın tümüyle iptaline ise 2017 yılında karar verildiği, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan planın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmak suretiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen kararda isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Milas Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile yasal süresi içinde açılmayan davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
6831 sayılı Orman Kanununun 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan, davacının zilyedi olduğu taşınmaz, üst ölçekli plan olan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ve bu doğrultuda dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında orman alanı lejantı içinde belirlenmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından; dava konusu çevre düzeni planında taşınmazın komşuluğunda yer alan alana turizm tesis alanı kullanımı getirilirken, uyuşmazlık konusu taşınmazın eşitlik ilkesine aykırı şekilde orman alanı kullanımına ayrıldığı, komşu parsellerle aynı nitelikte olan taşınmaza da turizm tesis alanı işlevi getirilmesi gerektiği şeklinde iddialar ileri sürülerek bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda detaylarına yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; imar planlarına yönelik 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir.
Bu durumda, imar planına askı süresi içinde itiraz edilmiş olması halinde, dava açma süresinin 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda, söz konusu itiraza altmış gün içinde davalı idarece bir cevap verilmemiş olması halinde, itirazın zımnen reddedildiğinin kabulü ile ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerektiği açıktır.
Belirtilen süreler geçtikten sonra davalı idarece bir cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Zira 2577 sayılı Kanunun 10. maddesinin 2. fıkrasında, yetkili idari mercilerce dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde, aynı Kanunun 11. maddesinde, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili mercilerce cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının 23.05.2014 -23.06.2014 tarih aralığında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından bu plana askı süresi içinde 20.06.2014 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 22.08.2014 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, zımnen ret tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde, en son 21.10.2014 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 23.01.2015 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan iş bu davada süre aşımı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazının reddine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 28.10.2014 tarihli işlemi her ne kadar davacıya 27.11.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve bu bildirimden itibaren 60 günlük süre içinde bakılmakta olan dava açılmış ise de, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçirildikten sonra idare tarafından verilen cevabın 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/02/2017 tarihli, E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, dava konusu planın onaylanmasına yönelik herhangi bir işlem tesis etmediği gibi bu hususta yetki, görev ve sorumluluğu da bulunmayan Milas Belediye Başkanlığının hasım mevkinden çıkarılması gerektiği açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda yer verilen gerekçe ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/04/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.