Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2018/3902
Karar No: 2022/4976
Karar Tarihi: 20.04.2022

Danıştay 6. Daire 2018/3902 Esas 2022/4976 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/3902 E.  ,  2022/4976 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    ALTINCI DAİRE
    Esas No : 2018/3902
    Karar No : 2022/4976

    TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı-...
    VEKİLİ : Av. ...

    KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Prodüksiyon Yayıncılık Reklamcılık ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti.
    VEKİLİ : Av. ...

    İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Muğla İli, Milas İlçesi, ...ada, ...parsel sayılı taşınmaza ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ...tarih ve ...sayılı oluru ile onaylanan Çökertme Turizm Merkezi 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında, dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının tümüne karşı TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından açılan diğer bir davada, ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinden, davacının maliki olduğu ...ada, ...parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
    Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

    Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.


    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu taşınmaz özelinde değerlendirme yapılması gerekirken, dava sebebi tamamen farklı olan başka bir davada verilen iptal kararının esas alınmasının hatalı olduğu, planın tamamının iptali yolundaki mahkeme kararlarında, orman alanlarının bir kısmının turizm tesis alanına çevrilmesinin, bölgedeki orman kümeleri ile makilik-fundalık-zeytinlik alanlarının oluşturduğu dengeyi zedelediği şeklinde gerekçeye yer verilirken, bakılan davada orman alanı lejantında belirlenen taşınmaz yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin çelişki oluşturduğu, ilk derece mahkemesi kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

    DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile yasal süresi içinde açılmayan davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü.

    İNCELEME VE GEREKÇE:

    MADDİ OLAY:
    6831 sayılı Orman Kanununun 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan ve 6292 sayılı Kanun uyarınca satın alma yoluyla davacının maliki olduğu taşınmaz, üst ölçekli plan olan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında orman alanı ile tarım alanı sınırında yer almakta olup, bu doğrultuda dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında orman alanı lejantı içinde belirlenmiştir.
    Bunun üzerine davacı tarafından; dava konusu çevre düzeni planında taşınmazın komşuluğunda yer alan alana turizm tesis alanı kullanımı getirilirken, uyuşmazlık konusu taşınmazın eşitlik ilkesine aykırı şekilde orman alanı kullanımına ayrıldığı, komşu parsellerle aynı nitelikte olan taşınmaza da turizm tesis alanı işlevi getirilmesi gerektiği şeklinde iddialar ileri sürülerek bakılmakta olan dava açılmıştır.

    İLGİLİ MEVZUAT:
    3194 sayılı İmar Kanunun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, hüküm altına alınmıştır.

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Yukarıda detaylarına yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; imar planlarına yönelik 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir.
    Bu durumda, imar planına askı süresi içinde itiraz edilmiş olması halinde, dava açma süresinin 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda, söz konusu itiraza altmış gün içinde davalı idarece bir cevap verilmemiş olması halinde, itirazın zımnen reddedildiğinin kabulü ile ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerektiği açıktır.
    Belirtilen süreler geçtikten sonra davalı idarece bir cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Zira 2577 sayılı Kanunun 10. maddesinin 2. fıkrasında, yetkili idari mercilerce dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde, aynı Kanunun 11. maddesinde, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili mercilerce cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
    Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının 23.05.2014 -23.06.2014 tarih aralığında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından bu plana askı süresi içinde 16.06.2014 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 22.08.2014 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, zımnen ret tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde, en son 21.10.2014 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 20.02.2015 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan iş bu davada süre aşımı bulunduğu anlaşılmaktadır.
    Öte yandan, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazının reddine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının işlemi her ne kadar davacıya 23.12.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve bu bildirimden itibaren 60 günlük süre içinde bakılmakta olan dava açılmış ise de, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçirildikten sonra idare tarafından verilen cevabın 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır.
    Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/02/2017 tarihli, E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir.
    Bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda isabet bulunmamaktadır.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
    2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarihli, E:...K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
    3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/04/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi