
Esas No: 2018/1750
Karar No: 2022/4974
Karar Tarihi: 20.04.2022
Danıştay 6. Daire 2018/1750 Esas 2022/4974 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2018/1750 E. , 2022/4974 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/1750
Karar No : 2022/4974
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı/...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ : ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muğla İli, Milas İlçesi, ...Mahallesi, ...ada, ...parsel sayılı taşınmaza ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ...tarih ve ...sayılı oluru ile onaylanan Çökertme Turizm Merkezi 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının, üst ölçekli plan olan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile uyumlu olduğu, geniş bir bölgenin turizm merkezi ilan edilmesinin, söz konusu planlama alanının tamamının turizm alanı olarak planlanacağı anlamına gelmediği, dava konusu planda taşınmazın orman alanı olarak belirlenmesinin kamu yararına uygun olduğu, bitki ağaç varlığının korunması açısından da olumlu bir yaklaşım olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının tümüne karşı Bodrum Denizciler Derneği ve Deniz Ticaret Odası (Bodrum Şubesi) ile TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından ayrı ayrı açılan davalarda, dava konusu işlemin iptali yolunda .......İdare Mahkemesince verilen sırasıyla ...tarihli, E:..., K:...sayılı ve ...tarihli, E:..., K:...sayılı kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının, ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarihli, E:..., K:...sayılı ve ...tarihli, E:..., K:...sayılı kararlarıyla reddedildiği görüldüğünden, dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının davacının maliki olduğu ...ada, ...parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca uygun bulunan istinaf başvurusunun kabulüne, anılan Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu taşınmaz özelinde değerlendirme yapılması gerekirken, dava sebebi tamamen farklı olan başka bir davada verilen iptal kararının esas alınmasının hatalı olduğu, planın tamamının iptali yolundaki mahkeme kararlarında, orman alanlarının bir kısmının turizm tesis alanına çevrilmesinin, bölgedeki orman kümeleri ile makilik-fundalık-zeytinlik alanlarının oluşturduğu dengeyi zedelediği şeklinde gerekçeye yer verilirken, bakılan davada orman alanı lejantında belirlenen taşınmaz yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin çelişki oluşturduğu, ilk derece mahkemesi kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile yasal süresi içinde açılmayan davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Mülkiyeti Hazineye ait olan ve ...sayılı Orman Kanununun 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığına ve 1977 yılından bu yana davacı Durmuş Dündar tarafından kullanıldığına dair tapu kaydında şerh bulunan uyuşmazlık konusu taşınmaza, üst ölçekli plan olan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ve bu doğrultuda dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında orman alanı kullanımı getirilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından; taşınmazın, Orman Kanununun 2/b maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve zeytinlik vasfında tarım arazisi olduğu, dava konusu planla yeniden orman alanı kullanımı getirildiğinden, davacının taşınmazı Hazineden satın almasının imkansız hale geldiği, alanın zeytinlik olarak kullanılmasına devam edilmesi gerektiği şeklinde iddialar ileri sürülerek bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda detaylarına yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; imar planlarına yönelik 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir.
Bu durumda, imar planına askı süresi içinde itiraz edilmiş olması halinde, dava açma süresinin 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda, söz konusu itiraza altmış gün içinde davalı idarece bir cevap verilmemiş olması halinde, itirazın zımnen reddedildiğinin kabulü ile ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerektiği açıktır.
Belirtilen süreler geçtikten sonra davalı idarece bir cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Zira 2577 sayılı Kanunun 10. maddesinin 2. fıkrasında, yetkili idari mercilerce dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde, aynı Kanunun 11. maddesinde, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili mercilerce cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının 23.05.2014 -23.06.2014 tarih aralığında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacı tarafından bu plana askı süresi içinde 13.06.2014 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 22.08.2014 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, zımnen ret tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde, en son 21.10.2014 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 23.01.2015 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan iş bu davada süre aşımı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazının reddine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 28.10.2014 tarihli işlemi her ne kadar davacıya 28.11.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve bu bildirimden itibaren 60 günlük süre içinde bakılmakta olan dava açılmış ise de askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçirildikten sonra idare tarafından verilen cevabın 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/02/2017 tarihli, E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda yer verilen gerekçe ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, anılan kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/04/2022 tarihinde, kesin şekilde, oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.