
Esas No: 2021/7330
Karar No: 2022/2439
Karar Tarihi: 20.04.2022
Danıştay 5. Daire 2021/7330 Esas 2022/2439 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7330 E. , 2022/2439 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7330
Karar No : 2022/2439
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından, 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiği bundan dolayı kamu görevinden çıkarma işleminin yasal dayanağının ortadan kalktığı, söz konusu işlemin geçici olmayıp nihai sonuç doğurmasının hukuka aykırı olduğu, bu hususun ilk derece mahkemesi kararında irdelenmemesinin gerekçeli karar hakkını ihlal ettiği, AİHM'e göre Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu ve ceza yargılamasındaki hukuki güvencelerin uygulanmasını belirttiği, yasal düzenleme ve KHK'larla kişiler ya da kişi guruplarının suçlu ilan edilemeyeceği, MGK kararları gerekçe gösterilerek davanın reddedilemeyeceği, şahsına uygulanan idari yaptırımın Anayasa'nın 13, 70, 129 ve 130. Maddelerine aykırı olduğu, AİHS'nin 6/1, 6/2, 6/3 ve 8. maddelerinde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın ihraç olduğu için masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, İdare Mahkemesinin davanın reddedilmesi yolunda dayanılan delillerin, şahsının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten sonra elde edildiğinden hukuka aykırı olduğu, Bank Asya hesap hareketlerinin araç satın alınması, kurban almak ve meslektaş arkadaşlarından almış olduğu borç tutarlarının geri ödenmesinden oluştuğu, FETÖ/PDY tarafından verilen talimat üzerine herhangi bir banka işleminde bulunmadığı, kurucu üyesi olduğu derneğin bağımsız olduğu ve herhangi bir terör örgütü ile ilişkilendirilemeyeceği, sendikaya demokratik ve anayasal hakkını kullanmak üzere üye olduğunu, devlet teşviki ile çocuklarını özel okulda okutmanın ve işlendiği tarihte kanunen suç olarak sayılmayan eylemler nedeniyle cezalandırılmasının Anayasa'ya aykırı olduğu, FETÖ/PDY'nin 26 Mayıs 2016 tarihinde terör örgütü olarak ilan edilmesi nedeniyle bu tarihten önce ilan edilmiş bir terör örgütü olmadığı için geçmişteki fiilleri nedeniyle terör örgütü üyeliğinden ceza verilemeyeceği, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunca ve İdare Mahkemesince sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
…Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/04/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.