Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/13091
Karar No: 2018/202
Karar Tarihi: 17.01.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/13091 Esas 2018/202 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/13091 E.  ,  2018/202 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki ... davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; taşınmaz satışı için davalı ile anlaştıklarını, harici satış sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin yapıldığı gün satıcıya 2.500-TL, 06/02/2009 tarihinde 12.500-TL, aynı gün emlakçıya 1.000-TL, 13/02/2009 tarihinde 2.000-TL olmak üzere toplam 18.000-TL ödeme yapıldığını, bankadan konut kredisi çektiğini,... sigortasını ödediğini, tapunun devredilmesi ve kalan miktarı ödemeye hazır olduğunu beyan etmesine rağmen davalının dava konusu evin aslında kayın validesi adına kayıtlı olduğunu, kendisinin kayın validesi adına hareket ettiğini ve kayın validesinin satıştan vazgeçtiğini söyleyerek tapunun devrini gerçekleştirmediğini, davalının satış sözleşmesine karşılık satış bedelinden 7.000-TL’yi iade ettiğini, ancak bakiye bedel ile 150-TL. ... sigorta bedelini iade etmediğini belirterek; toplam 11.150-TL"nin ödeme tarihiden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı; taşınmazın satışı konusunda anlaştıklarını, 06/02/2009 tarihi itibariyle davacının 2.500 TL+2.500 TL olmak üzere 5.000,00 TL( 2.500,00 TL lik bölümü Kaparo olmak üzere) ödediğini, ardından 13/02/2009 tarihinde 2.000,00 TL daha ödediğini, davacı tarafın tapu devrini sonuçlandırmadığını, 24/02/2009 tarihine kadar sonuçlanmaması halinde aldığını iade edip satıştan vazgeçtiklerini ilettiğini, ödeme toplamı 7.000,00 TL’yi posta yoluyla iade ettiğini, davacı tarafın ibraz ettiği sözleşmede 06/02/2009 tarihinde verilen 2.500,00 TL’nin önüne (1) rakamının sonradan eklendiğini, davacı hakkında sahtecilik nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu, davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; taraflar arasındaki ihtilafın, taşınmaz alım satımı nedeniyle yapılan ödeme miktarı ve sözleşmenin 6. satırında yazan "06/02/2009 tarihinde 12.500,00 TL aldım" ibaresinde 2500 rakamlarının önünde mevcut 1 rakamı üzerinde toplandığı. ... raporuna göre, mevcut 1 rakamının tek rakamdan ibaret olması ve üzerinden gidilmiş olması nedeniyle aidiyetinin ve davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, ... davasında davacı hakkında özel belgede sahtecilik suçundan ... kararı verildiği, bu karar ve mahkemece yapılan yargılamanın eklendiği iddia olunan 1 rakamının kimin tarafından yazıldığını ortaya koyamadığı, ... mahkemesinin kararının kesin delil teşkil etme olanağı bulunmadığı, davacı yemin deliline başvurmadığı ve davasını diğer delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2- ... mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesindeki davaya etkisini düzenleyen Borçlar Kanunu"nun 53.maddesi hükmünde, "Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin failinin temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ... hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ... mahkemesinde verilen ... kararı ile de bağlı değildir.
    Bundan başka ... mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez." denilmektedir. Aynı düzenleme yeni Türk Borçlar Kanununun 74.maddesi hükmünde de “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ... hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ... hâkimi tarafından verilen ... kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ... hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” şeklinde önceki kanuna paralel şekilde düzenlenmiştir.
    Yukarıda geçen açık hüküm karşısında, ... mahkemesince verilen ... kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Öğreti ve uygulamada hukuk hakimi, maddi olaylara ve özellikle fiilin hukuka aykırılığına ilişkin olarak ... hakimi tarafından yapılan tespitlerle bağlıdır. Hukuk hakiminin ... mahkemesi kararındaki maddi olgularla bağlılığının ölçüsü; ... kararında suçun ... tarafından işlenip işlenmediğinin kesin olarak, delilleriyle tespit edilip edilmediğidir.
    ... mahkemesinin, kusurun ve zarar miktarının takdiri hususundaki kararı, fiilin işlendiği sabit olduğu halde, kusurluluğa ya da kusursuzluğa ilişkin saptaması, hukuk hakimini bağlamaz. Hukuk hakimi, ... mahkemesinin kusura ilişkin değerlendirmesiyle ve buna etkili tespit edilen olgularla bağlı kalmaksızın, taraflarca ileri sürülen delilleri toplayıp, tümünü birlikte değerlendirerek bir sonuca varmalıdır. Başka bir deyişle maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan ... mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.
    Görülmektedir ki, ... mahkemesinin “delil yetersizliğine dayanan ... kararının” hukuk hakimini bağlamayacağı ancak ... kararı bir maddi olguyu tespit ediyorsa bu kararın hukuk hakimini bağlayacağı, ... kararı suçun ...lar tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayanıyorsa, bu kararın hukuk hakimini de bağlayacağı, bundan başka kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hüküm altına alınmıştır. (... Uygur, Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, s. 844).
    Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında harici taşınmaz satışı sözleşmesi düzenlendiği, dosyaya ibraz edilen sözleşmeye göre; “kaparo olarak satıcı 2500 TL almıştır, kalan para tapu tesliminde eline verilecektir, 06/02/2009 tarihinde “12.500 TL” aldım, emlakçı 1.000 TL aldım, 13/02/2009 tarihinde 2.000,00 TL aldım” ifadelerinin yazılı olduğu, taraflarca ve ... emlakçı tarafından imzalandığı, davalının “12.500,00 TL” rakamındaki “1” rakamının sonradan davacı tarafından eklendiğini iddia ettiği, ... raporunda “1” rakamının ilave edilip edilmediğinin, davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği görülmektedir.
    Davalının özel belgede sahtecilik nedeniyle davacı hakkında şikayeti üzerine ... 2. Asliye ... Mahkemesinin 2010/143 esas 2010/364 karar sayılı dosyasıyla yapılan yargılama neticesinde “ belgede ... tarafından yapılmış her hangi bir sahteciliğin söz konusu olmadığı gerekçesiyle yüklenen suçun ... tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle ...ine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı hakkında verilen ... hükmü suçun işlenmediğini kesin olarak belirlediğinden hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir.
    O halde; mahkemece; ... yargılaması neticesinde davacı yönünden suçun işlenmediğinin sabit olduğuna karar verilmesi nedeniyle hukuk hakimini bağlayıcı niteliği bulunduğundan taraflar arasındaki harici satış sözleşmesine göre davalı tarafından 06/02/2009 tarihinde davacıda 12.500,00 TL alındığı kabul edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi