19. Ceza Dairesi 2018/8448 E. , 2020/2681 K.
"İçtihat Metni"
4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu"nun 6/5. maddesine aykırı olarak 22.00-06.00 saatleri arasında perakende olarak alkollü içki satışı yapmaktan kabahatli ... hakkında anılan Kanun"un 6/5, 7/1-e ve 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun"un 8/5-k maddeleri gereğince Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu"nun 31/08/2016 tarihli ve 11882 sayılı kararı ile uygulanan 33.532,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine ilişkin Çorlu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/12/2016 tarihli ve 2016/4512 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Çorlu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/12/2016 tarihli ve 2016/488 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/12/2018 gün ve 94660652-105-59-13856-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2018 gün ve 2018/99343 sayılı ihbarnamesi ile Daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Çorlu 2. Sulh Ceza Hakimliğince, idarî para cezasına dayanak olarak gösterilen 11/05/2015 tarihli tutanak ile ihlâlin tespit edildiği, anılan tutanağın idarî para cezasının uygulanması açısından yeterli delil oluşturacak nitelikte olduğundan bahisle idarî para cezasına yapılan başvurunun reddine karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamına göre, 11/05/2015 tarihli tutanakta olayın gerçekleştiği iş yerine gidilerek alışveriş yapan kişi olarak belirtilen..."e alkollü içki satıldığının görülmesi ve işyeri sahibince ""İşyerine ait güvenlik kameralarının çalışmadığı"" yönündeki beyanı üzerine tutanak tanzim edildiği, kabahatli hakkındaki idari para cezasına dayanak teşkil eden 11/05/2015 tarihli tutanağın altında müşteri..."in beyanının ve imzasının bulunmadığı, anılan tekel bayisinden alkollü içkinin alınıp almadığı hususunda şüphenin bulunduğu, kabahatliye ait tekel bayisinden alkollü içkilerin alınıp alınmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasını sağlamak amacıyla tutanakta alışveriş yapan kişi olarak imzadan imtina edip ismi bulunan..."in ifadesine başvurulması gerektiği, gerekirse olayın gerçekleştiği güne ve saate ilişkin tekel bayisinden kesilen fişlerin temin edilmek suretiyle anılan alışverişin yapılıp yapılmadığına ilişkin araştırma yapılması gerektiği, 11/05/2015 tarihli tutanak haricinde kabahatlinin perakende alkollü içki satışı yapılamayan zaman diliminde alkollü içki satışında bulunduğuna ilişkin başkaca bir delilin bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü;
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hakim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
Mahkemece kanun yararına bozma isteminde ileri sürülen nedenler yönünden dosya kapsamında tüm deliller tartışılıp takdir edilmek suretiyle karar verildiği ve delil takdiri yapılarak verilen kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 10/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.