
Esas No: 2016/1111
Karar No: 2018/4346
Karar Tarihi: 27.09.2018
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/1111 Esas 2018/4346 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili kooperatifçe inşaa edilen konutlardan satın alan davalının verilen temizlik ve güvenlik gibi hizmetleri için belirlenen aidatı, dairesinin emlak vergisi borcunu, çevre düzenlemesi ve binaların etrafına yapılan tel çitle ilgili payına düşen miktarı ödememesi nedeniyle 13.915,03 TL asıl alacak ile 347,88 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 14.262,91 TL"nin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptal ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı kooperatifin üyesi olmadığı halde aidat ve diğer giderlerin istenemeyeceğini, davalının katılmadığı genel kurullarda alınan kararların davalıya bağlamayacağını, sitede bulunan konut sayısı ile orantılı bir miktarın istenmesi yerine rast gele bir hesapla aidat ve gider payı istendiğini, borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizin 15.04.2014 tarih, 2013/8599 E. - 2014/2950 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü ile İ.A.A. 14. İcra Müdürlüğünün 2010/15556 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın (kısmen) iptali ile takibin tahsilde tekerrür oluşturmamak şartıyla 4.200,00 TL aidat ana para, 4.059,00 TL işlemiş faiz, toplam 8.259,00 TL üzerinden devamına, (daha önce 1.899,00 TL emlak vergi borcu, 688,00 TL çevre düzenleme alacağı yönünden karar verildiğinden temyizi reddedildiğinden ki davacının bu alacağı da var olduğundan), davacının alacağı likit ve hesaplanabilir olduğundan 4.200,00 TL asıl alacak üzerinden % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif aidat borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı kooperatifin davaya konu aidat alacağının belirlendiği genel kurullarında, ortağı olmayanlar yönünden de bağlayıcı kararlar alınmış olup mahkemece, davalının üye olmadığı sadece daire satın aldığı hususunun davacının da kabulünde olduğu, kooperatif
genel kurul kararlarının kesinleşmesi halinde ancak üyeleri bağlayacağı gözetilerek, kooperatifin ortağı olmayan ve genel hizmetlerden yararlananlardan genel kurul kararına gerek olmaksızın bu yararlanmanın karşılığı olan genel giderleri ve temerrüt ihtarı bulunması halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal oranda gecikme faizini, vekaletsiz iş görme hükümlerine göre isteyebileceği hususları dikkate alınarak takip öncesi usulüne uygun ihtarname ile davalı temerrüdünün gerçekleştiği yönünde herhangi bir belge ve iddia da ileri sürülmediğinden, davalı temerrüdünün gerçekleştiği takip tarihi itibariyle mevcut 4.200,00 TL asıl alacağa takipten itibaren yasal faiz uygulanması suretiyle itirazın iptali ile takibin devamına hükmedilmesi gerekirken aksi yönde kurulan hükmün faize faiz yürütülmesi sonucunu doğuracağı hususunun gözden kaçırılması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.