3. Hukuk Dairesi 2017/17106 E. , 2018/241 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki geçici elektrik aboneliği tesisi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; dava konusu taşınmaz müteahhidinin iskan işlemlerini tamamlamadığını, daire sahiplerinin katkılarıyla binanın tamamlandığını ve oturmaya elverişli olduğunu, yapı denetim şirketince düzenlenen statik raporda taşınmazın statik açıdan uygun olarak yapılıp oturulmasında engel olmadığının belirtildiğini, davalı kurum tarafından abonelik talebinin kabul edilmediğini belirterek, abonelik tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacı tarafın abonelik başvurusunun gerçekleşmesi için yapı denetim uygunluk belgesinin (iskan ruhsatı) olması, yapı ruhsatının alınmış ve buna göre yapılması, altyapı hizmetlerinden birinin aboneliğine ilişkin belgenin sunulması, binanın statik rapor ve fennen elektrik aboneliğine uygunluğuna dair belgelerinin bulunması ve abonelik başvurusunun yapılmış olması gerektiğini, yapı denetim belgesi olmadan davacının ferdi abonelik başvurusunun kabul edilmesi halinde davalı şirketin sorumlu tutulacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın Kabulüne, davacının oturduğu ... ili ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Sokak, ... ada, 7 parsel, 7 numaralı apartmanın 6 numaralı bağımsız bölüme ilişkin abonelik giderleri davacıya ait olmak üzere geçici elektrik aboneliğinin tesisine, karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, geçici elektrik aboneliği tesisi istemine ilişkindir.
26.07.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 25. maddesi ile 3194 Sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici 11.madde; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara; yol, elektrik, su, telefon, kanalizasyon, doğalgaz gibi alt yapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde, ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar ilgili mevzuatta
tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su ve/veya elektrik bağlanabilir. Bu kapsamda, ilgili belediyeden dağıtım şirketlerine elektriğin kesilmesi talebinin söz konusu olması halinde aboneliği iptal edileceğinden, su ve/veya elektrik bağlanması herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak, yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12/10/2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanmaz." hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davaya konu daire için keşif yapılmadan ve bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesiyle yetinilerek karar verilmiştir. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda "...ana taşınmazın ana besleme hattının elektrik projesinde gösterildiği gibi uygun kesitte çekilmesi ve bağlantısının yönetmeliğe uygun yapılması koşuluyla geçici ferdi abonelik tesisinde sakınca olmadığının" belirtildiği gibi, davalı tarafından dava dosyasına sunulan ve aynı binaya ilişkin olduğu anlaşılan, ... 14. Tüketici Mahkemesi"nin 2014/2325 E. sayılı dosyasında tanzim olunan bilirkişi raporunda "..bağımsız bölümdeki elektrik tesisatının fen ve teknik kurallarına uygun olup olmadığının bilinemediği,...daireye ferdi geçici abonelik verilmesinin uygun olmadığı"nın belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, konusunda uzman bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak, abonelik tesisi istenen daire için yukarıda anılan İmar Kanununun geçici 11. maddesinde belirtilen şartların oluşup oluşmadığı, geçici abonelik tesisi için bir sakınca olup olmadığı hususlarında, hüküm kurmaya yeterli, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde, bilirkişiden ayrıntılı ve açıklayıcı bir rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.