1. Ceza Dairesi 2016/885 E. , 2017/3203 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : TCK"nun 81/1, 35/2, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ..."in, mağdur ..."ye yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin eylemin meşru müdafaa olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre, arkadaş olan, ancak aralarında soğukluk bulunan mağdur ... ile sanık ..."in olay tarihinde telefonda mesajlaştıkları, aldığı alkolün etkisiyle mağdur ..."nin, küfürlü mesajlar yazarak sanığa gönderdiği, bunun üzerine sanığın yanına arkadaşı ..."yi de alarak mağdurun bulunduğu yere gittiği, çıkan tartışma sırasında mağdurun elindeki şişeyi kırarak sanığın üzerine yürüdüğü, ancak orada bulunan müşterek arkadaşlarının mağdura engel olduğu, bu kez mağdurun elindeki kırık şişeyi yere atıp tokatla bir kez sanığa vurduğu, sanığın kendisine tokatla vurulmasına sinirlenerek, yanında getirdiği bıçakla, mağduru sol uyluk medialde iki adet kesi oluşturacak, hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralayarak olay yerinden kaçtığı olayda;
1) Elinde bıçak bulunan sanığın, mağdurun daha hayati noktalarını hedef almaması, engel hal bulunmadığı halde yaralı mağdura yönelik eylemine kendiliğinden son vermesi ve mağdurdaki yaranın yeri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği
gözetilmeden, yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
2) Mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan telefonla hakaret ile basit kasten yaralama eylemlerinin niteliği dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle sanık lehine indirim yapılırken, maddede öngörülen alt ve üst sınır arasında makul bir oranda indirim yapılması yerine, oluşa uygun düşmeyecek şekilde en üst orandan indirim yapılarak eksik ceza tayini,
3) 5271 sayılı CMK.nun 324/1. maddesinde, ödenmesi gereken avukatlık ücretleri yargılama giderlerinden sayılarak, cezaya veya güvenlik tedbirine hükmolunması halinde bu giderlerin sanığa yükletilmesi gerektiği bildirilmiş ise de, Türkiye Cumhuriyet Devletinin de tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki bir suç ile isnat edilen herkesin avukat tutmak için gerekli maddi olanaklardan yoksun olması halinde ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görüldüğünde, re"sen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz olarak yararlanabileceği yönündeki düzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90/5. maddesindeki usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletler arası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletler arası antlaşma hükümlerinin esas alınacağı yönündeki düzenleme karşısında, 5271 sayılı CMK.nun 324. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi arasında çıkan uyuşmazlıkta milletler arası antlaşma hükmü olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanık için yapılan müdafiilik giderinin 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesi uyarınca kendisine zorunlu olarak müdafii tayin edilen sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında, mahkemenin bu maddeyle yaptığı uygulamanın hukuka aykırı olduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca aynı Yasanın 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle BOZULMASINA, 11/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.