Abaküs Yazılım
9. Daire
Esas No: 2019/5498
Karar No: 2022/1495
Karar Tarihi: 19.04.2022

Danıştay 9. Daire 2019/5498 Esas 2022/1495 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2019/5498 E.  ,  2022/1495 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    DOKUZUNCU DAİRE
    Esas No : 2019/5498
    Karar No : 2022/1495

    TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
    VEKİLİ : Av. ...
    KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Perakende İnşaat ve Proje Geliştirme Sanayi ve Tic. A. Ş.
    VEKİLİ : Av. ....

    İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ..... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ:
    Dava konusu istem: Davacı hakkında, üst hakkı sahibi olduğu taşınmaz üzerine inşa edilen binalar nedeniyle 2013 yılı için kesilen 1. derece usulsüzlük cezası ile 2014/1-2017/1 dönemleri bina vergisi, taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payı, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve ... muhattap sicil numaralı 8 adet ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden, mülkiyeti ... ... Belediye Başkanlığı'na ait, İstanbul İli, Eyüp ilçesi, ... Mahallesinde bulunan tapunun ... Pafta, ... Ada, ... Parselinde kayıtlı taşınmaz için ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ... İnş. Taah. ve Dış. Tic. A.Ş & ... Kardeşler İnş. Taah. Tic. A.Ş ortak girişimi arasında 30 yıl süreli "Daimi ve Müstakil Üst Hakkı Karşılığı Tesis Yapım ve İşletme İşi İhale Şartnamesi/Sözleşmesi" imzalanarak söz konusu durumun tapuda tescil edildiği, taşınmaza ilişkin emlak vergisi beyannamelerinin irtifak hakkı sahibi olan davacı şirket tarafından verildiği, davalı idare tarafından taşınmaza ilişkin olarak davacı adına tapuda üst hakkının tescil edildiği tarihten sonrası dönemlerine ilişkin bina vergisi ve ferilerinden oluşan ödeme emirlerinin gönderilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkilerin kullanılmasına imkan veren irtifak hakkının çeşitlerinden olan intifa hakkı ile üst hakkının hüküm ve sonuçlarının birbirinden farklı olduğu, intifa hakkı ile üzerinde tesis edilen taşınmazdan tam bir yararlanma yetkisi elde edilmekte iken üst hakkı ile sadece inşaat yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi elde edildiği, dolayısıyla üst hakkı (inşaat hakkı) ile intifa hakkının sağladığı tüm yetkilerin kullanılmasının mümkün olmadığı, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 3. ve 13. maddelerinde; bina ve arazi vergisinin irtifak hakkı sahibinin değil, irtifak hakkının bir çeşiti olan, mülkiyet hakkına en yakın yetkileri sağlayan intifa hakkı sahibinin vergi mükellefi olduğu belirtildiğinden, emlak vergisine konu arsalar üzerinde üst hakkına istinaden inşaat hakkına sahip olan davacı şirketin emlak vergisi mükellefi olduğunun kabul edilemeyeceği, bu durumda söz konusu taşınmazın malikinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğu, davacının ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 826. maddesi uyarınca üst hakkı sahibi olduğu anlaşıldığından, davacının intifa hakkı sahibi olmaması nedeniyle bina vergisini ödemekle yükümlü bulunmaması ve taşınmazın malikinin ilgili belediye olduğunun açık olması karşısında davacının emlak vergisi mükellefi olduğu kabul edilerek, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davallı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Üst hakkı sahibinin başkasının arsasına yaptığı inşaat ve imalatın üzerinde mülkiyet hakkı elde edeceği, bu hakka dayalı olarak arsa üzerinde inşaat yapabilme, yapılan bu inşaatın tamamını veya bazı bölümlerini kiraya verebilme, arsa veya inşaat üzerinde üçüncü bir kişi lehine irtifak hakkı tesis edebilme yetkilerine sahip olacağı, dava konusu bina vergisi ve ferilerine konu taşınmaz üzerinde davacı şirket ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında otuz yıl süre ile sürekli ve bağımsız nitelikte üst hakkı tesis edildiği, bu hakka dayalı olarak davacı tarafından İstanbul Tema Parkı ve Eğlence Merkezi'nin inşa edildiği mülkiyet hakkının davacıya ait olduğu, mülkiyet hakkı sahibi adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Dosyanın incelenmesinden; üst hakkı sahibi olan davacının ilgili taşınmaz üzerinde yapılan binaların maliki olduğu ve bina vergisinin mükellefi olduğu anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi'nce, dosyanın esası incelenerek yeniden karar verilmek üzere temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
    İNCELEME VE GEREKÇE:
    MADDİ OLAY:
    Davacı hakkında, üst hakkı sahibi olduğu taşınmaz üzerine inşa edilen binalar nedeniyle 2013 yılı için kesilen 1. derece usulsüzlük cezası ile .... dönemleri bina vergisi, taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payı, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin olarak düzenlenen .... tarih ve ... muhattap sicil numaralı 8 adet ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir
    İLGİLİ MEVZUAT:
    1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun mükellef başlığını taşıyan 3. ve 13. maddesinde, bina veya arazi vergisini, binanın veya arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bunlara malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği, 12. maddesinde ise aksine hüküm olmadıkça bu Kanun'un diğer maddelerinde yer alan arazi tabirinin arsaları da kapsayacağı kurala bağlanmıştır.
    4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 726. maddesinde; bir üst irtifakına dayalı olarak başkasına ait bir arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıların mülkiyetinin, irtifak hakkı sahibine ait olduğu, 826. maddesinde ise; bir taşınmaz malikinin, üçüncü kişi lehine arazisinin altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabileceği, aksi kararlaştırılmış olmadıkça bu hakkın devredilebileceği ve mirasçılara geçeceği, üst hakkı, bağımsız ve sürekli nitelikte ise üst hakkı sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebileceği, en az otuz yıl için kurulan üst hakkının, sürekli nitelikte olduğu kuralına yer verilmiştir.

    Emlak Vergisi Kanunu'nun 4751 sayılı Kanunla kaldırılmadan önceki 10 ve 20. maddelerinde, bina ve arazi vergisinin, mükelleflerin yazılı beyanı üzerine tarh ve tahakkuk ettirileceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 4751 sayılı Kanunla değişmeden önceki 32. maddesinde de ek süreye rağmen beyanname verilmemesi halinde, verginin bu Kanun hükümlerine göre idarece tarh edileceği, şu kadar ki, gayrimenkulün maddi delillere göre tespit edilen değerinin beyan edilmesi gereken asgari değerden fazla olması halinde, bu değer üzerinden ikmalen vergi tarh olunacağı, beyannamesini ek süreye rağmen vermeyen mükellef adına vergi ziyaı cezası kesileceği, mükellefin beyanının maddi delillere göre tespit edilen rayiç bedelden düşük olması halinde, rayiç bedelle tarhiyata esas değer arasındaki fark üzerinden ceza uygulanmaksızın ikmalen vergi tarh olunacağı ifade edilmiştir.
    Emlak Vergisi Kanunu'nda 4751 sayılı Kanun ile 09/04/2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan değişiklikler sonucu beyan esası kaldırılarak sadece vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde bildirim verilmesi esasının getirilmesine paralel olarak, Kanun'un 32. maddesinde yeniden düzenleme yapılmış, buna göre emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda, verginin idarece tarh edileceği, idarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değerinin 29. madde hükmü dikkate alınarak hesaplanacağı belirtilmiştir.
    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun yukarıda metnine yer verilen hükümlerinden emlak vergisini taşınmazın sahibinin ödeyeceği, intifa hakkı tesis edilmesi halinde emlak vergisini malik yerine intifa hakkı sahibinin ödeyeceği,ancak taşınmaz malikinin ve intifa hakkı sahibinin bulunmaması halinde taşınmaza malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği sonucuna varılmaktadır.
    Uyuşmazlığın çözümü; üst hakkı sahibinin inşa ettiği binalar yönünden Emlak Vergisi Kanunu'nun 3. maddesi kapsamında mükellef olarak nitelenip nitelenemeyeceğine bağlı bulunmaktadır.
    4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun üst hakkına ilişkin hükümleri değerlendirildiğinde, bir üst irtifakına dayalı olarak başkasına ait bir arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıların mülkiyetinin, irtifak hakkı sahibine ait olduğu kuralına yer verilerek, üst hakkı sahibine inşa ettiği binalar yönünden malik olma yetkisi verilmiştir. Bu durumda, üst hakkı sahibinin bu hakka istinaden inşa ettiği binalar yönünden malik olduğu ve buna istinaden Emlak Vergisi Kanunu'nun 3. maddesi kapsamında bina vergisinin mükellefi olduğu sonucuna varılmaktadır.
    Dosyanın incelenmesinden; davacının İstanbul İli, Eyüpsultan İlçesi, ... Mahallesi'nde bulunan tapunun ... ada ... parsel numarasında kayıtlı arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde ... tarih ve ... sayılı yevmiye kaydına istinaden bağımsız ve sürekli üst hakkı sahibi olduğu, anılan taşınmaz üzerinde üst hakkı kapsamında inşa edilen binalara ilişkin olarak 2013 yılı için kesilen 1. derece usulsüzlük cezası ile 2014/1-2017/1 dönemleri bina vergisi, taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payı, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve ... muhattap sicil numaralı 8 adet ödeme emrinin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
    Üst hakkı sahibi olan ve bu hakka istinaden söz konusu binaları inşa eden davacı, Emlak Vergisi Kanunu'nun 3. maddesi kapsamında malik sıfatıyla bina vergisinin mükellefi bulunmaktadır. Ancak bina vergisinin mükellefi olmakla birlikte dosyada mevcut tapu kayıtlarına göre binaların üzerinde bulunduğu arsanın mülkiyetinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğu görüldüğünden ve davacı sadece binanın maliki olduğundan, emlak vergisi değerinin hesabında bina normal inşaat maliyetlerine göre bulunan değere arsa değerinin ilave edilmemesi gerekmektedir.
    Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi'nce yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, üst hakkı sahibi olan davacı şirketin bina vergilerini ödemekle yükümlü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına ilişkin olarak davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde isabet görülmemiştir.
    Bölge İdare Mahkemesince yeniden verilecek kararda, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralının benimsendiği ve vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediği hususunun da dikkate alınacağı tabiidir.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
    2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
    3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi