
Esas No: 2019/6717
Karar No: 2022/1470
Karar Tarihi: 19.04.2022
Danıştay 9. Daire 2019/6717 Esas 2022/1470 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/6717 E. , 2022/1470 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6717
Karar No : 2022/1470
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACILAR) ...
VEKİLLERİ : Av. ...
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ....
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, üçüncü kişi(önceki malik) ile yaptıkları inanç sözleşmesine dayanarak açtıkları tapu iptali ve tescili davası sonucunda .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararı ile iktisap ettikleri Aydın İli, Kuşadası İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, .... ada ... parsel, ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz üzerinde önceki malikin vergi borçları nedeniyle konulmuş olan hacizlerin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E.... sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararıyla; söz konusu taşınmaza ilişkin olarak davacılar tarafından, önceki malik ... karşı .... tarihli inanç sözleşmesine istinaden tapu iptali ve tescili dava açıldığı, dava sonucunda ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan taşınmazın mülkiyetinin davanın tarafları arasında mevcut inanç sözleşmesi uyarınca davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35. maddesine göre, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla sınırlandırılabileceği, bu şekilde mülkiyet hakkının güvence altına alındığı, Anayasa'nın bu hükmü değerlendirildiğinde, dava konusu olayda, önceki malik Hamit Karaca ile aralarındaki inanç sözleşmesi gereği Mahkeme kararıyla adlarına tapudaki tescil tarihinden önce doğan, Hamit Karaca'nın vergi borçlarından kaynaklanan, yani kendilerine ait olmayan bir borçtan dolayı konulan haczin kaldırılmamasının davacıların mülkiyet hakkına müdahale ve o hakkı sınırlayan bir işlem niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı ve uygulanan haczin davacıların mülkiyet hakkından daha öncelikli olarak değerlendirilecek ve onların mülkiyet hakkının sürekli olarak sınırlanmasını mutlak anlamda zorunlu kılacak bir husus olarak değerlendirilmediği, bu durumda dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 25/05/2015 tarihinde kesinleştiği, taşınmaz üzerine uygulanan uyuşmazlık konusu hacizlerin ise ..., ..., ...., ... tarihli oldukları, davacılar ile hacizlere konu amme alacağının borçlusu ... arasında imza edilen sözleşmenin tapuya şerh edildiğine ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, dosyada mevcut tapu kayıt bilgilerinde bu yönde bilgi bulunmadığının anlaşıldığı, davacıların mülkiyet hakkının anılan ilam ile doğduğu gözönüne alınınca davacıların daha önce sözleşmeden doğan haklarının mülkiyet hakkı olarak nitelendirilerek Anayasa'nın 35. maddesi bağlamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, anılan Anayasa hükmünde mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla kanun ile kısıtlanabileceğinin düzenlendiği ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1010. maddesinde, tasarruf yetkisini kısıtlayan haciz işleminin ancak tapuya şerh verilmek şartıyla taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hak sahibine karşı ileri sürülebileceğinin düzenlendiği, sonuç olarak; söz konusu taşınmazın mülkiyetinin davacılar tarafından anılan Mahkeme kararıyla kazanıldığı, bu tarihten sonra mülkiyeti davacılara geçen taşınmaz üzerine, davacılara ait olmayan borçlar nedeniyle davacıların rızası hilafına haciz tatbikinin mümkün olmayacağından, uyuşmazlık konusu 03/11/2006, 20/06/2007, 01/06/2012, 11/04/2013 tarihli haciz işlemlerinde hukuka aykırılık; 15/09/2017 tarihli haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne; 03/11/2006, 20/06/2007, 01/06/2012, 11/04/2013 tarihli haciz işlemleri yönünden Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, 15/09/2017 tarihli haciz işlemi yönünden ise davalının istinaf başvurusunun yukarıda yer verilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davanın tarafları arasında mevcut inanç sözleşmesi uyarınca kendileri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği,
mülkiyet hakkının ancak kamu yararı ile sınırlanabileceği, önceki malikin vergi borçları nedeniyle konulan hacizlerin kaldırılmamasının mülkiyet hakkının sürekli olarak sınırlandırılması sonucunu doğuracağı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Tapu kaydında kısıtlayıcı bir şerh bulunmadığı, tapuya güven ilkesi uyarınca uygulanan haciz işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacılar tarafından, üçüncü kişi(önceki malik) ile yaptıkları inanç sözleşmesine dayanarak açtıkları tapu iptali ve tescili davası sonucunda .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile iktisap ettikleri Aydın İli, Kuşadası İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada ... parsel, ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz üzerinde önceki malikin vergi borçları nedeniyle konulmuş olan hacizlerin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E.... sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6. maddesinde vergi mahkemelerinin a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları, c) Diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği ifade edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, Aydın İli, Kuşadası İlçesi, Türkmen Mahallesi, Akyar Mevkii, 442 ada 60 parsel, 11 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz dava dışı Hamit Karaca adına kayıtlı iken, anılan kişinin vergi borçları nedeniyle taşınmaz üzerine haciz şerhleri işlendiği, davacılar tarafından Hamit Karaca ile imzaladıkları 18/07/2016 tarihli inanç sözleşmesine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescili davası sonucunda Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/12/2014 tarih ve E:2014/348, K:2014/916 sayılı kararı taşınmazın davacılar adına tesciline karar verildiği, davacılar tarafından 03/05/2018 tarihinde davalı idareye taşınmaz üzerindeki önceki malikin vergi borçları nedeniyle konulan hacizlerin kaldırılması istemiyle başvuruda bulunulduğu, başvurunun 12/07/2018 tarih ve E.48279 sayılı işlemle; " hacizlere ilişkin tapu kaydının mükellef adına kayıtlı olduğu bir dönemde işlenmiş olması nedeniyle, amme alacağını tehlikeye düşürmemek adına kaldırılmasının uygun olmadığı" gerekçesiyle reddedildiği, bakılan davanın bu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu edilen hususun; 6183 sayılı Kanun'a göre tesis edilen haciz işleminin unsurlarındaki bir hukuka aykırılık iddiası olmayıp, davacının edindiği taşınmaz malın tapu kaydında yer alan sınırlamanın kaldırılması isteğine, dolayısıyla mülkiyet hakkının muhafazasına yönelik olduğu, hacze konu borcun borçlusunun dava dışı Hamit Karaca, alacaklısının ise Vergi Dairesi Müdürlüğü olduğu, davacının uyuşmazlık konusu taşınmazın mülkiyetini tapu iptali ve tescil davası ile kazandığı, anılan ilamda taşınmazın üzerindeki hacizlere ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, önceki malikin vergi borcu nedeniyle tapu kaydına konulmuş olan haciz şerhlerinin, taşınmazın yeni maliki olan davacılara karşı etkisinin ve haczin kaldırılması konusunun değerlendirilmesine ilişkin olduğu anlaşıldığından, davaya konu taşınmaz mülkiyeti ile ilgili uyuşmazlığı çözmekle görevli olan yargı kolunun adli yargı mahkemeleri olduğu açıktır.
Nitekim, benzer bir konuda verilmiş Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, davanın görev yönünden reddi gerekirken, Bölge İdare Mahkemesi'nce işin esası incelenerek verilen kararda isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine , 19/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.