3. Ceza Dairesi 2019/10396 E. , 2019/20000 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Lehe hüküm talebi olmayan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK"nin 62. maddesinin ve sanık ... yönünden ek olarak TCK"nin 51. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nin 231. maddesinin uygulanmamasında mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bu yöndeki bozma görüşlerine iştirak edilmemiştir.
1) Anayasa"nın 141/3, 5271 sayılı CMK"nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, katılanları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve temyiz denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
2) Sanık ...’nın üzerine atılı hakaret suçunun takibi şikayete bağlı suçlardan olması ve mağdurun şikayetten vazgeçtiğine ilişkin 28.10.2015 havale tarihli dilekçesi gözetildiğinde, sanığın TCK"nin 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak hukuki durumunun 5237 sayılı TCK’nin 73/4. ve CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanık ...’ya yükletilen tehdit eylemleri açısından sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, tanık Hakan’ın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında tehditten bahsetmemiş olması ve tüm dosya kapsamı karşısında, tehdit eyleminin gerçekleştiğine ilişkin hangi beyana ve hangi delile itibar edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu yeterince açıklanmadan yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
4) Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan TCK"nin 86/1. maddesi uyarınca alt sınırdan hüküm kurulmasına karşın herhangi bir teşdit sebebi ve farklı uygulamanın gerekçesi gösterilmeden sanık ... hakkında olayda TCK"nin 37/1. maddesi gereği iştirak halinde işlenmesine rağmen gerek kasten yaralama ve gerekse hakaret ve tehdit suçları açısından hakkaniyete ve orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde en üst sınırdan uygulama yapılarak çelişki oluşturulması,
5) Sanık ... hakkında TCK"nin 86/1. maddesi uyarınca hükmolunan "1 yıl" hapis cezasının, TCK"nin 87/3 maddesi uyarınca (1/7) oranında artırılması sırasında, hesap hatası yapılarak "1 yıl 1 ay 21 gün" hapis cezası yerine "1 yıl 1 ay 22 gün" hapis cezasına ve sanık ... hakkında TCK"nin 86/1. maddesi uyarınca hükmolunan "3 yıl" hapis cezasının, TCK"nin 87/3 maddesi uyarınca (1/7) oranında artırılması sırasında, hesap hatası yapılarak "3 yıl 5 ay 4 gün" hapis cezası yerine "3 yıl 5 ay 6 gün" hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
6) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.