
Esas No: 2020/1033
Karar No: 2022/4950
Karar Tarihi: 19.04.2022
Danıştay 6. Daire 2020/1033 Esas 2022/4950 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/1033 E. , 2022/4950 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/1033
Karar No : 2022/4950
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
İSTEMİN ÖZETİ : Diyarbakır İli, Bağlar İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... -...-...nolu parselde kayıtlı taşınmazlar üzerinde İmar Kanununa aykırı olarak çelik konstrüksiyondan bir adet kaçak depo yapıldığından bahisle söz konusu yapının yıktırılması ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 161.289,09-TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bağlar Belediyesi Encümen Kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 19/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dosyanın incelenmesinden; Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ...,...,... parsel sayılı taşınmazlarda, İmar Kanuna aykırı şekilde yapıda çelik konstrüksiyondan bir adet kaçak depo yapıldığından bahisle yapının yıktırılması ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 161.289,09-TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bağlar Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1/a bendinde "İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davası ..." idari dava türü olarak sayılmıştır.
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının kişisel menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden; davacının ruhsatsız olarak yapı yapıldığı iddia edilen Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, ... mahallesi,... ada, ...,...,... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğu anlaşıldığından ruhsata aykırı olarak inşa edildiği ileri sürülen yapının yıkımına karar verilmesi durumunda, davacının etkileneceği açıktır.
Bu itibarla, malik olduğu taşınmazdaki ruhsat ve eklerine aykırı yapının yıkımı ile davacı arasında kişisel, güncel, meşru ve makul bir ilişkinin bulunduğu, yıkım kararının davacının kişisel menfaatini ihlal edeceği sonucuna ulaşıldığından, İdare Mahkemesince yıkım kararına ilişkin verilen ehliyet ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemizce, anılan kararın yıkım kararı yönünden onaması yönünde verilen karara katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.