4. Hukuk Dairesi 2015/14263 E. , 2017/5787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ... Hastanesi ... Uygulama ve Araştırma Merkezi Başhekimliği ve ... aleyhine 14/03/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, doktor hatası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin kızının kazada yaralanması nedeniyle kolunda kırık meydana geldiği için davalı ... Üniversitesi ... Uygulama ve Araştırma Hastanesine gittiğini, davalı doktor tarafından yanlış tedavi uygulandığını belirterek hatalı tedavi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece; Adli Tıp Kurumundan alınan rapor uyarınca, davalı doktorun dikkat ve özen borcunu yerine getirmesi, tazmin sorumluluğunun şartlarının oluşmaması nedeniyle hakkındaki dava reddedilmiş, davalı ... Üniversitesi Hastanesi ise, adam çalıştıranın sorumluluğu hükümlerine göre sorumlu tutulabilecek ise de, istihdam ettiği doktorun eylemleri nedeni ile tazmin sorumluluğu doğmadığından bu davalı yönünden de tazminat sorumluluğunun şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davalı, ... Üniversitesi ... Uygulama ve Araştırma Hastanesi yönünden;
Davalı hastane bir kamu kurumu olup; kural olarak, işlem ve eylemleri kamusal nitelik taşır. Somut olayda, davacı, davalı üniversite hastanesinde yapılan yanlış ve hatalı tedavi sonucunda kızının zarara uğradığını ileri sürmektedir. O halde istem 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu"nun 2. maddesi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluşturmaktadır ve bu davalara bakma görevi idari yargı yerine aittir.
Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup, açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden araştırılır (HMK 114,115/1).
Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru görülmemiş ve bu yön bozmayı gerektirmiştir.
2- Davalı doktor ... yönünden ise;
Mahkemece, benimsenen Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca vekil sıfatıyla hareket eden doktorun hastanın tedavisinde gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, meydana gelen rahatsızlığın olası bir durum olduğu belirtilmiş bu nedenle tazmin sorumluluğunun şartlarının oluşmaması nedeni ile hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda, davacı, davalı doktorun hatalı ve yanlış tedavisinden dolayı kızının kolunda açılanma meydana geldiğini iddia ettiğine göre, Anayasa"nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu"nun 13/1. maddesi gereğince adli yargı yerinde davalı doktor ..."a yönelik açılan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan yasal düzenleme gözetilerek, davalı doktor hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.