21. Hukuk Dairesi 2018/641 E. , 2018/7389 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
K A R A R
A)Davacı İstemi:
Davacılar, murisleri ..."ın 12.12.2012 tarihinde ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabı:
Davalılar ... Taahhüt İnş. Nak. San. ve Tic. AŞ ve Ak-Eli İnş. Tic. Ltd. Şti , müteveffanın ölümüne sebep olan kaza ile yapılan iş arasında illiyet bağı bulunmadığını, servis aracının bozulması ile çalışanların yolda bırakılmadığını ve yaklaşık 15-20 dakika içerisinde ikinci bir aracın işçileri evlerine bırakmak için servis aracının bozulduğu alana geldiğini, müteveffanın kendi iradi hareketi ile servis aracını beklememeyi ve yürümeyi seçtiğini,davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... müteveffa sigortalının varisleri ya da işveren tarafından herhangi bir iş kazası bildirimi yapılmadığını, iş kazası tespitine dair kuruma yapılan herhangi bir başvuru olmadığını, müteveffa sigortalının ölümü ile işveren yanında yapmış olduğu iş arasında herhangi bir illiyet bağı olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
İlk Derece Mahkemesince; ‘Davacıların murisi ...’in, davalı şirketlerin sorumluluk alanındaki iş yerinden iş çıkışı servisle evine giderken servis aracının yolda bozulması nedeniyle işverenlikçe yedek aracı beklemeden yaya olarak, olay mahallinde seyir istikametine göre sol banketi kullanarak seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususa özen göstermeyip, gelen trafiğin varlığına rağmen taşıt trafiğine ait kaplama üzerinde bulunduğu sırada kaza olayı meydana geldiği, 12.12.2012 tarihinde meydana gelen ve davacıların murisinin ölümüne neden olan kazanın 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde sayılan hal ve durumlardan herhangi birine girmediği ve aynı zamanda bu olay ile sigortalının uğradığı zarar arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı da bulunmadığı,zararlandırıcı olayın işverenliklerin iş sahasında ve işverenliklerin işiyle ilgili olmadığı gibi müteveffa işçinin kusurlu davranışı sonucu gerçekleştiğinden nedensellik bağı da kesilmiş olup davalı işverenliklerin sorumluluğuna gidilemeyeceği ve kazanın iş kazası olmadığı’ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu : Davacılar vekili tarafından, işe gidip gelirken ve servis beklerken geçen sürelerin de çalışma süresi içerisinde değerlendirilmesi ve bu süre içerisinde meydana gelen trafik kazasının iş kazası sayılması gerektiği gerekçesiyle anılan kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince ,‘5510 sayılı Yasanın 13.Maddesinin (e) bendinde yer alan "işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında" ifadesindeki "gidiş geliş" ibaresinin, salt servis aracında geçen ve taşıta biniş ve iniş arasındaki süreyi kapsar şekilde yorumlanması, sosyal güvenlik hukuku ilkeleri ve hükmün amacıyla bağdaşmayacağından; olayın oluşu nazara alınarak, servis aracına binmeden önceki ve indikten sonrasını da kapsar nitelikte geniş yorumlanmalıdır. Davacıların murisi sigortalı ..."ın yaralanmasına ve bilahare ölümüne neden olan olayın; davalılar nezdinde hizmet akdine tabi olarak 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında çalışmakta olan sigortalının, 12.12.2012 tarihinde mesai bitiminde, iş yerinin bulunduğu baraj inşaat şantiyesinden ... İlçe merkezine, işveren tarafından toplu olarak işçi nakli için temin edilen servisle giderken servisin bozulması, ne zaman tamir edileceğinin belli olmaması ve ilçe merkezinin yakın olması nedeniyle servisten inip karayolu kenarından ... ilçe merkezine yürürken meydana gelen bir trafik kazası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Tahsis edilen servisin bozulması durumunda yeni servis tahsisi işveren sorumluluğunda olduğu gibi, sigortalı işçinin zorunluluktan doğan servisten inişi ve aynı karayolu üzerinde evine yaya dönmeye çalışması sırasında meydana gelmesi karşısında kazanın; 5510 sayılı Kanunun 13"üncü maddesindeki işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında kapsamında olmak üzere iş kazası olduğunun kabulü gerekirken yanıldığı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır’ gerekçesiyle davacıların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353"üncü maddesinin 1"inci fıkrasının (b) bendinin 2"nci alt bendi uyarınca esastan kabulüne; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından İş Mahkemesi sıfatıyla verilen 18.05.2017 gün 2014/721 Esas 2017/295 Karar sayılı kararının kaldırılmasına; davanın kabulüne; davacıların murisi ..."ın 12.12.2012 tarihinde maruz kaldığı ve ölümüne neden olan trafik kazasının iş kazası olduğunun tespitine ‘karar verilmiştir.
E)Temyiz:
... İnşaat Ltd.Şti.,tanık ...’ın beyanından müteveffanın işverenin bozulan aracın yerine gönderdiği servis aracını beklemeyerek yürümeyi tercih ettiğinin belli olduğu ,bu andan itibaren işverenin sorumluluğunun ortadan kalktığı,illiyet bağı bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
SGK,5510 SY 13.maddesinin bu derece geniş yorumlanmasının doğru olmadığını belirterek temyiz etmiştir.
... AŞ,davacılar murisinin yeni servis aracını beklemeyerek evine kendi imkanları ile dönmek istediğini,kısa süre sonra yeni servis bozulan servis aracının yanına ulaştığını belirterek temyiz etmiş,temyiz talebi süresinde olmadığından ... Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesinin 15.12.2017 tarihli ek kararı ile reddedilmiş,ek kararı temyiz etmemiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dosyadaki kayıt ve belgelerden;davacıların murisi..."ın 12.12.2012 tarihinde işyeri servisi ile işten dönerken servis aracının yolda bozulması üzerine diğer işçiler ile birlikte bozulan araçtan indiği ,davacının murisinin de içinde bulunduğu bir kısım işçilerin yola yaya devam ettikleri ve bu sırada davalı işverenlikle ilgisi bulunmayan sürücü ... idaresindeki aracın yolda yürüyen muris ..."a çarpması sonucu ölüm olayının meydana geldiği anlaşılmaktadır. ... Asliye Ceza Mahkemesi 2013/173 Esas sayılı dosyasında, savcılık aşamasında dinlenen tanıklar akşam mesai bitiminde şantiye servisine bindiklerini,minibüs arıza yapınca ilçe merkezine gitmek için yaya olarak yolda yürümeye başladıklarını,yolun iç kısmından yürüyen davacıların murisine araba çarptığını beyan etmiştir. ...’ın ceza mahkemesinde , ‘mesai bitiminde şantiye servisi ile ...’a geliyorduk. Araç arıza yaptı,bütün işçiler araçtan indi,o gün maaşımız yatmıştı,arızalanan aracın ne zaman tamir edileceği belli değildi,maaş yatıp ...’a az mesafe kalınca yavaş yavaş yürüyerek ...’a gidelim dedik.’şeklinde beyanda bulunduğu,mahkemece alınan 11.05.2017 tarihli ifadesinde, ‘ Servis aracımız ... İlköğretim okulunun civarında arızalandı. Biz işvereni aradık. İşveren yetkililerde yedek araç göndereceklerini söyledi. Biz de maaş günü olması nedeniyle kendi imkanlarımızla gittik. Aracı beklemedik. 5-6 kişi beraber bankaya paramızı çekmeye gittik. Davacı da bozulan servis aracından indi. Yolda yürüyordu. Yürürken yolda seyir halinde olan bir araç çarptı.’şeklinde beyanda bulunduğu,Sosyal Güvenlik Kurumuna iş kazası ile ilgili herhangi bir başvurunun olmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun 13. maddesine göre iş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay..." olarak tanımlanmıştır.
Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için; olaya, maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanunun 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Somut olayda,davacılar murisinin işverence temin edilen servis aracının yolda arızalanması üzerine servisten inerek yürümeye başlaması ve servisin bulunduğu noktadan ayrılması ile illiyet bağı kesilmiştir. Buna göre , kazanın 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde sayılan hal ve durumlardan herhangi birine girmediği ve aynı zamanda bu olay ile sigortalının uğradığı zarar arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı da bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince ,davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
G)SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...-eli İnş. Tic. Ltd. Şti."ne iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.