Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3064
Karar No: 2018/7398
Karar Tarihi: 15.10.2018

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/3064 Esas 2018/7398 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/3064 E.  ,  2018/7398 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Davacı, 10.09.2011 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
    Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

    K A R A R

    Dava, davacının 10.09.2011 tarihinde doğalgaz tesisat işi yaptığı sırada sol gözünden yaralanması olayının iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davacının davalı şirketin çalışanı olmadığı, davalı şirketin doğalgaz tesisat işi yaparken işin yetiştirilemediği hallerde zaman zaman götürü usulü anlaştığı ... ile çalışmaya gelen işçilerden olduğu, davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi olmadığı gibi taraflar arasında hizmet sözleşmesinde bulunması gereken ücret, bağımlılık ve zaman unsurlarından bahsedilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Mahkemenin 27.06.2014 tarihli davanın kabulüne ilişkin kararının Dairemizin 2014/20798 Esas sayılı ilamı ile ‘ işyerinin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak iş kazası ile ilgili olarak bunların bilgilerine başvurmak, dava konusu olaya ilişkin ceza soruşturmasının olup olmadığını araştırmak, davaya konu kazaya ilişkin olarak davalı Kurum tarafından müfettiş incelemesi yapılıp yapılmadığını araştırmak, ..."ın beyanına başvurmak, söz konusu gider pusulasının düzenleniş sebebini sorup araştırmak, tüm delilleri bir arada değerlendirerek sonucuna göre karar vermek’ gerektiği belirtilerek bozulduğu ,davalı işveren tarafından dava dışı ... adına düzenlenmiş 10.09.2011 tarihli gider pusulasının ibraz edildiği, tanıklarca kazanın meydana geldiği yerin davalı İkizler mühendisliğin doğalgaz tesisatı işini aldığı daire olduğu ,davacının ... ile birlikte iş alarak doğalgaz tesisatının kurulumu işini yaptığı, banyoda havlupanı takarken davacının gözüne tornavida battığı,doğalgaz döşeme şirketlerinde bazen taşeron kişilerle anlaşılıp bu kişilerin kendi elemanlarını getirdiği, davacının da ... "ın yanında işçi olarak çalıştığının beyan edildiği,kaza tarihinde davacı adına sigortalı bildirimi bulunmadığı,SGK’nun 06.12.2012 tarihli inceleme raporunun sonuç bölümünde ‘yapılan kayden incelemede ...’nın hizmet akdine istinaden işyerinde çalıştığına dair tespit yapılamadığı ,kazalı ve tanıklar ifade vermeye gelmediğinden olayın iş kazası olup olmadığı yönünde bir tespit yapılamadığının’ bildirildiği, bozma ilamından sonra beyanı alınan ...’ın , davacı ile montajını yaptıkları daire başına göre, parça başına iş aldıklarını, gider pusulası ile genellikle kendisine ödeme yapıldığını ,kendisinin de diğer çalışanlara ödeme yaptığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
    Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu"nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
    Somut olayda,davalı ... Mühendislik Ltd.Şti ile ... arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı irdelenmeden Mahkemece yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
    Yapılacak iş, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığını araştırmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 15.10.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi