Abaküs Yazılım
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No: 2021/3486
Karar No: 2022/1430
Karar Tarihi: 14.04.2022

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2021/3486 Esas 2022/1430 Karar Sayılı İlamı

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3486 E.  ,  2022/1430 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
    Esas No : 2021/3486
    Karar No : 2022/1430

    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

    KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu
    VEKİLİ : Av. ...

    İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 28/06/2021 tarih ve E:2016/57431, K:2021/2324 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
    Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 28/06/2021 tarih ve E:2016/57431, K:2021/2324 sayılı kararıyla;
    Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmediğinden işin esasına geçildiği,
    "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
    Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
    Davacının, ceza yargılaması sonucunda .... Ağır Ceza Mahkemesinin 21/02/2019 tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise ...Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusunun ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ...sayılı esasına kaydedildiği ve Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
    ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu"nun incelenmesinden; davacı tarafından ...GSM numarasından, ..., ...ve ...IMEI numaralı cihazlarla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
    Öte yandan, davacının adı, soyadı ve görev yeri ile ilgili bilgilere açıkça yer verilen, davalı idarece dosyaya sunulan ...ID numaralı ByLock kullanıcısı ile ...ID numaralı ByLock kullanıcısı arasındaki yazışma içeriklerinin, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği,
    Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının lise döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, hakim adaylığı döneminde örgütün staj evlerinde kaldığına, notçuluk görevi verildiğine ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının ve Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/02/2020 tarihli dosya inceleme ve değerlendirme tutanağının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
    Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
    Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkındaki ceza dosyasında yer alan tüm bilgi ve belgelerden şahsının ByLock kullanıcısı olmadığının tespit edilmesine rağmen Daire kararında, ByLock kullanıcısı olduğu ileri sürülerek değerlendirmede bulunulduğu, dava konusu tedbiren meslekten çıkarma işlemine dayanak ve gerekçe teşkil eden OHAL döneminin sona ermesi nedeniyle bu dönemle sınırlı kalması gereken işlemin iptalinin gerektiği, İdari yargı mercilerince, dava konusu işlemlerin tesis edildikleri tarihteki hukuki durumlarına göre hukuka uygunluk değerlendirmesi yapılarak karar verilmesinin gerektiği, tarafına savunma hakkının tanınmadığı, dava konusu işlemle masumiyet karinesinin, suç ve cezaların şahsiliği ve yasallığı ilkelerinin, aile ve özel hayatına saygı hakkının, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, 667 sayılı KHK'ya dayanılarak tesis edilen dava konusu iştemde şahsı yönünden isnatların kişiselleştirilmesinin yapılmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, suç teşkil eden eylemlerin tespit ve değerlendirmesi ancak ceza yargılaması sonucunda verilecek bir mahkumiyet kararı ile ortaya konulabileceğinden, Mahkemece bu hususa aykırı olarak verilen kararın da hukuka aykırı nitelikte olduğu, isminin geçtiği ByLock yazışmalarının, kimler arasında gerçekleştiğinin belli olmadığı, şahısların kimlikleri belli olmadığından şahsıyla herhangi bir ilgi ve alakalarının olup olmadığı, şahsını tanıyıp tanımadıklarının bilinmediği, yazışmaların doğru bilgiye dayanmadığı, aleyhine delil olarak kullanılamayacağı, yazışmaların suç unsuru içermediği, hakkında bilgisine başvurulan bir kısım kişilere ait soyut, dayanaktan yoksun ve etkin pişmanlığa dayalı beyanların delil niteliğinin bulunmadığı, kararda bahsi geçen "notçuluk" adı verilen faaliyetin ne olduğunu bilmediği, Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararıyla, terör örgütü üyeliği gerekçesiyle meslekten çıkarma cezasının uygulanma şartlarının belirlendiği, cezalandırılabilmesi için mutlaka devlet memurunun örgüt tarafından gerçekleştirilen somut terör eylemine (cebir ve şiddet içeren, suç teşkil eden) bizzat eylemli olarak katılması gerektiğinin karar altına alındığı, oysa ki hakkında cebir ve şiddet içeren işlenmiş herhangi somut bir eylem bulunmadığı gibi örgüt tarafından işlenmiş bir eyleme şahsının fiilen iştirak ettiği yolunda da hiçbir delil ve tespitin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
    Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
    "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
    b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
    c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyize konu Daire kararında, davacı hakkında düzenlenen "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu"nun incelenmesinden; davacı tarafından ...GSM numarasından, ..., ...ve ...IMEI numaralı cihazlarla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı belirtilmiş ise de, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu"nda bahsi geçen kişi ile davacının TC kimlik numaralarının birbirinden farklı olduğu, ancak aynı ad ve soyadını taşıdıkları, dolayısıyla anılan raporun davacıya ilişkin olmadığı, diğer taraftan davacının ByLock programını kullandığına yönelik herhangi bir bilgi ve belgenin de dava dosyasında yer almadığı anlaşılmaktadır.
    Her ne kadar, davacının ByLock kullandığına ilişkin herhangi bir delil bulunmasa da, temyize konu kararda yer verilen davacı hakkındaki diğer hususlar dikkate alındığında, davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Davacının temyiz isteminin reddine,
    2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 28/06/2021 tarih ve E:2016/57431, K:2021/2324 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
    3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
    4. Kesin olarak, 14/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi