
Esas No: 2021/9212
Karar No: 2022/2566
Karar Tarihi: 14.04.2022
Danıştay 4. Daire 2021/9212 Esas 2022/2566 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/9212 E. , 2022/2566 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/9212
Karar No : 2022/2566
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı tarafından, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emirlerinin davacı adına değil ... Basın ve Halkla İlişkiler Org ve İlet. Dan. A.Ş. adına düzenlendiği, ortada davacı adına düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş bir işlem bulunmaması, dolayısıyla davacının hak ve menfaatini etkileyen bir durumun söz konusu olmayıp hukuki durumunda bir değişiklikte meydana gelmemesi, şirket adına düzenlenen ödeme emrine karşı kendi adına dava açmasına olanak olmaması, tebligatın kendisine yapılmış olmasının da davacıya kendi adına dava açma hak ve yetkisi vermemesi nedeniyle açılan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, açılan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilini ilgilendiren ve sorumlu tutulması gereken bir vergi borcu bulunmadığı, şirkette hiçbir zaman kanuni temsilci olmadığı, şirketteki tüm görevlerinden 2010 yılında ayrıldığı, öncelikle borcun şirket tüzel kişiliğinden aranması gereken, vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı, ödeme emirlerinin iptal edilmesi gerektiği, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmediği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile davalı idare lehine ücreti vekalet takdir edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin vekalet ücretine yönelik temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, yargılama giderleri ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "diğer Kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler" başlıklı 447. maddesinde; "mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır" kuralına yer verilmiştir. Bu madde uyarınca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili 323. maddesine bakıldığında, vekille takip edilen davalarda Kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, 326. maddesinde ise "Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir." hükmüne yer verildiği görülmüştür.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; ilk derece yargılaması sırasında yürütmenin durdurulması istemli dava dilekçesinin 20/01/2021 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, davalı idare vekilince 09/02/2021 tarihli savunma dilekçesinin dosyaya sunulduğu, Mahkemece davalı idarenin savunması dosyaya sunulduktan sonra 26/02/2021 tarihinde davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği, anılan karar üzerine taraf vekilleri tarafından verilen dilekçeler ile istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge İdare Mahkemesince temyize konu kararın verildiği ve yine taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca, davalı idare vekilince dosyaya savunma dilekçesi verildiği ve dosyanın bu aşamadan itibaren vekil aracılığıyla takip edildiği anlaşılmakta olup istinaf yolunda ve temyiz aşamasında da vekili bulunan davalı idare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Vergi Mahkemesi kararı tarihi itibariyle duruşmasız işler için 2.270,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Vergi Mahkemesince bu hususta hüküm tesis edilmediği görülmektedir.
Bu husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden hüküm fıkrasına "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.270,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine" ibaresi eklenmek suretiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının vekalet ücretine hükmedilmeyen hüküm fıkrasının davalı idare lehine ... TL vekalet ücretine hükmedilmesi şeklinde, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.Bölge İdare Mahkemesi kararının diğer kısmının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, ... TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.